İyi Okumalar 🦋
Sınır: 300 oy, 400 yorum (random kabul etmiyorum)
___________
F: "Ben seni istiyorum"
Felix mırıldanarak konuştu ve dolu gözlerini Hyunjin'in gözlerinden çekerek duvara baktı.
Büyük beden bu durumda ne yapacağını bilmiyordu. Kalmalı mıydı? Şefkatli sözcükler mi söylemeliydi? Yoksa bir şey demeden gitmeli miydi. Derin bir nefes aldı ve tezgahın üzerinde duran bıçağı eline aldı.
H: "Salatanı yapalım"
...
Felix, koltukta oturan Hyunjin'in sağ tarafına oturmuş, minik kedi gibi sıkışarak tabağındaki salatasını yiyor arada da burnunu çekiyordu.
Arkadaşları da bugün gelmemişlerdi, ona haber vermemiş hatta aramamışlardı bile. Ağlayacak o kadar nedeni vardı ki. Bu yüzden salatasını bitirir bitirmez ağlayacaktı.
Burnunu çekerek çatalına kocaman parça aldı ve ağzına doldurdu. Çok lezzetli olmuştu..
Kızıl olan ise sağ tarafına sıkışarak oturan bedeni yan yan izliyor ne yapması gerektiğini düşünüyordu. Yapacak işleri vardı ama onu burada yalnız da bırakmak istemiyordu. Bugün arkadaşları da yanında yoktu.
İlk başta Felix her ne kadar atarlı davransa da Hyunjin'e kafa tutmaya çalışsa da kızıl olan şimdi anlıyordu aslında onun küçük bir bebek gibi olduğunu.
Hyunjin deminden beri kulağına dolan tatlı kalp rtimlerine artık dayanamamış ve tekrar elini Felix'in göbüşüne yaklaştırmıştı. Bacakları üzerinde duran salata dolu kabı düşürmemeye dikkat ederek elini tişörtten içeri gönderdi ve sıcak atışları avuç içinde hissederek gözlerini kapattı.
Felix ise karnına temas eden soğukluk yüzünden irkilerek kendisini geri çekmeye çalıştı ama koltukta oturduğu için kımıldayamamıştı.
Bacakları üzerinde duran tabağı koltuğun boş tarafına koyarak elini Hyunjin'in bileğine sardı ve soğuk eli kendi vücudundan uzaklaştırdı.
F: "Çok soğuk.."
Kızıl olan sağ kolunu Felix'in omzuna sararak küçük olanı kolunun altına almış ve Felix'in küçük parmakları arasında duran sol elini işaret etmişti gözleri ile.
H: "O zaman ısıt"
Sarışın olan bıkkın bir nefes alarak iki elini de büyük ele sardı ve kendi sıcaklığı ile ısıtmaya çalıştı elinden geldiğince. Şu an Hyunjin ne isterse onu yapmaya hazırdı çünkü kızıl olanın gitmesi istemiyordu. Yoksa yalnız kalacaktı.
Felix eliyle Hyunjin'in işaret ve orta parmağını kavramış ve tamamen sararak ısıtmaya çalışmıştı. Eli o kadar küçüktü ki Hyunjin'in iki parmağını bile zorlukla kavrıyordu.
Diğer elini de boşta kalan parmaklara sarmış ve ısınması için dudaklarına yaklaştırarak sıcak nefesini ele üflemişti.
Hyunjin istemsizce küçük olanın çabalarına gülümsemiş ve Felix'in omzuna sarılı olan elini kaldırarak yumuşak saçları okşamıştı.
H: "Yeterli mi bu kadar?"
Felix istediği kadar ısıtamasa da eskisi kadar soğuk olmadığı için başını sallamış ve tekrar kocaman elin karnına sarılmasına izin vermişti.
Bu sefer tişörtü tamamen göğsüne kadar sıyrıldığı için bakışlarını aşağı indirdi ve karnını usul usul okşayan ele baktı. Bu görüntü garip bir şekilde ona fazlasıyla huzur veriyordu.
Sarışın olan Hyunjin'e soru sormak için başını ona taraf çevirdiğinde yakınlıkları yüzünden burunları birbirine çarpmıştı.
Küçük beden anında soracağı soruyu unutarak önce sivri, çekik gözlere baktı sonra bakışlarını daha aşağı indirerek tam burnunun dibinde duran dudaklara baktı.
Büyüleyici gözüküyorlarıdı...
Sarışın olan boğazını temizledi ve bakışlarını onu süzen bakışlara çıkardı.
F: "Geçen sefer o kaslı adamla neden öyle konuştun?"
Hyunjin kaşlarını çatarak ilk kaslı adamın kim olduğunu düşünmüş sonra da en son Yoongi ile yaşanan olayın ardından Changbin ile olan konuşmasını hatırlamıştı.
F: "O adam tüm taşıyıcıları öldürmüş mü?"
Felix fısıldayarak sorusunu sorduğunda Hyunjin'in bakışları saniyelik fısıldamanın etkisiyle büzülen dudaklara inmiş sonra kendisini toparlamıştı.
C: "Sanırım Changbin'den bahsediyorsunuz"
Chan aniden belirerek ikilinin bakışlarını da üzerine çekmişti. Felix artık bu vampiri tanıdığı için ondan korkmuyordu ama yine de utanarak Hyunjin'in karnında duran elini itmeye çalışmıştı ama anlaşılan onun kımıldama isteği yoktu.
Chan, yavaş adımlarla ikiliye yaklaşmış ve onların karşısında duran tekli koltuğa oturarak Hyunjin'in Felix'in karnında dolaşan eline bakmıştı.
Bakışların nerede olduğunu gören küçük beden ise utancından kızarıyordu ama Kızıl olanın elini çekmeye niyeti de yoktu. Aksine Chan'a sorgular bakışlar atıyordu.
C: "Deminden beri seni bekliyorum. Aniden ortadan kayboldu ve gelmedin anlaşılan ailenin yanındaymışsın"
Chan, Hyunjin'in sorgulayıcı bakışlarını anlamış olmalıydı ki ona "aile" kelimesini bastırarak beklediği cevabı vermişti.
H: "Felix'in yardıma ihtiyacı vardı aniden ayrılmalı oldum"
Karşılarında oturan iri beden anladım anlamında başını sallamış ve bakışlarını tekrar Felix'in karnına oradan da kızarmış surata çıkarmıştı.
C: "Kaslı vampir dediğin kişi Changbin ve hayır o öldürmedi taşıyıcıları"
Felix artık eli ile Hyunjin'in elini itmeyi durdurmuş ve sakince küçük elini karnının üzerinde duran büyük ele yaslamış öylece dinlemeye başlamıştı buraya ilk geldiğinde tanıdığı vampiri.
Açıkçası bu vampir biraz uçuk konuşuyordu ona inanmalı mıydı emin değildi...
C: "Hatırlayamadığım kadar çok yıllar önceydi ve Changbin'in taşıyıcı bir eşi vardı."
Felix heyecanlanarak oturduğu koltukta biraz dikleşmiş ve elinin altında duran Hyunjin'in elini sıkmıştı hafifçe.
Kızıl olan ise susuyor, Chan'ın olanları anlatmasını bekliyordu. Böylece Felix'in kafasında oluşan sorular cevap bulabilirdi ve başka taşıyıcıların da olmuş olması ona daha rahat hissettirebilirdi.
C: "6 safkan vampir arasında tek kural vardı. Taşıyıcıdan bebek sahibi olmamak. Ama bu kural bizim dışımızda olan iki safkan vampir tarafından konulmuştu ve asırlardır kimse de sorgulamıyordu nedenini. Oysa ki taşıyıcılar safkanların bebeğini taşımak için yaratılmışlardı"
Bebek kelimesi her geçtiğinde, Hyunjin Felix'in karnını hafif hafif okşuyor, Felix heyecanlandığı için bebeğin de hızlanan kalp atışlarını dinliyordu.
C: "Changbin sevgilisi ile ne kadar ilişkide olursa olsun zaten bebekleri de olmuyordu. O zamanlar taşıyıcılar vampirler arasında biliniyordu. Ama bunun üzerine Changbin sevgilisi ile kavga etti. Çünkü her ne kadar sevişseler de bebekleri olmuyordu ve onun yalandan taşıyıcı olduğunu söylediğini düşünmüştü."
Hyunjin, Chan'ı dinlemeyi bırakmış, onun yerine Chan'ı dikkatle ve aşırı mimiklerle izleyen Felix'i izliyor, onun tatlı yan profilinin tadını çıkarıyordu.
C: "Şiddetli kavga üzerine sevgilisi merdivenlerden düşüyor ve başını çok sert çarparak alnının yarılmasına neden oluyor. Panikleyen Changbin de sevdiği adamı yaralı görmeye dayanamadığı için kendi kanından içiriyor onu iyileştirmek için"
Felix, hikayenin bundan sonrasını iyi bildiği için dudaklarını birbirine bastırarak Hyunjin'e taraf dönmüş ve onun çoktan kendisini izlediğini anlamıştı.
Kızıl olanın diğer elini tekrar saçları arasında hissettiğinde Chan'a taraf geri döndü hikayenin kalanını dinlemek için. Ama içten içe de Changbin'e üzülüyordu.. O gün Hyunjin ona kötü şeyler söylemişti.
C: "Vampir kanı içildikten sonra neler olduğunu siz ikiniz gayet iyi biliyorsunuz orayı atlıyorum"
Chan göz kırparak gülümsediğinde Felix artık kızaran yanaklarını saklayamayacağını bildiği için yenilgisini kabullenmişti.
C: "Sonra o ikisi asırlık tozlanmış kuralı çiğnedi ve adam hamile kaldı. İlk başta saklanıp bebeklerini koruyacaklardı ama onlar için bu serüven sadece 3 ay sürdü. Kuralı koyan iki safkan Changbin'in hamile eşini öldürdüler."
Felix dolu gözlerini kırpıştırdığında ağlamamak için zor tutuyordu kendisini. Changbin denilen vampire karşı bir hüzün vardı içinde. O da sevdiklerini kaybetmişti ve bunun ne kadar kötü ve zor bir his olduğunu biliyordu.
C: "Artık taşıyıcıların nasıl hamile kaldığı öğrenildiği için o ikili tüm taşıyıcıları yıllar boyunca buldu ve hepsini öldürdüler. Onları her ne kadar durdurmaya çalışsak da bizden hep bir adım öndelerdi. Hiçbir taşıyıcıyı kurtaramadık"
Chan ellerini dizine vurarak ayağa kalkmış ve kapıya doğru adımladıktan sonra kapıyı açarak arkasına dönmüş ve tekrar yapış yapış olan ikiliye taraf bakmıştı.
C: "18 yıl bundan önce son taşıyıcı da öldürülmüştü. Tabi bu bilgi seninle tanışana kadar doğruydu."
Chan ikiliye tekrar göz kırparak evden ayrılmış ve kapısını ardından kapatarak ikiliyi tekrar baş başa bırakmıştı.
Felix ise hemen dolu gözlerini Hyunjin'e çevirdi ve karnının üzerinde duran eli biraz daha sıktı.
F: "Beni de mi öldürecekler?"
_____________
Kitaplara sınır koyma kararı aldım. Böylesi daha iyi oldu ☺️
Huncin'e değil bana sor Felix. Yazar benim ehe 👿
Minik eller 🥺🦋









