İyi Okumalar 🦋
__________
S: "Bir dakika Jeongin nerede kaldı?"
Felix ve Jisung anlamaz şekilde ilk önce birbirlerine bakmış sonra da Seungmin'e bakmışlardı. Tam o anda aniden açılan kapı tüm bakışları üzerine çekmişti.
Jeongin çok hızlı bir şekilde kapıyı açmış ve odaya dalıp arkasından geri kapatarak sırtını kapıya yaslamıştı.
Korku dolu gözleri ile arkadaşlarına bakarken hızlı nefes alıp vermekten göğsü durmadan kalkıp iniyordu.
IN: "Altıma işedim"
"Ne?"
Herkes tek ağızdan aynı anda bağırdığında korkmuş beden bir kez daha irkilmişti.
IN: "Gidelim bu lanetli evde 5 dakika daha duramam"
Jeongin ağlamaklı ses tonu ile konuştuğunda arkadaşları endişelenmeye başlamıştı. Tuvalete diye gönderdikleri çocuk rengi bembeyaz olarak geri dönmüştü.
Jisung ve Seungmin hızlıca yataktan kalkıp kapıya yaslanan bedenin yanına gitmişlerdi kontrol etmek için çünkü Jeongin gerçekten kötü gözüküyordu.
Felix de arkadaşı için endişelendiğinden yataktan kalkmıştı Jeongin'in yanına gitmek için ama ayakları yere basar basmaz dönen başı yüzünden yatağın başlığına tutunarak öylece durmuştu.
S: "Ne oldu?"
IN: "Canavar beni yemek üzereydi lütfen gidelim buradan lütfen"
J: "Hangi canavar söyle halledeyim ben bebek ekmeğim"
Jisung arkadaşının omzuna sarılarak ona tatlı yüz ifadesi yapmıştı ama Jeongin buna kanmayacak kadar korkuyordu.
Odada karşılaştığı, onun kanına susayan canavarın her an geleceğinden korkuyordu.
Seungmin de artık buradan gitmenin iyi olacağını anladığından Jeongin'in diğer kolundan tutmuş ve kapıdan uzaklaştırmıştı.
S: "Gidelim hadi Felix"
Seungmin'in lafından sonra bakışlar Felix'e taraf dönmüştü, sarışın bedenin yatak başlığına tutunarak gözleri sıkıca kapalı bir şekilde durduğunu gördüklerinde endişeleri iki katına çıkmıştı.
H: "Siz istediğiniz yere gidebilirsiniz. Felix hariç"
Hyunjin kapıyı açarak içeri dalmış ve kapının yanındaki üçlüye bakmadan sözlerini söyleyerek Felix'e taraf yürümüşdü.
J: "Arkadaşımızı esir tutacaksın biz de öylece ba-"
Jisung bağıra çağıra Hyunjin'in peşinden yürüyüp ona yetişmeye çalıştığında Seungmin hemen öne atlamış ve küçük sincabı kıyafetinden tutarak geri çekmişti. Bir vampire kafa tutması ne kadar mantıklıydı...
Zaten Hyunjin de arkasındaki veletleri aldırmadan hala başı döndüğü için gözleri kapalı şekilde ayakta duran küçük bedene yaklaşmış ve elini omzuna yaslamıştı.
Felix, omzundaki eli hissettiğinde rahat bir nefes almıştı. Sanki ayağa kalktığından beridir nefesini tutuyormuş gibi hissediyordu. Başı öyle bir dönüyordu ki, zemin ayaklarının altında pervane gibiydi, gözlerini açarsa yüksek bir uçurumdan düşecekmiş gibi hissediyordu.
İşte bu yüzden Hyunjin'in varlığını hisettiğinde rahatlamış ve gözlerini yavaşça açmıştı.
F: "Başım dönüyor"
Sarışın olan gözlerini açtığı için hafif sendelemiş ve omzunda duran elin beline sarılmasını sağlamıştı.
Felix, dönen dünyasına alışmaya çalışırken Hyunjin onu tek kolu ile sarmalamış ve ayaklarını yerden kesmişti. Başı dönen küçük beden ise sanki sığınacak yer arıyormuş gibi hemen başını geniş omuza yasladı.
Kızıl olan kucağındaki bedene nasıl yardım edebileceğini düşünürken kapının yanında dikilen üçlü ağzı sonuna kadar açık bir şekilde önlerindeki filmi izliyorlardı.
H: "Gözlerini aç. Kapatırsan daha çok döner"
Felix sıkıca kapattığı gözlerini yavaşça açmış ve hemen burnunun dibinde olan yakışıklı surata bakmıştı.
Hyunjin'in kollarının arasında olduğu için yüzleri çok yakındı bu da dönen başının daha da çok dönmesine neden oluyordu.
Kızıl'a her yaklaştığında cehennemden farksız olan geceyi hatırlamadan edemiyordu... Her ince detayı ile onun dokunuşlarını vücudunun her yerinde hissetmesi onu deliye çeviriyordu.
Felix düşünceleri arasında dalıp gittiğini anladığında başını yavaşça indirmiş ve Hyunjin'in omzuna yaslamıştı.
J: "Piçe bak bize gelince ağzımıza sıçıyor ama Felix'e oyuncak bebek gibi davranıyor. İki yüzlü yaratık, kanemici, parazit, bok bö-"
Seungmin ve Jeongin şu an burada ölmemek için aynı anda ellerini Jisung'un ağzına kapatmış ve asla akıllanmayan arkadaşını susturmuşlardı.
H: "Şimdi iyi misin?"
Felix hayır anlamında başını Hyunjin'in omzundan kaldırmadan sağa sola sallamıştı.
Uzun, yumuşak sarı tutamlar kızıl olanın boynuna usul usul dokunurken büyük beden ciddiliğini kaybetmemek için büyük savaşlar veriyordu.
H: "yatağa bırakayım, kucağımda daha çok döner başın"
Hyunjin, sarışının cevabını beklemeden bir dizini yatağa koymuş ve eğilerek kollarında ona sıkıca tutunan bedenin sırtını yatakla buluşturmuştu.
Büyük beden ellerini Felix'in belinden çekerken küçük eller aksine Hyunjin'in boynuna daha sıkı sarılıyordu.
Felix gardını indirip Hyunjin'e teslim olmayacağını, ona dikkat edeceğini birkaç dakika önce arkadaşları ile konuşmuştu ama şimdi koala gibi ona tutunuyordu.
Sarışın bu durumun kısa süreceğine inandırdı kendini. İçinden "çocuk onun çocuğu sorumluluk alması gerekiyor, baş dönmem geçince eski Felix'e dönerim" diye kendisini teselli ediyordu.
F: "Bırakma"
H: "Bırakmıyorum Felix, düz uzan ayaklarının altına yastık koyalım başının dönmesi geçsin"
Küçük olan kızılı onaylasa da kollarını açıp bırakmak istemiyordu. Hyunjin Felix'in onu bırakmayacağını anladığında boynuna sarılan küçük elleri turmuş ve yavaşça indirmişti.
Yatağın diğer tarafında duran iki yastığı alarak ikisini de üstüste Felix'in ayaklarının altına koymuş ve bacaklarının havaya kalkmasını sağlamıştı.
S: "Belki de Felix'in burada kalması en doğrusudur"
IN: "Belki de bu ikisi için de en iyisidir"
J: "Belki de ben de şu tavşan suratlı vampirle kalmalıyımdır"
Jisung "masum" düşüncesini dile getirdiğinde arkadaşlarının keskin bakışlarını üzerine çekmiş ve tatlı tatlı gülümsemişti bu korkunç bakışlardan kurtulmak için.
...
Jisung yatakta uyuyan Felix'in başında beklemekten bıktığı için odanın içinde tur atıyordu.
Birkaç saat önce Felix öylece yatakta uyuya kalmıştı ve diğerleri de eve dönme kararı almışlardı Jeongin çok korktuğu için.
Ama Seungmin Felix'i burada tek başına bırakmak da istemiyordu. O yüzden Jisung'un kararına uymuş ve onun burada Felix'in yanında kalmasına izin vermişti.
Her ne kadar bu olay içine sinmese de Jeongin ve Jisung'u eve tek göndermekten daha iyi bir karardı bu karar. Çünkü o ikili tek yola çıkarsa eve bile varamazlardı...
Jisung yanaklarını şişirerek odanın bir köşesinden diğer köşesine yürüyor ikinci planına nasıl başlayacağını düşünüyordu.
İlk planı burada kalmaktı şimdi en önemlisi olan ikinci kısıma geçmeli ve Minho denilen vampiri düşürmeliydi.
Onu öylece kapının önüne bırakmasının cezasını çekecekti! Han Jisung bunu onun yanına bırakmazdı.
J: "En iyisi aşağı ineyim ben"
Sincap yanaklı insan mükemmel kararını almış ve Felix'in yanına yaklaşarak işaret parmağını onun burnunun altına tutmuş ve nefes aldığına emin olduktan sonra gülümsemişti.
J: "Güzel arkadaşım sen Hyunjin'in tohumunu büyütmek için bol bol uyu ben de vampir avına çıkayım tamam mı?"
Jisung gülümseyerek sarı tutamları okşamış ve sonra tek ayağı üstünde zıplayarak heyecanlı bir şekilde odadan çıkmıştı.
Aklında binlerce saçma senaryo, replikler vardı.. çok fazla dizi izlemişti ve en önemlisi de çok fazla fantastik dizi izlemişti. Bir nevi vampirler onun uzmanlık alanıydı.
Merdivenin son basamağından tam indiğinde kapı kapanmıştı. Koltukta oturan kişiye gözleri kaydığında anlamıştı çıkan kişinin Hyunjin olduğuna.
Jisung'un avı yakışıklı vampir Minho ise burada tam gözünün önünde koltukta oturuyor, elindeki bardaktan birşeyler yudumluyordu gözlerini Jisung'un gözlerine dikerek.
Minho koyu bakışlarını merdivenin önünde duran küçüğün üzerinden çekmezken Jisung göğsünü kabartmış sırtını dikleştirmiş ve emin adımlarla salona geçerek koltuğa, tam Minho'nun önüne oturmuştu.
İkisi de gözlerini dahi kırpmadan birbirine bakarken heykelcilik oynayan çocuklardan farksızlardı...
____________
Taste of blood karakterlerimi çok özlemişim (ayrımcılık yapmak gibi olmasın ama özellikle Ji sapığını)
Bu kitaba çok büyük hevesle başlamıştım çünkü iki ana çiftin kitabı ve konusu çok güzel. Umarım başarıyla devam edebilirim 😭🩵
Türkçeyi unuttum.. yazım yanlışı varsa sorry...
Şunların tutuşlarına bakın 😭😭😭











