Muglaya vardığımızda saat 22:00 a gelmesine 15 dakika falan vardı. Sonunda gelmiştik ama benim yolculuğum daha bitmemişti. Çünkü bizim köy Muğlaya bir kaç saat uzaklıktaydı.
Maalesef sabahı beklemem gerekiyordu. çünkü bizim köye sadece sabah 7 de bir minibüs gidiyormuş onu beklemek zorundaydım
Aklıma garajın mescidi geldi oraya gittim. Yolculukta okurum diye yanımda bir kitap getirmiştim. Mescide giderek orada beklemeye başladım. Kitabımı okumak için açtım fakat bir türlü konsantre olamıyordum. Sürekli aklıma yolda yaşadığım olaylar geliyordu. Kafamı dağıtmak için mescidden çıktım ve bir kantine giderek yiyecek bir kaç şey aldım. Zaten karnımda çok acıkmıştı. Aldığım şeyleri bir kenarda yerken telefonum çaldı arayan babamdı.
Bir an çok ķorktum ama telefonu açmam gerek yoksa babam çok merak eder
Hemen mescide koştum. Sessiz bir yere gitmeliydim. Çünkü babam benim evde olduğumu sanıyordu. Ben mescide gidene kadar telefon kapandı. Soluk soluğa mescide geldim ve hemen babamı aradım.
"Alo baba "
Soluk soluğa olunca bir an babam telaşlandı.
"Oğlum ne oldu telefonumu neden açmadın bir şey mi var neden nefesin daralıyor?" Diye sorunca bir anda
"spor yapıyordum baba birsey yok" diye bir yalan uydurdum.
Babamda
"Hayırdır sen hiç spor yapmazdın nereden esti " deyince
"Uzun zamandır aklımdaydı ama bir türlü başlayamıyordum bugün karar verdim" dedim
Tam o esnada dışarıdan sesler gelmeye başladı. Babam da " evde biri mi var" deyince
"Yok baba televizyondan gelmiştir" dedim
Babam da" sende bir gariplik var ama bakalım gelince ögrenirim kendine iyi bak hadi iyi geceler " deyip telefonu kapattı
Kocaman bir oh çektikten sonra babam bu yaptıklarımı öğrenirse ne yapar diye düşünmeye başladım
Sonra cesaretimi toparladım bunu babam bilmeyecekti yada geri döndüğümde güzel bir dille açıklayacaktım. Sonuçta ne olabilirdi ki..
Biraz kitap okudum, biraz telefonuma baktım, birazda garajda tur attıktan sonra artık saat 7 ye yaklaşmıştı. Valizimi mescidden, minibüse bineceğim yere indirdim.
Uzun bir beklemenin sonunda minibüs geldi. Biraz eski bir minibüstü. İçine girerken şoför "geç hemen bir yere otur" dedi. Hemen şoförün arkasındaki koltuğa oturdum.
Şoföre
"Efendim ben buraların yabancısıyım beni köyüme gelince uyarır mısınız?" diyerek köyümün ismini söyledim
Şoförde tamam dedikten sonra minibüs dolunca, yola çıktık. Minibüs yolcularını teker teker köylere bırakıyordu. Bende her ne zaman bir köye girsek
" burası mı efendim " diye soruyordum
Şoför bana gülümseyerek
"Merak etme oğlum sen en son köyde ineceksin" dedi
En son minibüste inecek dört kişi kaldık. Ben hariç minibuste bir aile vardı. Nihayet köye geldik. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Önce doğduğum evi bulacaktım minibüsten birlikte indiğimiz aileye seslenerek
"Şey ben bu köyün yabancısı sayılırım bir ev arıyorum bana yardımcı olabilir misiniz?"dedim onlarda
"Sen nereyi arıyorsun evladım" deyince
Ben İstanbulda yaşıyorum ama bu köyde doğmuşum ilk defa geliyorum ben küçükken annem ölmüş. Annemin ismi esma Babamın ismi ahmet " Dediğimde adam
"haaa tamam bildim sen niye geldin ki "dedi
Bende
"Köyümü,doğduğum evi çok merak ediyorum hem annemin mezarını da ziyaret edeceğim" deyince
Adam eşine baktı biraz şaşırmış gibilerdi.
Kadın oğlum ben senin yerinde olsam geri dönerdim bazen fazla merak başa bela olabiliyor "dedi
Ona cevap olarak
"Ama ben kötü birsey yapmıyorum ki evimi, köyümü, annemin mezarını merak ediyorum sonra gideceğim zaten"
Dedim
Adamda " Tamam bak şu yolun bitişini görüyor musun? oradan sola sapınca, bahçesinde kocaman ceviz ağacı olan biraz eski büyük ev orası sizin ev. Bir sıkıntın olursa burasıda bizim ev gelip bize söyleyebilirsin "dedi
Çok teşekkür ettikten sonra yanlarından ayrıldım ve hemen tarif ettiği yoldan giderek evi görmüştüm
Koştum bahçesine girdim. Fakat burnuma otobüste görmüş olduğum rüyamdaki kadının ellerindeki çürük et kokusu geldi.
( Devamı gelecek)