Serife nine anlatmaya devam ediyor)
Meryem in babası Zülküf ağanın evine geldi. Zülküf ağa Meryem in babasını sinirli görünce, planının işlediğini anlamıştı.
Zülküf ağa Meryemin babasını hemen ayrı bir odaya çekti. Çünkü kimsenin bu olanları duymasını istemiyordu.
Oda da sadece Zülküf ağa ile Meryem in babası vardı.
Zülküf ağa Sırıtarak ve alaylı bir tavırla,
"Ne o sinirli gibisin ya dünürüm" diye dalga geçti.
Meryem in babası kendini tutuyordu.
Direkt lafa girdi.
"Meryem bebeğini düşürdü. Bunda senin parmağın var mı?"
Zülküf ağa bir an ciddilesti.
"Bana bak Halil ben sizin gibi bir çok para avcısı gördüm.
O çocuğun benim oglumdan olduğu ne malum. Haaa velev ki o çocuk mesuttan bile olsa sizin gibi ağzı açlıktan kokan sefiller ile ben dünür olmam." Deyince
Meryemin babasının sinirden elleri titriyordu,
"Asıl sen bana bak Zülküf ağa. Biz cok fakir olabiliriz ama namusumuzla yaşıyoruz. Benim icin ailem en ön sıradadır. Her ne kadar onlara sevgimi gosteremesemde, onlar ile aramizda ki bağı kimse koparamaz. Heleki kızım, o benim her şeyim. Ona ne kadar kizsamda saçının teline zarar gelmesine musade etmem. Sana gelince, sen kalbinde zerre sevgi olmayan, evlatlarının ve ailesinin düşüncelerine zerre onem vermeyen, herkesi kendin gibi sadece para için yaşadığını sanan pislik bir adamsın. Ve benim bu söylediklerimi anlayamayacak kadar da gururlusun"deyince
Zülküf ağa,
"Hele de bak bana kim nasihat veriyor. Ağzını topla karşında Zülküf ağa var. Sen asıl bana dua et. İstesem hepinizi öldürebilirdim. Bir değil bin oğlum olsa birinede senin kızını almam. Hem pislik olan sensin, kızına bi terbiye verememişsin "deyince
Meryemin babası aniden cebindeki hanceri çıkarıp Zülküf ağanın boğazına dayayarak,
" Çok büyük konuşuyorsun. Asıl sen bana dua et şu an senin boğazını bir hamle ile koparabilirim. Ama ben seni öldürürsem, senden farkım kalmaz. Ben senin gibi katil olamam" deyip
Zülküf agayi yere doğru fırlattı.
Sesi duyan hizmetliler, hemen içeriye girdi. Zülküf ağanın korkudan benzi sararmıştı.
Hemen hizmetliye sadece,
"Çabuk evden atın onu" diyebilmişti.
Meryemin babası perişan halde eve dönmüştü. Onu gören eşi ne olduğunu sordu.
Meryem in babası herseyi anlattıktan sonra kızına dönerek
"Kızım sen ne yaparsan yap ben hep seni seveceğim. Siz benim herseyimsiniz. Size çok güzel bir hayat yaşatamadım. Bu başınıza gelenler hep benim yüzümden" diyerek ağlamıştı.
Meryem ilk defa babasının ağladığını gördü. Babası bu zamana kadar hiç ona sevdiğini de soylememisti. O yüzden Meryem babasının ağladığını görünce sanki kalbine bir ok saplanmıştı.
Meryem hemen babasının ellerini tutarak,
"Baba bu senin suçun değil. Hem ben yaşantımızdan memnunum iyiki sen benim babamsın" dedi
Birbirlerine sarılarak ağladılar . Meryemin babası biraz endişeliydi. Çünkü Zülküf ağanın boğazına bıçak dayamıştı. Elbet bunun acısını çıkaracağını biliyordu.
O yüzden Meryemin babası,
"Hemen bu köyü terk etmeliyiz, yoksa Zülküf ağa bizi yaşatmaz . Hemen toparlanmaya başlamalıyız" dedi
Meryemin annesi,
"Nereye gideceğiz Halil" dedi
Meryemin babası,
"Ben sizi bir köye götüreceğim buradan uzak. Orada bir tanıdığım var. O bizi yarı yolda bırakmaz" Deyince
Meryemin annesi,
"Sen gelmeyecek misin?"dedi
Meryemin babası,
Geleceğim tabi, sizi oraya birakıp buraya geri geleceğim. Burada bir kaç işimi halledince hemen geleceğim merak etmeyin." Dedi
Daha sabah olmadan gece yarısı Meryemler yola çıkmışlardı.
Babası giderken, sadece amcasının oglu olan Hasan a haber vermişti. Onada kimseye söylememesi icin sıkıca tembihlemisti.
Babası onları bir köye götürdü. Arkadaşına olan biteni anlattıktan sonra, arkadaşının evinde kalmaya başlamışlardı. Meryem in babası köydeki ineklerini satıp, parasını alıp gelecekti.
Köye geri geldiğinde evi, ahırı, inekleri yanıyordu. Zülküf ağa her şeyi yaktırmıştı. Bunu gören Meryem'in babası, hemen inekleri kurtarmak için ahıra gitti. İnekleri çıkarmaya çalışırken, kendiside alevlerin ortasında kaldı. Yangını farkeden köylü hemen koşup gelmişti ama Meryemin babası çoktan alevlerin arasında can vermişti.
Zülküf ağanın maksadı, hepsini öldürmekti. Ama sadece Meryem'in babası ölmüştü.
Bütün köylü kendi imkanları ile yangını söndürmüşlerdi. Hemen evde birileri var mı diye aramaya başladılar. Ama Allah'tan Meryemler erkenden gitmişti. Hiç kimseyi bulamadılar. En son ahıra da bakınca Meryem in babasının cesedini buldular.
Köylü ne yapacağını şaşırmıştı. Çünku ne Meryemi, ne de eşini bulabiliyorlardı. Onlarin nereye gittigini sadece amcasının oğlu biliyordu. O da birine söylese Meryem'lerede bir şey olacak korkusu ile hiç bir şey söyleyemedi. Köylü Cesedi ne yapacaklarını düşünuyorlardi.
Köyün muhtarı, Meryemin babasinin tek akrabasi olan amcasinin oglu Hasan a sordu. O da bilmiyorum deyince,
muhtar ,
"yapacak bir şey yok o zaman gömeceğiz . Eğer çıkar gelirlerse de gömdüğümüzü söyleriz." Dedi
Ve Meryemin babasını bir kaç kişi ile gömdüler.
Cenaze gömüldukten sonra, amcasının oğlu Hasan, durumu haber vermek için hemen yola çıktı. Meryemlerin bulundukları köye gelmişti.
Meryem ve annesi karşılarında amca oğullarını görünce şaşırdılar.
Meryemin annesi,
"Hayırdır Hasan. Halil neden gelmedi. Bisey mi oldu?"deyince
Hasan başını önüne eğerek,
"Şey o eve geldiğinde, evde yangın çıkmış. İnekleri kurtarmaya çalışırken çıkamamış "
Meryemin annesi
"Eeee Hasan ne geveliyorsun uzatma ne oldu söyle artık "
Hasan,
"Onu maalesef kurtaramadık" deyince
Meryem bir anda, hasanı sarsarak,
"Ne diyorsun sen. Bu doğru olamaz. Ne olur yalan de" diyerek ağlamaya başlamıştı.
Annesi ise yere çökerek,
"Nasıl kıydılar ona . Allahim Ben şimdi ne yapacağım. Nasıl gecinecegiz. Kendi başımıza kaldık. Alllahim yardım et bize"diyerek o da ağlamaya başladı.
Meryem,
"Babam ne oldu şimdi nerede"deyince
Amca oğulları Hasan,
"Onu köyün mezarlığına gömdük. Sizin kimse nerede oldugunuzu bilmiyor. Hatta bazıları yanip kül oldular galiba diyordu. Ben sizinde başıniza kötü bir sey gelir diye yerinizi kimseye soylemedim "
Annesi,
"Allahtan bul Zülküf ağa "diye bağırıyordu.
Bu olaylardan sonra Zülküf aganinda çok yüzü gülmedi
Emineyle Mesut u evlendirmişti. Mesut zaten Emineyi Meryem sanıyordu. Artık koydede bu duyulmaya başladı. Herkes Mesut deliriyormuş dedi. Bu laflar Zülküf ağanın çok gücüne gidiyordu. Onu hangi hocaya götürsede bir türlü düzeltemedi. Kara sevdaya tutulmuştu
Aradan 2 yıl kadar geçti. Eminenin 1 tane kızı oldu. Ve 2. Ye hamileydi. Ebeler onunda kız olacağını söylüyordu.
Zülküf ağa erkek torun istiyordu. Çünkü soyadının devam etmesini istiyordu. Aslında torunu olmustu. Kız, erkek ne farkeder. Allah' a şükretmesi gerekiyordu. Cahillik işte .
Bu arada büyük oglununda çocuğu olmayınca onuda, yeni bir kız ile evlendirmeyi istiyordu. Zülküf agaya göre sadce kusur gelindeydi.
Ayfer, Zülküf ağanın, eşini başka birisiyle evlendirecegini duyunca çok üzülmüştü. Günlerce göz yaşı döktü. Hatta Zülküf agaya yalvardı. Ama Zülküf ağa Nemrut gibi, dediğinden vazgeçmedi. Sürekli ayfere kusurlu gelin diyordu. Bu Ayfer'in çok gücüne gidiyordu.
Ayfer de hıncını Emine den çıkarıyordu.
Emineye adeta diş biliyordu. Emine ile sürekli kavga ediyordu. Onun 2. Bebeğe hamile olmasına tahammül edemiyordu. Emineden ve Eminenin bebeklerinden nefret ediyordu. O kadar çok nefret ediyordu ki, Mümkün olsa bebekleri öldürecekti.
Eminenin 2. cocuguda kız olunca Zülküf ağa Emineye de kızmaya başlamıştı.
Sürekli,
"Biri kısır, biride kız doğurup duruyor. "diyerek homurdaniyordu.
Büyük oğlunu başka biriyle evlendirmişti. Ayfer ne yapsada bunun önüne geçemedi. Çünkü Zülküf ağa, Ayfer e,
"Bir itirazın varsa kapi orada çık git"diyordu.
Ayfer babasının evine geri dönse, biliyordu ki babası onu döverdi. Eskiden böyle seyler normaldi.
Aradan 1 yıl kadar zaman geçti. Ama bu 2. Gelinde çocuk doğuramayinca, Ayfer
bir gün Zülküf ağaya,
"Ağam belki sorun bizde değil de senin oglundaysa birde hekime o görünse" deyince
Zülküf agadan yüzüne şiddetli bir tokat yedi. Bunun üzerine Ayfer çok sinir oldu.
Günlerce aglayarak, beddualar ediyordu.
Bir gün Sabah kalktiklarinda Mesut yatakta yoktu. Her yeri aradılar ama bulamadılar. Öğle oldu, ikindi oldu, hâlâ bulamadılar.
O ara Meryemin anneside köye gelmiş, oda Meryemi bulamıyordu.
En sonunda Zülküf ağanın evine gelerek Zülküf ağaya,
"Benim kızıma ne yaptın Zülküf " diye bağırdı. Gözlerinden alev fışkırıyordu.
"Eger benim kızıma senin yüzünden bir şey olursa, bende sizi yakarım haberiniz olsun Artık hiç bir şeyden korkmuyorum. Bir canım, birde kızım var. Kızıma bir şey olursa, zaten canımın kıymeti hiç yok. Beni öldürsen de acı çekmem, " dedi
Zülküf ağa, meryemin annesine cevap veremedi . bi an geri çekilerek,
"Atımı hazırlayın etrafı arayacağız "dedi
Meryem in annesi Muhtarın evinde beklemeye başladı . Akşam daha olmadan, muhtarın kapısını biri çaldı. Hemen muhtar kapıya koştu.
Gelen kişi Mesut ile Meryemi bulduklarını söyledi. Bunu duyunca Meryemin annesi bi an sevinmişti.
Sonra haber vermeye gelen kişi,
"Onları bulduk amaaa..." diyerek sözüne devam edemedi.