Biz odadan çıktık. Talat abi yiyecek şeyler hazırlamış onları yedik. Ben Şerife nine'nin anlattıklarını düşünmekten kendimi alıkoyamıyordum.
Amcama dönerek,
" Amca ben devamını çok merak ediyorum Şerife nineyide rahatsız etmek istemiyorum" Deyince
Amcam,
Sabredeceğiz oğlum. Ben de çok merak ediyorum. Bir yandan da gerçekten böyle bir şeyin yaşanmış olması beni çok üzüyor." dedi
Talat abi,
"birazdan dinlenmiş olur. O zaman anlatmaya devam eder. Merak etme İlker." dedi
Sabretmekten başka çarem yoktu. Bir anda aklıma, acaba bu Meryem'in şu an yaşayan bir eşi, dostu yok mudur? ya da varsa nerededir? diye bir düşünce geldi. En iyisi Şerife nineye en son bunu da sorayım diye düşündüm.
Amcam,
" İlker gel seni biraz gezdireyim. Kafa dağıtmış olursun. sanki biraz bunalmış gibi görünüyorsun" dedi
Bende,
" olur Amca, hiç hayır demem"dedim
Amcam beni yeşillik bir alana götürdü. Orada kimi piknik yapıyor, Kimi çimlere uzanmış kitap okuyor, Kimisi de yürüyüş yapıyordu. Biz amcamla dondurma aldık çimlerin üzerine oturduk, hem dondurmalarımızı yedik hem de konuşuyorduk.
Amcam,
"Meryem'e ne olacak çok merak ediyorum acaba şu an hayatta mıdır sence İlker?" dedi
Bende
"niye olmasın. Şerife nine yaşıyor. Eğer o da yaşıyorsa, şu an Şerife nine ile yaşıt olması lazım." dedim
amcam,
"Neyse Şerife nine anlatıyor öğreneceğiz bakalım" dedi
Dondurmalarımızı yedikten sonra biraz da yürüyüş yaptık
Saat 5 gibi Talat abilerin evine döndük. Iceri girdiğimizde Şerife nine odasından dışarıya çıkmıştı.
Bizim geldiğimizi görünce,
"Hoş geldiniz oğlum Bende sürekli içeride oturmaktan sıkıldım. Birazda burada oturayım dedim"dedi
Şerife nineyi uyanık görünce çok sevinmiştim. Hemen yanına oturarak, önce bi hal hatır sordum
"Şerife nine nasılsın? Uyanmışsın" dedim
Şerife nine,
"İyiyim sağol oğlum. Uyandım tabi. Kaç saattir uyuyorum.
Bak sana bir şey diyeceğim. Gece seni korkutmuslar galiba. Beni de çok korkutmaya çalışıyorlardı. Ama ben onlardan korkmadıkça , hatta onların üzerine gittikçe onlar benden korkmaya başladı. Ve şu anda beni hiç rahatsız etmiyorlar. Eğer sende onlardan kurtulmak istiyorsan, onlardan korkmayacaksın "dedi
Ben Şerife ninenin söylediklerini can kulağıyla dinledim. Sanki gece benim yaşadıklarımı o da görmüş gibiydi.
Sonra Şerife nine sözlerine devam etti
"Neyse oğlum ben en son neyi anlatıyordum" dedi
Bende,
" En son Meryem hamile olabilirim demişti "
Şerife nine
"Meryem ben gebe olabilirim deyince, ne diyeceğimi, ne yapacağımı şaşırmıştım
Ben elimi ağzıma götürerek fısıltılı bir şekilde,
"Ne yaptınız siz Meryem. Bu fikir işe yarar mı? Zülküf ağa iyice sinir olacak" deyince
Meryem,
"Ne kadar sinir olursa olsun, mecbur kalacak işte. Sevenleri kimse ayıramaz. "Dedi
Bende annesi anlayacak korkusu ile hemen konuyu kapattım. Ve tekrardan geçmiş olsun diyerek oradan ayrıldım
Hemen Eminenin yanına gittim. Emine gün geçtikçe kendini harap ediyordu. Emine'nin yanına geldiğimde, gene ağlıyordu. Ağlamaktan başka hiçbir şey yapamıyordu. Beni görünce bana sarılarak,
"Şerife ben nasıl kurtulacağım "dedi
Bende,
"İnşallah kurtulacaksin. Emine sana bir haberim var" dedim
Emine,
"Ne oldu Şerife. Seninde yüzün sararmış, yoksa Meryeme birsey mi oldu?" Dedi
Bende,
"Bir şey oldu diyemeyiz. Ama Meryem bana bir şey dedi."Dedim
ve biraz yanına yaklaşarak devam ettim "Meryem gebe olabilirim dedi" dedim
Emine bir anda,
"neee "
diye bağırdı
Bende Emine'nin ağzını kapatarak, "Sessiz ol Emine ne bağırıyorsun. Tam belli değil. Bir aya kadar belli olur herhalde "dedim
Emine,
" inşallah gebedir.hem o zaman Zülküf Ağa Hiçbir şey yapamaz."dedi
Emine bu haberden sonra biraz rahatlamıştı. Bize sadece beklemek düştü.
Bu arada Emine'nin nişanı oldu koca köylü artık Mesut ile Emine'nin nişanlandığını duymuştu. Nişan geçtikten sonra artık bir de düğün gününü konuşmaya başlamışlardı.
Mesut hâlâ Emine'ye Meryem diyordu. Bu durum. Zülküf Ağa'nın Hiç hoşuna gitmiyordu. Başkaları da bunu fark edecek diye çok endişeleniyordu. Mesut'a kızmaya başlamıştı. Ama genede Mesut Emine'yi Meryem sanıyordu. Sevda gözünü kör etmişti.
Düğün gününü yaz işleri bitince yapmaya karar vermişlerdi. Yaz işlerinin bitmesine 2 ay kadar vardı. O zamana kadar Meryem'in hamile olup olmadığını öğrenebilirdik.
Sonunda Emine'nin düğününe bir hafta kalmıştı. her şeyler artık tam hazırlanmıştı.
Emine benim yanıma gelerek,
" Şerife meryem'den Ses gelmiyor mu? Böyle giderse biz evleneceğiz. Acaba hamile değil mi?"dedi
Bende,
" bende merak ediyorum Emine ben bir gidip öğreneyim bakalım" deyip yanından ayrıldım
Meryem'in kapısını çaldım Kapıyı Meryem açmıştı.
Meryem,
"içeriye gel Şerife Evde kimse yok"dedi.
içeriye girdim Hemen direkt Meryem'e sordum
" ne oldu Meryem Hiç sesin çıkmıyor ya"" dedim
Meryem,
"Şerife bu akşam annemle konuşacağım. günüm gecikti. annemle Yarın kasabaya gidip bir ebeye gözükmeyi düşünüyorum. Sen yarın akşam gel"dedi
Diğer gün akşama kadar aklımda sürekli Meryem vardı. Acaba ne oldu, annesine söyledi mi, ebeye göründü mü, diye bir sürü soru aklımı kurcalıyordu.
Nihayet diğer gün akşam olmuştu. Ben Meryemlerin evinin önüne geldim. Meryem de zaten beni bekliyormuş. Camdan beni görünce hemen camı açtı. Bende camın önüne geldim.
Meryem sevinçli bir şekilde,
"Hamileyim Şerife hamileyim"dedi
Benim içime bir korku düşmüştü. Meryem ise çok mutluydu.
Ben Meryem e telaşlı bir şekilde,
"Ne olacak şimdi meryem" dedim
Meryem,
"Şu an annemle babam çok üzgünler. Babam bana çok kızdı. Beni bu odaya kapattı. Ama bunlar benim umurumda değil. Onların siniri elbet geçer. Yarın babam muhtemelen Zülküf ağa ile konuşacak. Sonra biz evleneceğiz işte " dedi.
Bende,
Umarım her şey umduğumuz gibi olur Meryem "dedim.
Nedense benim içimde bir huzursuzluk vardı. Sanki daha kötü şeyler olacakmış gibi geliyordu.
Meryemin hamile olduğunu Emine ye söyleyince, Emine de sevinmişti. Ben bir türlü sevinemiyordum.
Diğer gün Meryemin babası bütün cesaretini toplayıp Zülküf ağanın evine gitmişti. Zülküf ağa Meryem in babasını iyice dinledikten sonra
Meryemin babasına,
"Tamam madem işin ucunda bebek var . O zaman Mesut Emine ile evlenemez . Sen şimdi git benden haber bekle " demiş
Meryemin babası gidince , Zülküf ağanın eşi gelerek,
"Ağam şimdi ne olacak nişanı bozacak mıyız?"deyince
Zülküf ağa,
"Hayır asla böyle bir şey olmayacak. Merye'in babası beni salak sanıyor galiba, hâlâ kızını benim oğluma yamamaya çalışıyor. Kim bilir o çocuğuda kimden peydahladi. Madem hâlâ benimle oyun oynuyorlar, o zaman onlara kim kazanacak göstermenin vakti geldi" deyip sustu.
Sonra Hemen yanında hizmetli olan adamlardan birini çağırarak, 1 paket lokum birde 1 şişe şerbet aldırmıştı. Diğer bir hizmetli adamada hemen sifaci kadını çağırmasını söyledi.
Sifacı kadına bir karışım hazırlattı. Eğer bu karışımı gebe biri içerse bebeği düşer.
Zülküf ağanın da tam istediği buydu.
Bu karışımı şerbetin içine dökmüştü.
Diğer gün eşine,
"Al bu lokum ile şerbeti, meryemin annesine ver. Benimde çok selamımı söyle. Ha bide bu şerbeti Meryemin kendisine ver. Bunu Mesut Meryeme özel yolladı dersin"dedi
Sonra Zülküf ağanın eşi Zülküf ağanın dediği gibi yapmıştı. Meryem şerbeti mesut un özel yolladığını duyunca çok sevinmişti.
Zülküf ağanın eşi gidince Meryemlerin evinde bayram havası vardı. Artık herseyin duzeldigini hatta Zülküf ağanın o kadarda gaddar biri olmadığını düşünmeye başlamışlardı.
Ama bu sevinç çok uzun sürmedi. Meryem şerbeti içtikten 1 2 saat sonra karnı ağrımaya başladı. Hatta kan gelmeye başlayınca, hemen köyün ebesini çağırdılar.
Eve gelen ebe,
" bebeği düşürüyor "deyince
Annesi,
Ama daha az önce iyiydi bir anda nasıl olur bu"deyince
Ebe,
"Yediği bir şey onu zehirlemis olabilir "deyince
Annesinin o an aklı başına gelir. Meryemin durumu biraz duzelince, annesi, Hemen dışarıya çıkıp, meryemin babasına,
"Ebe yediği bir şeyin onu zehirleyebilecegini söylüyor sence bu Zülküf ağanın işi olabilir mi?" Deyince
Hemen babası hançerini cebine koyarak,
"Eger bu Zülküf ağanın işiyse ya o evden benim ölüm çıkar ya da onun ölüsü çıkar " diyerek evden bir hışımla çıktı.