İçeriğe geç

Tanıdık yüz

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Tanıdık yüz

Bölüm 3

3.bölüm

sabah yüzüme vuran güneş ile gözlerimi açtım. Yanımdaki telefonun ekranını açıp saate baktığımda saat 10'du ama yabancı numaradan bir sürü cevapsız arama vardı.

yattığım yerden dikleşip sırtımı yatak başlığına yaslayıp telefonu açtım, Numaraya tıklayıp açmasını bekledim. çünkü son araması 5 dakika önceydi.

bekle, bekle dayanamayıp tam kapatacakken telefonu açtı. anlık sabah siniri ile "sabah sabah arama sebebiniz nedir? çünkü bir defa değil 19 defa aramışsınız " dedim ve karşı tarafın konuşmasını bekledim ama tık yok

"işte çocuklara telefon verilirse bu olur." dedim ve telefonu kapatıp yanıma koydum. "bir sabah da mutlu, başım ağrımadan uyanayım" yataktan sonunda kalkıp banyoya gittim ve kendimi duşa attım.

40 DAKİKA SONRA

Banyodan çıkıp odaya girdim. dolabı açıp bir tişört ve bir pantolon çıkardım. çekmeceyi açıp iç çamaşırı çıkardım

ilk iç çamaşırı sonra da üstüme tişörtü ve pantolonu giydim. Masaya oturup saçımı taradım ve hafif bir makyaj yaptım. telefonumu alıp aşağı indim.

salona ilerliyordum ki annem "ışık karşı villaya yeni birisi taşınmış. al bu hediyeyi onlara götür" dedi başımı hafif salladım

ve hediyeyi alıp kapıyı açıp evden çıktım. komşunun evinin kapısına geldiğimde derin bir nefes aldım ve kapı zilini çaldım.

ve kapıyı açtı, bir dakika ben yanlış mı görüyorum? komşumuz yağız miydi, ama o bir daha buraya gelmek istemiyordu noldu da fikri değişti?

"neden geldin? " dedi yine soğuk bir sesle. "şey annem hoşgeldiniz diye size tatlı gönderdi" dedim ve elimdeki tabağı ona hafifçe ona uzattım.

"sağol" dedi ve tabağı elimden alıp tam kapıyı kapatıyordu ki, "ne zaman kaçmayacaksın yağız" dedim. "ben hiçbir şeyden kaçmıyorum. hem neyden kaçıyorum acaba? " dedi tek kaşı hafif kalkık şekilde.

"duygularından, yağız seninle eskiden tanışıyorduk ve sende iyi hatırlıyorsun. asla yalan söyleme." dedikten sonra derin nefes alıp, "neden gittin? " dedim

"öyle olması gerekti. " dedi ve arkadan banu teyze çıktı. "aa ada nasılsın " dedi.

"iyiyim banu teyze, annem size geri döndüğünüz için tatlı yapıp gönderdi. " dedim ve telefonumu açıp saate bakıp "benim gitmem lazım iyi günler" dedim banu ablaya gülümseyerek yağızın yüzüne bile bakmadan arkama dönüp bahçeden çıktım

belliki konuşmak yüzüme bakmak bile istemiyor. sanki tüm olanlar benim suçum gibi davranıyordu ama bu olaylar da benim de bir alakam var ama suçlusu ben değilim.

tek ben değilim onunda suçu var. hiçbir şey söylemeden çekip gitti ve bu gidişinin sebebi güya benmişim gibi konuşuyor.

keşke hiç tanışmasaydık. aslında ikimizde hep birbirimize zarar vermiştik hatta vermeye de devam ediyorduk bu gidiş ikimiz içinde yeteri kadar iyiydi.

yoksa daha çok her zaman zarar vericektik.ikimizden biri gitmesi gerekti ve o da bunu seçti. hiçbir şey söylemeden gitti.

eve girdim sonra yukarı çıkıp banyoya gittim. "bunların hiçbiri senin suçun değildi" dedim ve musluğu yüzüme çarptım. musluğu kapatıp havluyla yüzümü kuruttum.

banyodan çıkıp odama gidip direkt üstümü değiştirdim. bir pijama takımı çıkarıp giydim. ve yatağa girip örtüyü başıma kadar çekip uyumaya çalıştım, umarım bunaların hepsi rüyadır.

sabah kalkıp işlerimi halledip evden çıktım. Bugün sabah kalkıp işlerimi halledip evden çıktım. Bugünstaj için adliyeye gidicem. tam bahçeden çıkıyordum ki annem aradı "ada bekle yağız götürsün. yağız yok üstü bırakır seni", " anne ne gerek var. kendim giderim" desemde zar zor ikna etti. ben siteden çıkıp kapıda beklerken yağız arabasıyla geldi önümde durup binmemi bekledi.

bende arka kapıyı açıp bindim. tam ağzımı açıp teşekkür edecektim ki sağ tarafta yani yağızın yanında sarışın bir kız vardı. ve ağzımı kapatıp sertçe yutkundum.

gerçekten bu kadar kolay mı bir insan ilk aşkını unutması?

o gittikten sonra bırak bir erkeğe bakmayı konuşmadım ona ya ihanet etmiş olursam diye ama galiba onun için hiçte önemli değilmiş. aslında tüm suç bende ne diye mal gibi bir adamı bekleyeyim ki.

o beni çoktan unutmuş belli ki o zaman bende onun gibi onu unuturum, yani umarım.

ESKİDEN.

"yağız bişi dicem" dedim harfleri uzata uzata. "de bakalım" dedi yağız bende oturduğu yerden dikleşip "ne olursa olsun unutma beni olur mu? " dedim.

"seni aklımdan bir saniye bile çıkaramıyorum unutmak söz konusu bile değil. " dedi ve ellerimi tuttu öyle bir tuttu ki sanki ellerinde pamuk varmış gibi nazikçe okşayıp ellerine götürüp öptü.

BUGÜN

O zamanlar aklıma gelmesi ile hafiften burnum sızladı ve derin nefes aldım üst üste.

"ışık burası değil mi? " dedi aynı soğuklukla. "evet burası, " dedim ve arabadan inip "sağol " dedim.

ben indiğim gibi o kızla konuşmaya başladı. basbayağı benim inmemi beklemiş, pislik.

bir dakika! bu soğukluğunun sebebi bu muydu yani bana bu yüzden soğuk ve umursamaz davranıyordu.

peki artık eskiye takılı kalmak yok ışık. O nasıl o zamanlar yaşananları yok sayacak sana bende aynı onun davrandığı gibi yapıcam.

asistanı olarak çalışacağım avukatın odasına doğru ilerledim ve üstümde olan o heves pek olmasa da bir nebze olsa da var.

kapıyı çaldığımda "gir" sesi ile kapıyı açtım ve odanın içerisine girdim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.