güvenlik yağızı çıkarması ile elimdeki bilekliğe baktım. Yağız eminim ki beni hatırladı eski bizi benim onu tanıdığım gibi. Gözlerimi zorda olsa bileklikten ayırdım başımı kaldırınca karşımda yağızı gördüm bir bana birde bilekliğe baktı
birşey desin 'ışık o kız sensin ' desin istiyorum bari onu söylesin gözlerine umutla baktım ama boşuna galiba diye düşünürken
"bilekliği ver. " dedi buz gibi soğuk sesiyle. bende elimdeki bilekliği ona uzattım ve aynı onun gibi "kusura bakma yerdeydi. " dedim ve yanından ayrılıp ecenin yanına gitti
"eve gidiyim ben en iyisi, başım ağrıyorda " dedim rahatsız olduğumu belli edercesine. "tamam güzelim eve vardığında haber ver'' dedi ve sarılıp ayrıldım oradan.
yürümek istediğim için mesut abiyi arayıp gelmesine gerek kalmadığını, bugün eve yürüyerek gitmek istediğimi söyledim.
sahil görüp sahil kenarına oturdum. bazen şey düşünüyorum, acaba bızler mi kendi hayatımızı berbat ederiz yoksa başkaları mı? çünkü ben her şeyi düşünüp o düşündüklerimin içindeki keşkeler içinde boğuldum kaldım. sanki bir okyanus ortasında duruyor ve o okyanus beni kendine öyle bir çekiyor ki anlatmam.
bazen de birşey anlatmak istersin ama boğazın düğümlenmiş konuşamıyorsun, bazen gitmek istiyorsun ama hareket edemiyorsun bu duyguları aslında hemen hemen hepimiz yaşadık hatta halada yaşıyorum, yaşıyoruz.
eskiden yakın olduğun insanlar ile şimdi sokaktan geçen biri oluyorsun bazen. ve onunla tekrar karşılaştığında da ne yapacağını bilmez bir şekilde oradan uzaklaşırsın. ama o uzaklaşma hem senin için iyi, hem de herkes için.
ve yalnızlık korkusu. bu korkuyu çok yaşıyorum hatta her zaman evet annem beni sevmedi evet babam beni sevmedi beni yok saydı evet dedem beni sevmedi ve beni öldürmek istedi ama ben kimseye hiçbirşey yapmadım, yapmak istemedim.
ilk dayağımı babam dan gördüm ve 9 yaşındaydım. Taciz edildim 12 yaşındaydım hatta kuzenim tarafından defalarca ve ben bunları kimseye anlatamadım. sustum susturuldum.
ama beni niye sevmedi kimse? ben o kadar kötü biri miyim?
2 saat sonra
oturduğum yerden kalkıp göz yaşımı sildim ve derin nefesler aldım. arkamı dönüp adım atacağım sıra zaten telefonum çaldı 'annem' arıyordu.
yeniden derin nefes alıp hafifçe öksürdüm. ve açtım "nerede kaldın ışık, yemeğe oturacaz ama ışık hanım yok anca gezsin tosun hemen eve gel " dedi ve benim konuşmama izin vermeden telefonu kapattı yüzüme.
mesut abiyi arayıp "abi beni alır mısın'' dedim bitkin sesim ile. beni 5 dakikaya alacağını söyledi ve bende sahilin bankına oturup bekledim ve tam olduğu gibi 5 dakikada geldi.
arabaya binip aynı sessizliğe büründüm. eceden mesaj gelmesi ile telefonu açtım
ece:ışık eve vardın mı balım
siz:evet
dedim ve wp tan çıktım. başımı kaldırıp dışarı baktım herkes mutlu gözüküyor ama içindeki fırtınaları kimse görmez içindeki çığlıkları kimse duymak ne görmek ne duymak ister.
zaten duysalardı da birşey yapmazlardı. baktığımda eve gelmiştik. bahçeye girdik ve arabayı park etti mesut abi. bende arabadan inip eve ilerledim. zile bastım beklemeye başladım. tam o sırada özel numaradan mesaj geldi
özel numara:özür dilerim
Özel numara:kaba davranmak istemedim sana
merakla mesaja bakıyordum çünkü ilk defa birisi benden özür diledi ve ben ilk defa özür dilenecek birşey yapmadım.
mesaja sonra cevap veririm diye kapattım ve zaten kapıyı açtı hizmetçi
" anneniz ve babanız sizi bekliyor salonda'' dedi ve bende çantamı verip salona derin bir nefes alıp girdim. yemekler yenmiş gülerek sohbet ediyorlardı.
abim geldiğimi gördüğü gibi ayağı kalkıp "güzelim hoşgeldin" dedi ve bana sarıldı. bende samimi bir şekilde "hoşbuldum abim" dedim ve abim saçımdan öpüp kolunu omzuma attı koltuğa oturduk ikimizde ve babam bana dönerek o daha demin kahkaha atan adam yokmuş gibi "nerede kaldın bu saate kadar? " dedi "dediğim gibi arkadaşım ece ile dışarıdaydım sonrada ben sahile gittim öyle oturdum" dedim sesim kısık bir şekilde.
bir şey demeden anneme dönüp annemle konuşmaya devam ettiler.
..
Bölüm nasıldı yorumlara yazın