Daha fazla bekletmemek için kapıyı açtım ve içeri girdim. Girdiğimde koltuğuna oturan ve elindeki dosyalara bakan bir bir adam gördüm.
"Ne kadar daha bakacaksın yüzüme", " otursana"
Dedi başını dosyalar dan kaldırarak. "Kusura bakmayın dalmışım. " dedim mesafeli davranarak.
Oturduğum yerden hafif kalkıp dosyamı direkt adama verdim ve geri oturdum. Dosyaya bakmaya başladığı sıra o yazıyı eminim ki gördü
'Bekir Erkılıç" yazısını. Neden mi bu kadar önemli?
Dedem olur kendisi. Ve yeraltından bir sürü uyuşturucu ve silah ticareti yaptı ama bunu kimseye tek bir Allah'ın kuluna söylemedi, söyletmedi.
Ve herkes onu büyük şirket Holding sahibi bazı ülkeler ile büyük toplantılar ve dahası olarak bilir. Bu yüzden gidip çok özel bir yere gitsem beni almazlar direkt ama dedemin ismini duyunca tabii hemen alırlar.
Babamın da bu işlerde parmağı var ama babamın ismi nadiren geçiyor çünkü dedem demişti ki 'ben ölürsem anca o zaman bilinir ünlenirsin' demişti babam ne kadar karşı çıksa da dedem hep engelledi. Nedeni ne kimse bilmiyor pardon anne annem hariç. O herşeyin böyle olmasına sebep olmuş birisi bana bizlere neler yaşattı bilemez kimse.
"Deden bekir Erkılıç değil mi? " dedi. "Evet" dedim
"Zaten dosyana sen gelmeden önce baktım, ve herşeyin çok temiz. Hem şunu söyliyim seni bu işe dedenden dolayı değil senin üstün başarından dolayı aldım. Artık benim yanımda stajyerlik yapıcaksın. "
Bunu diyen ilk insan olması bana şaşırtıcı gelmişti çünkü herkes beni benim kendi başarımdan dolayı değil dedemden dolayı hep taktir edildim veya işe alındım.
Ama bu adam farklı birisi.
...
İş görüşmemiz bitmişti ve bende hamburger yemeye gitmek için arabaya bindim ve yola çıktım.
Ve tam tünele girmiştim ki arkamdan bir araba takip ediyordu. Arkaya dikkatli bakarken bir arabadan daha fazla araba olduğunu gördüm. Daha çok gaza basıp arkamdaki arabalarla mesafe açtım.
Zaten tünel bitimine yaklaştığımı görünce daha da fazla gaza bastım. Ve tünelden çıktığım gibi bir yola girdim orası merkeze daha yakın bir yoldu.
Ama yolda ilerlerken gaza basıp polis çevirmesi vardı ve bende frene basıyor olsam da boşuna FREN ÇALIŞMIYOR.
Ve polis çevirmesini hemen geçtiğim içinde ilk arkamda bir araba falan yoktu ama bir sorun daha vardı polis bu sefer peşimden gelip kenara çek diyordu.
Yolda ilerlerken daha fazla ilerleyemem o yüzden arka koltuktan çantamı ve eşyalarımı aldım ve acele davranıp kapı kulunu açıp kendimi dışarı attım.
Ve kendimi yere attığım an araba karşıdaki direğe çarpıp hafiften yandı. Hemen ayağa kalmaya çalıştım ama ayağımı kırmış olmalıyım çünkü bileğim çok kötü acıyor. Arkamda olan polisler gelip beni ayağa kaldırmaya çalıştılar. "İyi misiniz hanım efendi? " dedi kolumdan tutup kaldırmaya çalışan adam
Ve ayağa tam kalktım derken bileğim yere deydiği için çığlık attım acıdan "bileğim çok kötü galiba kırdım. " dedim ve adam "tamam ekip çağırıcaz bekleyin" dedi
Bende başımı hafif sallayıp ayakkabımı çıkardım daha doğrusu çıkarmaya çalıştım. Ama öyle birşey oldu ki polisler arabanın etrafına bakarken araba patladı üstüne beni takip eden araba buradaydı. Kendimi geriye doğru çekmeye çalıştım yani geri geri arkaya doğru geldim sırtım duvara değmesi ile arbanın durup içinden onun
Yağızın çıkmasını hiç beklemiyordum. Ben onun yüzünden bu haldeydim birde utanmadan nasıl yanıma geliyor.