İçeriğe geç

Takıntıyla Başlayan Aşk

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Takıntıyla Başlayan Aşk

Bölüm 8

İlk yüzleşme

Elif, Kerem’in karşısında otururken kalbi hızla çarpıyordu. İki kişi arasında oluşan bu yoğun sessizlik, sanki havada asılı kalmış bir elektrik gibiydi. İçindeki korku ve belirsizlik, onu adeta boğuyordu. Kerem’in gözleri, Elif’in ruhunun derinliklerine inmeye çalışıyormuş gibi parlıyordu. Başlangıçta bir kurtarıcı gibi görünen bu genç adam, artık bir gölge gibi hayatının her anına sızmıştı. “Kerem, beni takip ediyor musun?” sorusu, Elif’in dilinin ucunda dolaşıyordu. Bu sözleri sarf etmek, onu daha da zor bir duruma sokacak gibi görünüyordu ama bu düşünceyi kafasından silmek de imkânsızdı. Yüzündeki gülümseme, Elif’in içinde bir tür rahatsızlık yaratıyordu. Sanki Kerem, her anını hedef alan bir ok gibi ona saplanmıştı. Kerem, Elif’in gözlerindeki korkuyu gördüğünde, yanıt vermeden önce derin bir nefes aldı. “Elif, beni tanımıyor musun? Ben seni korumak için buradayım. Her zaman yanındayım,” dedi. Sesindeki samimiyet, Elif’in içinde bir rahatsızlık daha doğurdu. Ama bu defa, gözlerine derinlemesine baktı. “Ama bu… bu normal değil, Kerem,” diye fısıldadı. “Hayatımda bu kadar yer kaplaman… Sanki beni izliyormuşsun gibi hissediyorum.” Kerem’in yüzünde bir anlık bir donma yaşandı. Ardından, “Beni yanlış anlıyorsun. Sadece senin iyiliğin için buradayım,” dedi. Ancak bu sözler, Elif’in içinde bir alarm zili çalmaya başlamasına neden oldu. Cevapları fazlasıyla hazır, tuhaf derecede detaylıydı. “Geçen gün okulda giydiğin mavi elbise çok güzel görünüyordu,” gibi cümleler, Elif’in içindeki korkuyu daha da büyüttü. Kalbinde bir şeylerin yanlış gittiğini hissediyordu. Kerem, gerçekten kötü biri gibi görünmüyordu; ama kendi zihninde iyi biri olduğuna inanıyor gibi bir hali vardı. Bu, Elif’in kafasını karıştırıyordu. İçindeki korkuyla yüzleşmek zorundaydı; bu aşk, bir kurtuluş hikayesi değil, bir tuzağın pençesiydi. “Kerem, bu ilişki sağlıklı değil. Beni bırakmalısın. Ben… ben böyle hissetmek istemiyorum,” dedi Elif, sesindeki titremeyi bastırmaya çalışarak. Ancak Kerem’in yüzündeki ifade aniden değişti. “Ama ben seni seviyorum, Elif. Sen benim için her şeysin,” dedi, sesi karanlık bir tonda yankılandı. O an, Elif’in içindeki korkunun gerçekliğiyle yüzleşmesi gerektiğini anladı. Kerem’in gözlerinde beliren karanlığa baktığında, bu ilişkinin nereye gideceğini biliyordu. Elif, kalbinde bir şeylerin patlamak üzere olduğunu hissediyordu. “Artık bir şey olacak,” diye düşündü, ama bu düşünceler içinde kaybolmuşken, Kerem’in yanındaki gergin bekleyişi onu daha da korkutuyordu. “Ne yapmalıyım?” diye düşündü. O an, kafasının içindeki düşünceler bir bulut gibi yoğunlaşırken, Elif’in içindeki kaygı ve belirsizlik, hayatının en büyük yüzleşmesine doğru sürüklüyordu. Ve Elif, bu yüzleşmenin eşiğinde dururken, bir adım atmanın nasıl bir cesaret gerektirdiğini biliyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.