Elif, son günlerde yaşadığı olayları düşündüğünde, her şeyin bir döngüde tekrar ettiğini hissetmeye başlamıştı. Okulda, arkadaşlarıyla aynı sohbetlerin dönüp dolaştığı anlar, gün geçtikçe içindeki huzursuzluğu artırıyordu. Kalbinde bir şeylerin tam anlamıyla yerinde olmadığını biliyordu; ama ne olduğunu anlayamıyordu. “Bu durum neden böyle?” diye düşündü, bir yudum su alırken. Gözleri, sınıf arkadaşlarının gülüşlerini izlerken, bir an geçmişte yaşadığı bir anı canlandı. O anı, bastırdığı karanlık bir köşeden gelen bir yankı gibi hissetti. Bir gün, Elif okuldan çıkarken, Kerem’in yine onu takip ettiğini fark etti. Ama bu sefer farklı bir şey vardı. “Elif, seni bekleyecektim,” dedi Kerem, her zamanki gülümsemesiyle. Elif, gözlerindeki derinlikte bir şeylerin kaybolduğunu, ama aynı zamanda bildiği bir şeyin de orada olduğunu hissetti. “Kerem, yine aynı şeyi yapıyorsun. Bunu daha önce de söyledin,” dedi. Ama Kerem’in yüzündeki ifade, sadece gülümsemekle kalmayıp, aynı zamanda bir tür rahatsızlık da taşıyordu. Elif, bu döngüyü kırmak için bir adım atmalıydı. Arkadaşlarıyla kafeye gittiğinde, aynı konuşmaların tekrarlandığını fark etti. “Geçen hafta yaptığımız gibi, değil mi?” diye şaka yaptı bir arkadaş. Ama Elif’in içinde bir şeyler kıpırdandı. “Bu gerçekten garip,” diye düşündü. Herkes neşeliydi, ama Elif’in ruhundaki karanlık, her an artıyordu. Bir akşam, evde yalnız kalmışken, aynanın karşısında durdu. Yansımasında, kendisini izleyen başka birinin olduğunu hissetti. “Bu olamaz,” diye düşündü, ama gözleri onu yanılttığını düşünüyordu. Aynadaki görüntüsü, sanki ona gülümseyerek bir şeyler fısıldıyordu. “Gerçek misin, yoksa sadece bir zihinsel yansıma mı?” diye sordu kendine. O an, zihnindeki korku dalgaları, gerçekliğin ne kadar bulanık olduğunu ortaya koyuyordu. Elif, bu durumu kabullenmekte zorlanıyordu. Bir yan karakter olan en yakın arkadaşı Zeynep, ona her zaman destek olmuştu; ama Zeynep’in davranışlarındaki değişimi fark etti. “Beni neden bu kadar izliyorsun?” diye sordu Zeynep bir gün. Elif, bu sorunun altında yatan anlamı çözmeye çalışırken, Zeynep’in gözlerinin ardında bir şeylerin gizli olduğunu hissetti. “Zeynep, sen de mi?” diye mırıldandı. Arkadaşının gülümsemesi, Elif’e her şeyin yolunda olduğunu hissettirse de, derinlerde bir şeylerin yanlış gittiğini fark etti. Gözlerindeki korku, Elif’in zihninin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkmasına neden oldu. Geçmişte bastırdığı anılar, birer birer gün yüzüne çıkmaya başladı. Belki de bu döngü, geçmişteki bir olayın yankısıydı; belki de içindeki karanlık, onu sürekli takip eden bir gölgeydi. “Bunu çözmek zorundayım,” diye düşündü Elif, bir yudum daha alırken. İçindeki bu karmaşayı çözmeden özgür olamayacağını biliyordu. Sonunda, aynadaki yansımasına yeniden bakarken, bir şey fark etti. Yansıması, gülümsemek yerine ona derin bir boşlukla bakıyordu. “Bu gerçek değil,” diye düşündü, ama kalbinin derinliklerinde bir ses, “Belki de asıl gerçek budur,” diyordu. Elif, o an iki farklı gerçeklik arasında sıkışmış gibi hissetti. Gerçekle zihninin yansıması arasındaki çizgi, giderek daha da belirsizleşiyordu. “Artık bir şeyler değişmeli,” diye mırıldandı. Ama ne yapacağına dair bir planı yoktu. Kırmanın ardında ne olduğunu bulmalıydı. Ve Elif, o an karar vermişti: “Bu döngüyü kırmak zorundayım.”
Bölüm 9
Kırılmanın ardında
Bölüm sonu
Sonraki bölüm kilitli
10. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.