"Biz küçükken sen babamla at binmeye giderken Ateş Şelalesinden düşmüştün ve sen ölmüştün."
"Bak bakalım karşında kim var Rebecca? Sürpriz! İşte acı gerçek; YAŞIYORUM!" Rebbecca hafifçe burnundan güldü ve devam etti
"Hayir kardeşim. Sen gerçekten ölmüştün. Hatta cesedini bile bulduk. Zavallı annem ölümüne dayanamadı ve cesedini bulunca..." Mildred sandalyeden kalmaya çalışarak
"Ne Rebecca? Ne oldu? Şöyle!" Rebecca sır tutamamış bir kız çocuğu heyecanıyla
"Ayyy bunu sana söylemeyecektim ama nasıl olsa benimlesin. Bu yüzden söyleceğim. Mildred, doğadaki elementleri bana bir sayar mısın?"
"Ateş, toprak, şu ve hava. Bunun konumuzla ne alakası var?"
"Hatirliyor musun annemiz bir ara bizimle birlikte oynarken elma ağacına çıkmak istedik sen benden öndeydin. Bir ara yanlış yere basıp düştün."
"İyi de bu benim nasıl hala yaşadığının cevabı değil ki!"
"Elementlere ne demiştin? Ateş, toprak, su, hava ve buz! Bu krallığın kızlarına eskiden o kadar zalim davranılmış ki doğa buna isyan etmiş ve krallığın soyundan gelen kızlara kendilerini ve başkalarını korumak için bu elementlerin güçlerini vermiş"
"Peki aannem bu krallıktan değildi ki. Babam bu krallığın soyundan geliyor."
"Sözümü kesme! Krallığın eğer kız çocuğu olmassa yapılabilecek bir yöntem daha var. Kanları birleştirmek. Yani annemle babamin eli kesilerek annemin elini babamın kanına bastırmışlar."
"Annemin gücü neydi?"
"Sen o gün tam araçtan düşecekken annem 'Hayir diye bağırarak elini öne atmıştı. O sırada sen görmedin ama annemin elinden buz çıktı ve o buz senin altına bir basamak oluştu. Ayrıca annemin iyileştirici gücü de vardı. Annem insanları iyileştirmeyi bir zamana kadar çok sevdi. Fakat yıllar onu değiştirdi. Evlilikleri de iyi gitmiyordu. Çünkü babam kanserdi ve annem babam için iyileştirici gücünü kullanmıyordu."
"B-babam kanser miydi?"
" Ahh küçük ve saf Mildred. Sen üzülme diye babam sana hiç bir şey söylemedi." Mildred beyninden vurulmuşa dönmüştü. Tam bunları idrak etmeye çalışırken bir topuklu ayakkabı sesi geldi. Kışa süre sonra da kapı açıldı
"Merhaba tatlım! Anneni özeledin mi bakalım!"