Konuşma sesleri alaycı bir tondaydı ve konuşmadan çok uğultu gibiydi. Gözleri yarı bulanık bir şekilde açılmaya zorlanıyordu. Şiddetli baş arıları da cabasıydı. Başını bir yere mi vurmuştu? Yoksa bilerek mi başı bir yere vurulmuştu? Gözleri bir kaç dakika sonra ancak açılabilmişti. Karsısında elleri kelepçelemiş olan çaresiz Danny vardı. Onu görünce eteklerini hızla toplayıp anlamsız bakışlarla karşısında duran kişiye göz attı. Saçları ıslanmış, dağılmış ve kirlenmişti. Yüzü ve elleri de tıpkı saçları gibi kurumuş çamurla kirlenmişti. Danny gözlerini açtığında ikiside birbirlerine anlamsız bakışlar attılar ve Mildred
"Siz de kimsiniz?" dedi. Danny
"Ben Danny siz de Prenses Mildred..." dedi anlamaz bakışlarla. Ikisi de
"Benim burda ne işim var?" dediler. Danny
"Prensesim, lütfen söyleyin de bizi burdan çıkarsınlar."
"T-tamam... Muhafızlar! derhal bizi burdan çıkarın." Fakat muhafızların hiç birinden ses yoktu. Mildred tekrar bağırınca muhafızlardan biri
"Hanımefendi lütfen sorun çıkarmayın" dedi. Mildred otoriter bir ses tonuyla
"Ben Prenses Mildred'im ve emirlerimin derhal yerine getirilmesini istiyorum!" Adam hafifçe burnundan gülerek
"Ben de 21. Yüzyıldan geliyorum ve 2020 yılında bir virüs ortaya çıkacak! Lütfen saçmalamayın hanımefendi. Prenses Mildred 6 yaşındayken Kral la birlikte gittigi bir at turunda Ateş Şelalesinden yuvarlarınıp öldü." Mildred duyduklarıyla beyninden vurulmuşa döndü. Sesini yerinde tutmaya çalışarak
"Kız kardeşim Rebecca'yla görüşmek istiyorum."
"Malesef hanımefendi bu mümkün değil. Kraliçe kendini prenses sanan bir kadınla görüşemeyecek kadar meşgul." dedi ve kestirip attı. Fakat Mildred bağıra bağıra bu isteğini tekrar edince baş muhafız dayanamayıp Mildred i 'Kraliçenin' yanına götüreceğini söyledi ve kolundan tutarak Rebecca nin odasına doğru yola çıktılar.
Mildred Rebecca nin odasına vardığında muhafız hafifçe kapiyi tiklatti ve içeriden sinirli bir ses
"Gel!" dedi. Rebecca nin yüzündeki o sınırlı ifade Mildred i görünce kayboldu ve muhafızlara bir sandalye uzatarak
"Bağlayın" dedi. Bağlama işi de bittiğinde Mildred
"Neler oluyor Rebecca?" dedi. Rebecca ysa küçümseyici bir taravırla
"Ahhh tatlım hatırlamıyor musun? Merak etme sana verilen ilaçtandır sorun yok. Sadece kafanı çarpınca hafızanın bir bölümü silinmiş. Ne zaman geçeceği belli değil." Mildred anlamda gözlerle
"Ne oldu Rebecca?"
"Merak etme tatlım anlatıcağım. Her şeyi..."