Uykum zaten çok da mükemmel geçmiyordu . Ama Eftalya'nın ağlayış sesleri çok da güzel geçmeyen uykumu gölgeliyor ve göz kapaklarımın aralanmadına sebep vererek uykumun son bulmasına sebep oldu. Göz kapaklarımı aralayıp yaklaşık bir 5 saniye ışık olmadığından kabuslarım kadar karanlık olan duvara baktım ve ayıldığımı anladığım an doğrulup kanepeden kalktım. Yarı açık bilincimle kendimi bir yerden diğer yana sürüyordum. Eftalya'nın yatağına doğru yürüyorken ayağıma çarpan ufak şeyle irkildim. Eftalya'nın terliği ayağıma çarpmıştı . Bu sayede tamamen ayılmıştım ve onun yanına ulaştığımda yatağında uzanan çaresiz kıza gözlerimi değdirdim. Hala uyuyordu fakat kabus gördüğü 40 metre öyeden anlaşılıyordu. Gerilmiştim , onu uyandırmam gerekiyordu.Telaşlı bir biçimle omzunu sarsıp kalkması için bağırdım .
-"Eftalya uyan güzelim geçti!"
Mırıldanıyordu, sessizce haykırıyordu. Haykırışlarındaki acıyı hissedebiliyorduk. Aynısını nerdeyse her gün zaten yaşıyordum. Ama başkası yaşayınca istemsizce canım yanıyordu. Başkası benim yaşadıklarımı yaşasın istemezdim. Hele ki Eftalya 'nın asla. Ona değer veriyordum , artık ortağımdı çünkü . Bir anda göz kapakları aralandı ve ağlamaya başladı. Haykırışları bu sefer kendini gözlerinde belli ediyordu. Eftalya kahroluyordu , önümde kendi kendini bitirirken bense hiçbir şey yapamıyordum. Ve bu da beni kahrediyordu . Eftalya'ya hiçbir şey söylemedim. Söyleyemedim , bilemedim ne diyebileceğimi. Kocaman sarılmak istedim sadece , sarıldığım an o da bana sarıldı. Kafasını boyun boşluğuma yerleştirip ağlıyordu. Gözyaşları boynumu ıslatıyordu, boynumu yakıyordu. O ağladıkça adeta canım acıyordu. Ne yapabileceğimi bilmiyordum. Kocaman sarılmaya çalışıyordum , ne kadar büyük olabilecekse. Ağlaması gerekiyordu, rahatlayacaktı sonunda. Elinde sonunda rahatlayacaktı ama önce ağlamalıydı. Acı çekmeden mutlu sona ulaşılmazdı çünkü. Hep böyle değil midir zaten? Mesela Rachel ve Ross onca zorluk yaşamasa beraber olabilirler miydi? Bu iyi bir örnek olmamıştı galiba.
- "O gitti Varis ve ben hiçbir şey yapamadım, o ellerimden kayıp gitti. Dokunmaya kıyamadığım miniğimi aldılar benden. " ağlamaktan konuşamıyordu . Sesi boğuktu. Şaşkınlığımı gizleyemiyordum. Miniğim derken bir çocuktan mı bahsediyordu? Eftalya'nın bebeği olamazdı değil mi ? Yoksa olabilir miydi?
-"Ne oluyor Eftalya? Sakin ol geçti , burdayım ben her şey düzelecek. Ayrıca kimden bahsediyorsun ? Kim gitti Eftalya, kim bıraktı seni ? Anlatmak istersen seni seve seve dinleyebilirim. " dedim . Sakinleşmeye çalışıyordu . Derin bir nefes aldı, ağlaması yavaşlamıştı ama hala devam ediyordu. Gözlerindeki rimel akmıştı. Onu çıkarmayı unutmuş olmalıydı, gözlerinin mavisi kararmıştı. Elimle gözyaşlarını sildim ve sakinleşmesi için elimden ne geliyorsa tapmaya çalıştım. Başucumda duran pembe sürahiden koca bir bardak su doldurup Eftalya'ya uzattım. Bardağı iki eliyle sıkıca tutup tekte içti. Kolumu sıktı, acıyordu . Birinin yokluğu çok acıtıyordu ama o kimdi ? Eski sevgilisi falan mıydı acaba?
-" Anlatmak istersen dinlerim." diye tekrar etmiştim , rahat hissetmesi için elimden geleni yapıyordum.
Eftalya ne kadar ağlasa da konuşmaya çalışıyordu:
-"Onu kaybettim Varis , her şeyimi kaybettim . En yakınımı kaybettim , Nehirimi kaybettim. Nefes alamıyorum Varis."dedi.
Nehir kimdi, kardeşi falan mı? Maşallah Meryem Ana ve Savaş Bey hızlıymış baya. Ne diyorsun Varis kendine gel. Gülmemeye çalışırken ciddiyetimi korumayı başararak başını okşadım:
-" Sakin ol , geçti . Burdayım ben Eftalya . Nehir kim ve ne oldu ona ? Bana güvenebilirsin." Başını okşayarak onu güvende hissettirmeye çalışıyordum.
Derin bir nefes aldı. Gözlerini sildi, ağlamayı kesmişti ve yavaş yavaş toparlıyordu. Gözlerinin altı şişmişti. Ağlamaktan burnu kızarmıştı. Donuk gözlerle bana bakıyordu , onu süzdüğümün farkındaydı.
-" Bugün yani 28 Ocak Nehir'in ölüm yıldönümü. 28 Ocak 2015 , tam 8 yıldır arkadaşımın acısıyla yaşamaya çalışıyorum ben Varis. Yaşayamıyorum ben, sadece nefes alıyorun .Hani sen ateşten ölesiye korkuyorsun ya , bende siktiğimin gününde arkadaşımı gözlerimin önünde elimden aldı diye siktiğimin denizlerden korkuyorum. 8 yıldır bir kez bile denize veya havuza girmedim, adam var ama adama bile gidemedim Varis. Deniz görünce Nehir'in elimden kayıp gidişini hatırlıyorum , o benim her şeyimdi anlıyor musun Varis? Biz onunla o gün sadece siktiğimin balosunun alışverişi için sahile gideceğiz diye çıktığı evine bir daha giremedi benim arkadaşım. Babası siyasetçi diye kıydılar canına. Babası muhalefet diye kıyıldı kardeşimin canına .Benim Nehir'in siyaset bilmezdi ki. Benim bebeğim ne anlar siyasetten? O oy bile kullanamadan vermek zorunda kaldı son nefesini. Benim babam da siyasetçiydi , onun başına da gelebilirdi bu , keşke Nehir yerine orda ben olsaydım . O bunu haketmiyordu Varis , o daha çocuktu. Söz vermiştik, kızım olursa adını Nehir koyacaktım ve o da Eftalya koyacaktı. Ve ben sözümü tutacağım ama o tutamayacak çünkü benim kardeşim toprağın altında çürüdü. " dedi. Ağlamaya başladı tekrardan , yaralarını sarmak istercesine sarıldım bu sefer. Sarılırsam geçecekmiş gibi.
Gerçekten çok ama çok şaşkındım. Eftalya adına çok üzgündüm , Eftalya'nın da kalbi vardı. Duyguları,arkadaşları ve belkide sevgilisi vardı ve o bir şeylere bağlanmıştı , sular onu bağlarından koparmıştı. Aslında su sadece göstermelikti , onu alan sular değil babası ve onun çevirdiği oyunlardı ama bunu tabiki şu an Eftalya'ya bu şekilde söylemek istemiyordum. O da bunu biliyordu fakat suçu sulara atıyordu.
-" Eftalya seni yormak istemiyorum ama lütfen şu olayı baştan anlatabilir misin? " diye sordum sakinliğimi korunaya çalışarak.
Yutkundu, kadının canı yanıyordu ama adam hiçbir şey yapamıyordu. Gözyaşları süzülüyordu gözlerinden . Bana baktı , bir daha baktı . Duvara baktı , etrafı detaylıca inceledi . Benim yüzünü incelediğim gibi. En sonunda konuşmaya çalıştı , biraz kekeledi ama sorun yoktu.
- " Nehir benim kardeşim gibiydi ,en yakınımdı . Kardeşlerimin hiçbiri onun kadar beni sevemedi Varis. Ve tabiki ben ise onu denizlerin yutup benden almasına izin verdim. Onun bana verdiği değeri ona veremedim . O benim için ölürdü ama ben onun için ölememiştim.O yüzme bilmiyordu biliyor musun? Benim miniğim yüzme bilmezdi .Sadece onunla beraber alışverişe gitmek istemiştik. Ama sonra nehir ısrarla sahile gitmek istedi. Biraz da sahilde gezdik hatta şu çok sevdiği bir şarkıcı vardı . Albümü yeni çıkmıştı , çok istiyordu dinlemeyi ama dinleyemeden öldü miniğim. O gün aldık istediği albümü ama dinleyemeden gitti miniğim . İskeleye doğru yürüdük, aptal kafam keşke eve gidelim deseydim . Vardığımızdaysa o oturdu ve sanki öleceğini biliyormuşçasına benimle ölüm hakkında konuştu. Sonra ben çok susayınca gidip ona ve kendime su aldım. Sadece 2 saniyeliğine arkamı dönmüştüm . Sonra denizden bir ses geldi , arkamı döndüğümde suya düşmüştü. Benim Nehir'im yüzme bilmezdi ki. Yardım diledim , bağırdım ama kimse yardım etmedi. İnsanlara dilsiz geldim , onlar bana sağır geldi. Yüzme bilmiyordum ama buna rağmen bende peşinden atladım ama yetişemedim . Varis, geç kaldım kardeşim için." dedi.
Ağlıyordu, zavallı kız anlattıkça daha çok ağlıyordu . Kız basbayağı intihar etmişti fakat Eftalya o kadar inanmamıştı ki bu duruma suçu kendi üstlenmişti. Halbuki onun hiçbir suçu yoktu ve kendini bu yüzden yıpratmamalıydı. Ama insanoğlu işte her şeyi üzerine alınıp kendini yıpratıyordu. Ama küçük bir kız neden intihar etmek isterdi ki? 16 yaşında bir kız neden ölümü arzulardı? Ne derdi olabilirdi ki ? Hem de 2016 gibi mükemmel bir yılda ?
Gözyaşları ensemi ıslatırken saçlarını okşuyordum.
-" İntihar etmesi senin suçun değil. Kendine yapma bunu ." dememle irkildi ve geriye çekildi.
-" Ne intiharından bahsediyorsun sen ya? İntihar etmedi o denize atlamadı benim kardeşim Varis . Babasından dolayı onu vurdular. O sadece yüksek mevkili bir siyasinin kızı olduğu için onu vurdular. Benim kardeşim sadece babasının mevkisi yüksek diye öldürüldü." Sesini yükseltmişti sinirle . Ben ise haliyle şaşkındım .
Kız intihar etmemişti , babası yüzünden suikasta uğramıştı. Gencecik bir kız çocuğu sadece ailesinin mevkisi yüzünden suikaste uğramıştı. Eftalya'yı anlıyordum ve aslında Eftalya gerçekten ailesi gibi kötü biri değildi , sadece sevgiye muhtaçtı ve ben artık ona bu sevgiyi vermek istiyordum. Ona ailesinin vermediği sadece Nehir'in verdiği o sevgiyi 8 yıl önce kaybetmişti o. Nehir'in verdiği sevgiyi o gün kaybetmişti ve bunu ona kazandırmak istiyordum. Onun mutluluğu için her şeyi yapabilecek durumdaydım şu an.
-" Eftalya, senin için gerçekten çok üzgünüm . Ve arkadaşın arkadaşın için olan acını gerçekten anlıyorum. Sadece şunu bilmeni istiyorum, ne olursa olsun artık senin yanındayım , her konuda. Seni çok iyim anlıyorum ve sana yemin ederim ki bunları beraber aşacağız. Bana güvenebilirsin . İzin ver yaralarını sarayım."dedim.
Sinirlenmişti .
-" Sen beni anlayamazsın, zaten hiçbir zaman da anlayamayacaksın değil mi Varis? Nehir'imi kaybettim ben sen bana ne anlatıyorsun? Kes bencilliği . Ben hayatımdaki en sevdiğim , en güvendiğim insanı kaybettim ben kardeşimi kaybettim ." dedi .
Sinirliydi ve siniri bana değildi biliyorum ama yine de sinirlenmiştim. Ortam çürük vişne kokuyordu. Sinirden sırıtıyordum .
-" Ben tüm ailemi kaybettim, siktiğimin yangınında o gece tüm ailem kül oldu. Cesetlerini bile gömemedik anladın mı? Tamam anlıyorum senin de kayıpların oldu ve acını asla hafife almıyorum ama tek kayıp veren sen değilsin . Bırak birbirimizin yaralarını saralım be kadın. " dedim.
Uzun bir sessizlik oldu , ve bu sefer ağlayan tek o değildi . Gözümden bir damla yaş aktı ama gülümsüyordum . Sinirden gülüyordum, bu sefer kocaman sarılan Eftalya'dan başkası değildi.
-" Varis, ben bilmiyordum , gerçekten bilmiyordum çok ama çok özür dilerim." Dediğinde kulağına mırıldandım .
-" Sakin ol , sorun yok . "
Şu an biraz da olsa ikimiz de rahatlamıştık . Anlatmak bana da iyi gelmişti .Acılarımızı biraz da olsa dindirmeyi başarmıştık. Konuyu değiştirip bambaşka yerlere çekmem gerekiyordu çünkü şu anlık bu kadarı fazla bileydi.
-" Tamam boşver önemli değil , geçti ve geçmeye devam edecek. İnan bana ne olursa olsun hep yanında olacağım." dedim.
Gerçekten sevgiliymişiz gibi onu sahiplenmiştim . Bu ailede ona yardım edebilecek başka kimse yoktu.
- Gerçekten mi , yani boşandığımız zamanda yanımda olacak mısın? "dedi.
-" Evet , her zaman olacağım . Sen istemesen bile ." Dedim
Yüzümde anlamsızca bir sırıtma meydana gelmişti ve sebebini asla anlayamıyordum.
-" Sen yanımdaysan halledebilirim sanırım."
İstemsizce gülüyordum ve gerçekten sebebini bilmiyordum . Büyülenmiş gibiydim.
-"Bana niye öyle bakıyorsun , aşık mı oldun yoksa ? Biliyorum mükemmel bir yüzüm var ilk değilsin ." dedi dalgaya vurarak. Az önce ağlayan kız şu an gülümsüyordu . Sahi gülümsemek ona çok yakışıyordu. İnci dişleri gözlerimi parlatıyordu adeta.
-"Belki..." diye mırıldandım.
-" Ne?" dedi şaşkınlıkla. Gerilmişti.
İstemsizce kahkaha atmıştım . Çok tatlı gözüküyordu. Sahi ona aşık olmuş olabilir miydim ? Yok artık daha neler.
-"Çocuk gibisin ." Bana bakarak sırıtıyordu. Uzun bir sessizlik oluşmuştu. Bu sessizliği bozan ise tabiki bendim.
- " Ne tesadüf değil mi ?" diye sorarak sessizliği böldüm.
-" Tesadüf olan ne ?" Gözleri gülümsüyordu , cevabımı merak ediyordu.
-" Sen sudan ölesiye korkarken bense ateşten ölesiye korkuyordum. İkimizde çok yakınlarımızı kaybettik.Deja vu gibisin adeta. "Gözlerimi ondan almak imkansızdı.
-" Evet ne büyük tesadüf , ayrıca neden deja vu gibiymişim?" diye sordu.
-" Seni sanki daha önce görmüşüm gibi hissediyorum , biz bunları yaşamıştık ama hatırlayamıyorduk , belki daha önceden tanışıyorduk. Ama seni tanıyor gibi hissetmeye başladım son zamanlarda. Yani bana hem çok yakın hem çok uzaksın . Hem benimsin hem yasaksın ." Gerçekten böyle hissediyordum.
Korkmaya başlamıştım, gerçekten ondan hoşlanıyor olabilir miydim?
-" Su ateşi söndürür ." diye mırıldandı.
-" Ne ?" diye sordum. Anlamamıştım.
- "Sen su oluyorsun işte bende ateş. Birbirimizden korkuyoruz ama birbirimizin yaralarını sararsak belki iyileşiriz ." dedi.
- " Bende bundan bahsediyorum ." dedim. Şükür anlamıştı.
- " Sıra sende ." Yüzünü incelerken söylediğini algılayamamıştım.
-" Ne? " diye sordum ikinci kez. Neyden bahsediyordu ?
- " Ben sana yaşadıklarımı anlattım ve şimdi sıra sende. Önce biraz ter dökmeliyiz ki sonumuz hayrolsun." Dedi sırıtarak.
Derin bir nefes aldım . Hazır olup olmadığımdan nerdeyse hiç emin değildim . Atak geçirmezdim değil mi? Füsun da burda yoktu. Ama ona güveniyordum , kendime güvendiğimden çok hem de . Yapacaktım , bu sefer sıra gerçekten bendeydi . Gözlerine baktım sonra duvara ve sonra yerdeki halıya . Ardından hazır olduğuma emin oldum.
-"Nerden başlayayım?"