18 Ocak 2015
-" Hadi ama Eft o çocuktan hoşlanmış olamazsın o tam bir aptal. Lütfen şaka yapıyorum de bana. Ömer'den hoşlanmanı bile anlayışla karşılayabilirim ama Ege ? Ciddi olamazsın. " Şeker gibi kokan bu ses Eftalya'nın en yakın arkadaşı yani en güvendiği insan olan Nehir'den başkası değildi. Karakterleri birbirine çok yakındı. Ama Nehir her zaman mantığını kullanırdı . Eftalya'nın aksine. Eftalya kalbine söz geçirebilen bir kız değildi . Genelde kalbiyle hareket ederdi. Nehir ince bir oka benzeyen ve Eftalya'nın kaşlarıyla nerdeyse aynı renge sahip olan kaşlarını çattı. Eftalya'ya kızgın gözükmek istiyordu. 16 yaşında olmalarına rağmen fazla olgun sayılmazdılar. Deniz gözlü kız kendine bakan orman yeşili gözlerin baskısından kurtulmak istercesine bahane uydurmaya çalışıyordu. Çünkü Nehir'in çenesine düşmek istemiyordu. Nehir'in çenesine düşünce kurtulmak pek mümkün gözükmüyordu çünkü. Eftalya onu çok yakından tanıdığından bunu pekala biliyordu. Onu geçiştirip konuyu değiştirmeye çalışacaktı . Genelde bu şekilde kurtulurdu zaten.
-" Ama çocuk yakışıklı. Ayrıca eteğin çok güzelmiş nerden aldın? Nar çiçeği mi bu?" dedi Eftalya. Nar çiçeği olduğunu pekala biliyordu ama konuyu değiştirmek için bilmiyormuşcasına sormuştu.
-" Değil anla artık şunu , ayrıca konuyu değiştiremeyeceksin bu sefer ve evet nar çiçeği . Şu yeni açılan butikten aldım. " dedi. Eftalya istediğine ulaşmıştı.
-" Evet gördüm orayı , cumartesi bakalım mı oraya?" dedi .
-" Olur , hatta harika olur benim için." dedi sırıtarak.
Yeni alışveriş merkezinden çıkıp alışveriş yapmamışlar gibi haftaya gidecekleri yer için plan yapıyorlardı. Zenginlik böyle bir şeydi galiba. Eftalya ve Nehir ellerindeki poşetleri yakın korumalarına verip sahile inmişlerdi. Korumalara onlarla gelmelerine gerek olmadığını ve onları Eftalya'nın çok sevdiği pastanenin önünden alabileceklerini söyledikten sonra yürümeye başlamışlardı. Nehir ile kendini bildi bileli arkadaştı çünkü Nehir'in babası Fehmi Bey ile Eftalya'nın babası Savaş Bey aynı partide üst mevkili müvekkillerdi ve aynı zamanda çok yakın arkadaşlardı. Hatta partiyi kuran 8 kişilik kuruldalardı. Parti'nin çok iyi ameller için açıldığı düşünülsede aslında pek öyle sayılmazdı. Nehir ve Eftalya doğduklarından beri beraberlerdi ve ölene kadar beraber olacaklardı. Birbirlerine söz vermişlerdi , bu sözü sadece ölüm bozabilirdi.
-" Sen Dilara'nın sevgilisini gördün mü ?" dedi Eftalya. Dilara , Nehir ve Eftalya'nın sınıfındaki bir kızdı. Eftalya kızı pek sevmese de güzel olduğunu asla inkar etmiyordu. Dilara'nın sevgilisi Mete ise Eftalya'ya göre Dilara'yı asla haketmiyordu. Dilara ona göre daha iyilerini hakediyordu. Çünkü Mete ne kadar yakışıklı olsa da karaktersizin tekiydi. Eftalya'ya birkaç kez asılırken Nehir şahit olmuştu ve Dilara'yı uyarmalarına rağmen Dilara onlara inanmamıştı.
-"O kız o salakla nasıl sevgili asla anlayamadım bende . Hem de onu o kadar uyarmamıza rağmen. Aptal kız , kim bilir ne zaman uyanacak? Ayrıca senin durumunu da unuttum sanma . Ayrıca senin durumun da ondan farklı değil ." dedi Nehir trip atarcasına .
-" Ya ne alaka ne alaka? Ben o kız gibi aptal mıyım Nehir?" dedi Eftalya , Nehir'e sarılarak.
- " Çocuk tam bir salak ve yavşağın teki sen onu boşver bana kaç." dedi Nehir sırıtarak.
-" Kaçır beni Nehir'im . Seninle dağda bir yaşama bile varım." dedi Eftalya dalga geçerek. Birbirlerine yavşamak çok eğlenceli geliyordu onlara.
-"Kaçırıyorum seni bu akşam kuzu. Ayrıca dağı kafandan çıkar o kadar ayı değilim." dedi Nehir ve gülüşerek yürümeye devam ettiler.
-" 1989 çıktı 3 ay önce ve hala plak alamadım. Şuradaki mağzada satılıyordur gidip alalım mı?" diye sordu Nehir heyecanla. Taylor'ı çok seviyordu. Eftalya isteksizce Nehir'in çekiştirmesiyle içeri girdi. Nehir heyecanla reyonları gezerken Eftalya peşinden gidiyordu.
-" Eft ben şu tarafa gidiyorum sende diğer tarafa bulan diğerine haber veriyor anlaştık mı?" dediğinde heyecanla koşturarak Eftalya'ya gitmesini söylediği tarafa gitti. Eftalya gülerek diğer tarafa geçip plakları karıştırıp aradığını bulmaya çalışıyordu. En sonunda bir rafta durmuş rafı karıştırarak plağı arıyordu. Taylor'ın diğer 3 albümü bu rafta vardı bu da burda olmalıydı. Rafı karıştırırken en sonunda aradığını bulmuştu. Sırıtarak 2 tane plak alıp elini çektiğinde dirseği yanında olduğunu yeni farkettiği çocuğa çarpmıştı. Çocuk Eftalya ile aynı yaşta sayılabilecek gibiydi. Eftalya'nın onun omzuna bile zor yetiştiğini saymazsak tabi. Yüzünü çocuğa döndüğünde gözlerini alamamıştı. Çocuğun Kızıl saçları Eftalya'yı büyülemişti.
-" Kusura bakmayın yanlışlıkla oldu." dedi utangaç bir sesle.
-" Önemli değil , bu arada bende aynı plağı arıyordum orada başka var mı?" diye sordu çocuk gayet nazik ve tatlı bir dille. Sesi Eftalya'nın içini ısıtmıştı , adeta büyülemişti. Çocuğun Taylor dinlemesi çok hoşuna gitmişti. Tabi plağı kendi için alıyorsa. Az önce karıştırdığı rafa geri döndü ve aynı plaktan bir tane daha bulup çocuğa uzattı sırıtarak.
-" Teşşekür ederim. " dedi sırıtarak.
-" Rica ederim , Eftalya ben bu arada ama sen güz- yani Eft diyebilirsin." dediğinde Eftalya çok utanmıştı.
"- Deniz bende, memnun oldum güzelim. Yani Eft. "dedi sırıtarak. Eftalya'nın utanması hoşuna gitmişti.
-" Eft bulduysan çıkalım hadi!" Nehir , Eftal'i çekiştirerek kasaya götürdü ve plakları aldıktan sonra dışarı çıktılar. Eftalya hala olayın şokunda olduğundan konuşamıyordu. Çok utanmıştı, Nehir'e olayı anlattığında ise Nehir onu çekiştirerek çıkardığı için pişman olmuştu.
Gökyüzü turuncuya çalıyor gibiydi ve Eftalya bu gün tamı tamına 8 bardak kahve içmişti o yüzden bu gece uyuyabileceğini sanmıyordu.Gerçi genelde uyumuyordu ama neyse. Gerçekten çok yorulmuşlardı ama ayrılmak istemiyorlardı, sanki son günleriymişçesine günün sonuna kadar tadını çıkarmak istiyorlardı ki sanki bir daha asla görüşmeyecek gibi son kez eğlenmişlerdi. En son hava kararmaya yaklaştığında Nehir'in ısrarıyla bir iskeleye geldiler ve iskelenin kenarına oturup konuşmaya başladılar.
-" Söylesene sence ölüm nasıl hissettiriyordur?" diye sordu Nehir. Eftalya sorunun ağırlığıyla afalladı. Nehir bunu neden sorardı ki ?Eftalya korkmasına rağmen düşünmüştü. Kurtuluş muydu ölüm? Asla! Özellikle bir insan kurtulacağım diye canına kıyıyorsa. Bu fazla saçma geliyordu. Çünkü insanoğlu canının kıymetini bilmiyordu. Sana verilen bu değerleri , imkanları neden kullanmıyorsun . Neden en ufak sıkıntında hayatından vazgeçiyorsun. Vazgeçmek demenin kaybetmek olduğunu bilmiyor musun? Düşünüyordu. Acaba nasıl öleceğim diye düşündü istemsizce.En acı yöntem boğulmakmış diye duymuştu. En acısız şekilde ölmek istiyordu.
-" Nasıl öldüğüne göre değişir ayrıca şimdi ne alakası var Nehir?" diye sordu Eftalya. Kendine zarar vermesinden korkmuştu.
-" Bilmem sadece merak ettim, mesela boğularak ölmek acı verir mi?" diye sordu. En çok acı veren zaten boğularak ölmek veya yanarak ölmekti. İkisi de Eftalya'nın tercihi değildi açıkçası.
-" En çok yanarak ve boğularak ölmek acı verir diye biliyorum ama bence boğularak ölmek daha çok acı veriyordur . Çünkü bilirsin , ciğerlerinde hava kalmaz ve dibe gömülürsün falan ." diye yanıtladı Eftalya. Nehir için endişeleniyordu.
-" Bence boğularak ölmek acı vermiyordur deneyelim mi?" dedi Nehir.Kahkaha atarak konuşmuştu ama Eftalya gülmemişti.
-" Nehir saçmalamaz mısın lütfen, ölmek istemiyorsun değil mi?" dedi Eftalya. Çünkü Eftalya' ya göre ölüm kurtuluş değildi, ölüm kotüydü ve sadece kaçmaktı. Kaçarak asla kurtulamazlardı ve arkalarında da acı bırakırlardı. Arkalarında bıraktıklarını yok saymaktı bu bencillikten başka bir şey değildi ve asla intihar ona mantıklı gelmeyecekti. Eftalya ne kadar bencil gözüksede hiçbir zaman bencil bir insan olmamıştı.
-" Saçmalama tabiki şaka yapıyorum Eft sen beni ne sandın?" dedi Nehir gülerek . Ama Eftalya korkuyordu. Gerçekten onun için endişelenmeye başlamıştı.
-" Peki ben iki dakika bir su alıp geleceğim , sende istiyor musun?" diye sordu Eftlaya.
-" Yok kuzu sağol." diye yanıtladı Nehir. Eftalya , Nehir'in omzuna küçük bir öpücük kondurdu . Nehir için endişelenmesine rağmen bir şey olmamış gibi yüzünü düzeltip arkasını döndü ve gördüğü seyyar satıcıdan iki tane su aldı. Bozukluk bulamadığından büyük siyah çantasını kurcalıyordu. Tam parayı uzatıp arkasını döneceği an denizin ortasından hoyrat bir ses gelmişti. Eftalya sesle beraber irkilirken olayın farkına varamamıştı fakat bu sabah deniz ,o koca 16 yaşındaki genç kızı içine almıştı ve dışarı çıkarma gibi bir niyeti yoktu. Eftalya Nehir'in suya düştüğünü görüp idrak edince deniz mavisi gözleri kocaman açıldı ve elleri titremeye başladı. elindeki sular yere düştü ve Bir anda iskeleye koşmaya başladı ve aynı anda " Nehir" diye bağırıyordu. Ne yapacağını bilmiyordu, çok çaresizdi. İskeleye geldiğinde bağırmaya başladı:
-" O YÜZME BİLMİYOR NE OLUR YARDIM EDİN, BENİM NEHİRİM ÇOK KORKAR ÖLMEKTEN NE OLUR YARDIM EDİN , İMDAT" dedi deniz gözlü kız. Bağırması bir işe yaramış olacak ki insanlar iskelede toplanmış denize bakıyorlardı. Yardım etmek istiyorlardı ama uzun bir süre kimse suya atlayıp kıza yardım etmeye tenezzül bile etmedi.O an kimsenin denize atlayıp yardım etmeyeceğini anlayınca okyanus gözlü kızın gözü döndü ve suya atladı, her şey bir anda gelişmişti , bir anda başlayıp bir anda bitmişti. Eftalya koca denizin içinde Nehir'in bedenini arıyordu. Bulup karaya çıkarmak için debeleniyordu. Küçücük bedeniyle kendisi kadar bir bedeni bulmaya çalışıyordu . Kısa bir süre sonunda Nehir'in baygın bedenini bulup kucakladı ve kendini karaya attı. Nehiri karaya çıkardığında Eftalya elindeki kırmızı sıvıyı yeni farketmişti. Nehirden kan geldiğini yeni anlıyordu.Nehir intihar etmemişti, Nehir vurulmuştu. Nehir kendini öldürmeye çalışmamıştı, biri Nehir'i öldürmeye çalışmıştı. Nehir'i yavaşça kumsalın üzerine bıraktı ve kalabalığın arasından bir kadın doktorum diyerek acil müdahale yapıp ambulans çağırdı. Eftalya kös kös beklemek zorundaydı . Nehir'in başında dikilip ağlıyordu . Ambulans gelene kadar ağlamıştı .En sonunda ambulans geldiğinde Eftalya Nehir'i orada yalnız bırakamayacağını anladı. Çünkü son nefese kadar berabereyiz demişlerdi ve Nehir eğer burada son nefesini verecekse bile Eftalya o an onun yanında olmalıydı. Bunu bilerek bir yandan dua ederken bir andan Nehir'e bakıyordu. Sonuçta Allah dualarımızı kabul ederdi değil mi? Nehir gözlerini açmıyordu ve bir anda cihazdan "tık" diye bir ses geldi. Eftalya duraksadı, olayı idrak ettiğinde sedyedeki Nehir'e sarılarak ağlıyordu.
-" 18 Ocak 2015 , hastanın ex saati 19.15."
Eftalya inanamıyordu gittiğine. Hemşireler kollarından tutup onu sakinleştirmeye çalışsalarda nafileydi. Eftalya sakinleşemezdi.
-" Ölmedi ki o , şaka yapıyor size . Çok sever Nehir şaka yapmayı. O ölemez ki daha çok genç . Ölmek için fazla neşeli benim kardeşim." Kendini inandırmaya çalışıyordu. Ölmediğine inanmak istiyordu ama bu ona yetmiyordu. O Nehir'i kaybetmişti. Nehir'e sarılarak ağlıyor ve son kez olduğunu bilerek onun boynunu koklayıp onu öpüyordu.
Evet Eftalya can yoldaşını kaybetmişti ve bu kadardı, Nehir için yolun sonuydu. Eftalya içinse travmaların başlangıcı.