Ada’nın evden gitmesinden neredeyse 2 saat geçmişti ama hayla gelmemişti.
Deniz en çok merak edendi, sürekli onun yanına gitmek istediğini söylüyordu ama Eymen izin vermiyordu ve birazdan gelecek diye teselli ediyordu.
Birkaç dakika aramızda ki gerginlik devam ederken evin dış kapısından bir ses geldi. Kapı açılma sesi. Ada gelmişti. Deniz hemen Ada’nın yanına geldi ama Adanın gözleri kızarmıştı, Deniz’i hafifçe iterek yalnız kalmak istediğini söyledi ve odasına gidip kapıyı ardından kapattı.
Deniz şaşkınlıkla ona bakıyordu ve onun içinin parçalandığından adım kadar emindim.
Özgür Deniz’in sırtını sıvazladı, onu salona doğru götürdü. Ben Deniz’e su getirdim ama içmek istemedi. Neden Deniz bu kadar tepki vermişti? Ada ile aralarında ne vardı?
(Ada’nın Anlatımıyla)
2 saat önce…
Annem ve babamın yaşadığı evin bahçesinin her yer dağınıktı, içeri girdiğimde annem yere oturmuştu ve elleriyle yüzünü kapatıyordu. Kendini korumak için. Babam ona bağırıyordu ve eline gelen eşyaları alıp duvara fırlatıyordu.
Şaşkınlıkla onlara baktığımda babam beni fark etmemişti bile, anneme eğilip onun kollarından tutup ona biraz daha bağırmaya başladı.
O kadar yüksek sesle bağırıyordu ki kulaklarımı kapatmak zorunda kaldım.
Annem ağlayarak sadece “Yapma Tarık” diye yalvarıyordu. Beni yerimde tutan şey neydi? Neden anneme yardım etmekten çekiniyordum? Anlam veremiyordum, sanki ayaklarımı yere çivilemişler gibiydi.
Bir anda eve maskeli adamlar girdi, babamı yere yatırıp kollarını arkadan birleştirip bileklerine kelepçe taktılar.
Babamın ağzından sadece bir kelime çıktı “Pelin…”
Şimdiki Zaman…
Pelin kimdi? Ve babam neden çırpınmadı, bir şey yapmadı?
Meraktan kafayı yiyecektim, kaç saattir odada olduğum hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Saate baktığımda 16.48’i gösteriyordu, bir saate yakın odada kalmıştım. Bizimkilerin hala beni merak ettiğini biliyordum. Özellikle Deniz’in…
Yataktan kalkıp aynanın önüne geçtim, gözlerim kızarmıştı ve saçlarım yıpranmıştı.
Biraz görünüşüme çeki düzen vermek istedim, beni yıpranmış bir şekilde görmelerini istemiyordum.
Duşa girdim, saçlarımı kuruttum, üstüme bol tişört ve altıma da kot şort giydim, saçlarımı açık bıraktım.
Ama yanlarına gitmeden önce biraz sakinleşmem gerekiyordu, camı açtım ve oksijeni ciğerlerime doldurdum.
(Eslem’in Anlatımıyla)
Ada geldiğinden beri bir saattir odasından çıkmamıştı, yanına gitmek istedim ama biraz yalnız kalmaya ihtiyacı olduğunu düşündüm.
Deniz onun yanına gitmek istiyordu sürekli, acaba Ada’nın neden bu halde olduğunu bildiği için mi böyle yıpratıyordu kendini?
“Deniz sen Ada’ya ne olduğunu biliyorsun galiba sürekli onun yanına gitmek istiyorsun falan” deyiverdim bir anda. Sesim biraz umursamaz ve alaycı çıkmıştı. İstemeden.
Hepsi bana baktı, sanki yanlış bir şey söyledim gibi. Ne var diye baktığımda Özgür gözlerini devirdi, Eymen bana bakmayı kesti ve yere bakmaya başladı.
“Aslında, bildiğimden emin değilim bir ihtimalle bana anlattığı şey olmuştur ama bilemiyorum” dedi. Merakla ona döndüm, Deniz bizim bilmediğimiz Ada’nın sırlarını biliyordu bunu kesinleştirdim.
“Sana anlattığı şey ne?” diye sordu Özgür, benim sormak istediğim soruyu.
“Abi şuan sırası mı?” dedi Deniz sesini yükselterek.
Eymen onu sakinleştirdi. Sonra Ada’nın kapısının sesi duyuldu, Deniz hemen Adaya baktı, Ada yanımıza geliyordu.
Hiçbir şey demeden Deniz’in yanına oturdu ve onu rahatlatmak için kulağına bir şeyler söyledi. Deniz kafasını olumlu anlamda salladığında Deniz dışında hepimiz Ada’ya döndük.
“Arkadaşlar sakin olun bir şey yok sadece ailevi sorunlar” diyerek bizi geçiştirdi.
Gözlerimi kısarak ona baktığımda göz göze geldik ve Ada gözlerini devirdi.
Bizden bir şey saklıyordu o kesindi ve bilmemizi istemediğini düşündüm bir anda. Eymen’e baktığımda o da bana baktı sanki bu olanlar onun umurunda değilmiş gibi.
Eymen’in gözleri sanki bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ama ben anlamıyordum.
Eymen kısa süre sonra Deniz’ baktı daha sonra gözlerini yere dikti ve parmaklarıyla oynamaya başladı.