Geçmiş…
Pelin ve Tarık eskiden bir suç örgütünden arkadaşlardı…
“Arkadaşlar dediğimi anladınız mı? Bu iş bugün burada bitecek! Bir sorun istemiyorum”
Bütün herkes Pelin ve Tarık da dâhil aynı anda “Tamamdır Patron!” dedikten sonra odalarına dağıldılar.
“Nereye gidiyorsun Pelin?” diye sordu Tarık.
Pelin yanına bir şey alıyordu ve Tarığa sinirli gözlerle baktı.
“Kaçıyorum Tarık! Artık dayanamıyorum buna ve kaçtığımı sadece sen bileceksin, başkasına anlatayım deme sakın!”
“İyi de neden kaçıyorsun?”
“Seni ilgilendirmez işine bak” dedikten sonra
Pencereden atlayıp buradan uzaklaştı.
Günümüz…
(Yazar’ın Anlatımıyla…)
Tarık yüzü maskeli adamlarla eski, terk edilmiş bir eve getirilmişti eli kelepçeli olduğu için adamlardan uzaklaşamıyordu.
Adamlar onun ayaklarını da birbirine bağladıktan sonra yere attılar ve bir sandalyenin yanında durdular, biri bir yana diğeri diğer yana.
Dönen sandalye Tarık’a doğru döndü. Yüzü belli olmayan bir kadın vardı, elinde sigarası vardı ve bacak bacak üstüne atmıştı.
Tarık ona “Sen kimsin lan” diye bağırdı. Kadın ise buna kahkaha attı.
“Tarıkcım hiç eski iş birlikçi arkadaşına böyle davranılır mı?” dedi ve bir daha güldü.
“Pelin…” dedi Tarık şok olmuş bir tavırla.
“Pelin tabii, beni unutmaman çok iyi” dedi ayağa kalkıp Tarığa doğru eğildi.
“Bana yaptığın ihaneti unutmadım Tarık Bey” dedi Tarığın çenesini hafif kaldırarak.
“Ne ihaneti Pelin” bilmemiş bir edayla.
Pelin sinirle ona sert bir tokat attı, Tarığın dudağı patladı, Pelin onun çenesinden tutup tekrardan kendisine bakmasını sağladı.
“Nasıl unutursun bunu!” söyledi bağırarak.
“Sen benim o gün patronun binasından kaçtığımı patrona söylemeseydin kimse benim peşime düşmezlerdi, patron bana işkence çektirmezdi!” dedi ve bir tokat daha attı.
Sonra ayağa kalktı ve tekrar sandalyesine oturdu, yanında ki çalışanı ona bir bardak şarap uzattı, Pelin bir yudum alarak Tarığa döndü.
“Sana bir teklif yapacağım ve eğer kabul edersen ban yaptığın ihaneti unuturum ama
eğer kabul etmezsen sonuçlarına katlanırsın”
“Teklifin nedir?” Pelin güldü ve şarabından bir yudum aldı.
“Teklifime gelmeden önce Eslem’i tanıyor musun?” Tarık ilk önce biraz düşündü sonra yüzü aydınlanarak cevap verdi.
“Evet, kızımın arkadaşı” Pelin bir kahkaha bastı. Sonra Tarığa keskin bir bakış attı.
“Süper! Ben bir intikam almak istiyorum ve sende bana yardım edeceksin” Tarık ona soran gözlerle baktı.
“Ne intikamı?” Pelin gülümserken bir anda ciddileşti.
“Eslem’in benim öz kızım olduğunu biliyor muydun?” Tarık ilk önce afalladı sonra bilmiş bir tavırla ona doğru döndü.
“Evet, biliyorum” dedi. Yalan söyledi tabii.
“İyi, şimdi ben kızımdan intikam alacağım çünkü o öz annesini seçmek yerine üvey annesi
olan Didem’i seçti ve bende intikamımı alacağım Didem’den ve kızımdan” Tarık ona tek kaşını kaldırarak baktı.
“Benim ne yapmamı bekliyorsun o zaman?” Pelin ona gülümseyerek baktı.
“Sence ben neden eski bir ortak arkadaşımı seçmeyeyim? Bana yardım edeceksin ve bende bana yaptığın ihaneti unutacağım teklifim bu ama eğer kabul etmezsen sonuçlarına katlanırsın” Tarık ona baktı, biraz düşündü çünkü bu büyük bir teklife hayır derse Pelin’in ona yapacaklarını düşündü.
“Biraz düşüneceğim” geçiştirerek.
“Bir hafta zamanın var elini çabuk tutsan iyi edersin Tarık Bey” sonra adamlarına işaret verdi.
Adamlar Tarığın kolundan tutup yerden kaldırdı ve onu bu terk edilmiş evden uzak bir yere ellerini ve ayaklarını çözerek uzaklaştılar.