İçeriğe geç

Summer Holiday | minsung

Bölüm 19 · 3 dk okuma

Summer Holiday | minsung

Bölüm 19

19. Küçük domatesim

3 Gün Sonra

"Hocam, benim telefon vardı sizde?"

"Tenefüste gel vereyim çocuğum."

"E hocam zaten şuan tenefüs?" Salak hoca ya. Yemin ederim salak.

"Bir sonrakinde gel o zaman Jisung."

Içimden söve söve öğretmenler odasında çıktım. Kapıda beni bekleyen Seungmin'e durumu kısaca anlatım ve bizimkilerin yanına doğru koridorda yürüdük.

Bir sonraki tenefüs müzikçinin dediği gibi telefonumu almak için tekrar öğretmenler odasına gittim. Şükür sonunda alabilmiştim telefonumu. "Sakin bir daha derste telefonunla oynama."

Tabiki tekrar oynayacaktım ama yinde kafamı aşağı yukarı sallayarak öğretmenimi onayladım.

^^^

"Jisung, sana bir şey sormak istiyorum." Mark ile eve doğru yürüyorduk. Eski sevgilim olsa bile eğlenceli çocuktu ve evlerimiz de yakın olunca bizimkilerden ayrıldıktan sonra bana eşlik etmişti.

Kafamı sorabilirsin anlamında sallayınca "Minho kim? Bayadır çıkışta onu arıyorsun, sürekli konuşuyorsunuz ondan sordum." Dedi.

"Minho benim sevgilim Mark."

Kaşlarını yukarı kaldırıp "Oha!" Diye bağırdı. "Sorun olmazsa eniştemi bana göstersene." Dediği şey ile kıpırdayıp cebimden telefonumu çıkardım.

Mark ile sevgiliyken bile arkadaş gibiydik. Bizim iş biraz değişikti. Önceden de arkadaştık, bir ara deneyelim demiştik ama daha sonra arkadaşken daha iyi olduğumuzu fark edip ayrılmıştık.

Galerimde Minho ile beraber çekindiğim fotoğraflardan birini açıp ona gösterdim.

"Enişte de erik gibiymiş kütür kütür."

...

31 Aralık

23.45

Yeni yıla 15 dakika kalmıştı. Yeni yıla nasıl girersek öyle geçer lafından dolayı saat on bir olduğunda Minho ile görüntülü konuşmaya başlamıştık. Geri sayımı da beraber yapıcaktık. Böylece tüm yılım Minho ile geçecek yani umarım.

"Minho bak geçen gün böyle bir kazak aldım, nasıl?" Elimde tuttuğum gri, orta boy, örme kazağı telefon kamerasının açısına getirip ona gösterdim. "Üstünde görsem daha iyi olur bence. "

Istediği gibi üstüme gitmek için kameranın acısından çıkıp üstümdeki mavi switi çıkartıp kazakla değiştirdim.

"Giydim." Kazağı ona gösterirken Minho kendi kendine "Nasıl bu kadar güzel olabilirsin?" Diye mırıldandı. Sesi kısık olsa bile duymuştum. Belki de duymamı istemişti. Aniden böyle dediği için yanaklarım yanmaya ve muhtemelen kızarmaya başladı.

Annem içeri elinde meyve tabağı ile girip tabağı masanın kenarına koydu. "Minho nasılsın oğlum? Annenler nasıl?"

"Hepimiz iyiyiz Jihyo teyze, siz nasılsınız?" Onlar konuşurken ben soğuk elimi yanağıma koyup sıcaklığı geçirmeye çalışıyordum.

"Küçük domatesim, bunlardan ye ve beş dakika kala salona gel beraber girelim yeni yıla. "Annemi onaylamak için kafamı salladım. Odadan çıktığında ayakta durmayı bırakıp masanın önündeki sandalye oturdum.

"Annen sevgili olduğumuzu öğrendikten sonra onunla konuşurken çok geriliyorum."

"Niye geriliyorsun ya?" Alt dudağını büzdü bilmiyorum dercesine.

"Ara tatilde geleceksin değil mi Jisungie?"

"Tabi geleceğim! Seni çok özledim sevgilim..." Sona doğru sesimin kısılmasını önleyememiştim.

"Eğer yeni yıla yan yana girseydik seni geri sayımda öperdim. Yıl boyu duraklarım dudaklarından ayrılmasın diye." O anlatırken elimde olmadan hayal kurmuştum. Keşke kurmasaydım. O kadar güzel ki...

"Bir sonraki yıl aynısını yapmazsan çok pis bozuşuruz." Tatlı tınıdaki kıkırtısı telefonun diğer ucundan bana ulaşınca bende gülümsedim.

"Abi gel hadi! Sayım başlayacak şimdi!" Telefonu masanın üstünden alıp salona gittim. Bir yandan da Minho ile konuşuyordum. O da yeni yıla girmek için ailesinin bulunduğu odaya gitmişti.

Yeni yıla bir dakikadan az bir süre kalmıştı. Koltuğa oturup annemin hazırladığı meyve tabağından bir mandalina alıp ağzıma attım.

Televizyonda açık olan programdaki kadın ve yarışmacılar geri sayıma başladığında Jinni de fısıldayarak onlara eşlik etti.

"5"

"4"

"3"

"2"

"1"

"Seni seviyorum."

"Seni seviyorum." Telefona yaklaşıp birbirimize fısıldadıktan sonra yeni yıla girdiğimizi haber veren havai fişekler patladı.

"Ne oldu şimdi amına koyayım? Ne saçma şey şu yeni yıl ya!"

"Ağzına acı biber sürerim Jeongguk! Küfür yok!" Telefonun diğer ucundan gelen Jeongguk'un ve Nayeon teyzenin atışması ile Minho ve ben gülemeye başladık.

^^^

Selamm👋 Nasılsınız?

Dün kitabı incelerken bölüm sayılarının değişik olduğunu gördüm. Mesela bu bölüm 24 diye gözüküyor ama 19. Bölüm? niye öyle olmuş bilmiyorum jsnsmsb

Bide yorum yapar mısınız lütfen 👉👈

Bölüm sonu

7 yorum