İçeriğe geç

Suçlu muyum?

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Suçlu muyum?

Bölüm 6

5. Bölüm: Zaaflar

Diyip Serhatı kolundan tutup kendimle beraber ilerlettim. Kapıya geldiğimizde bir şeyler mırıldandı ama tam duyamadım.

Serhat

Biraz daha konuşursa hayran kalacaktım. Acaba hangi kitapdan bahsetmişti.

Irmak

Bana “bu hangi kitap acaba güzel görünüyor bir ara okuyayım” demişti. Gülerek karşılık verdim. “Boş ver zaten son kötü bitiyor üzülürsün” dedim. Yürüyerek arabaya bindikten sonra aynı soruları Osman ve Emre de sormuştu. Osman Emre Serhat ve ben aynı arabadaydık eve geldiğimizde Bütün grup uykuya dalmıştı. Serhat “açmısın bir şeyler yiyelim” dedi. “Açım sabahtan beri bir şey yemedim başım zonkluyor” dediğim anda dudağı kenara kıvrıldı. O zaman hemen yapıyorum. Yemekleri getirdi ama ben görmedim. Çünkü iki saattir karşımdaki yemek masası ile bakışıyorduk” sadece Serhatın karşımda oturduğunu gördüm. Yemeğe bakmadan ağzıma bir lokma attığımda gözlerim fal taşı gibi açıldı. Mantıydı bu, ben mantı yemiştim. Annem bu yüzden ölmüştü. Hemen yere püskürtüp tabağı elimle masadan ittirdim. Serhat hızlıca yanıma geldi ve “ne, ne oldu”. Cevap vermedim, sadece öylece ona bakıyordum tekrar bana “güzelim ne oldu” . “Annem mantı yüzünden öldü, benim yüzümden öldü,”. “Tamam anlat güzelim dinliyorum”. “Babam aşırı mükemmeliyetçi bir insandı. Sofra bir dakika erken veya bir dakika geç kurulsun annemi saatlerce dövebilirdi, bir gün annem mantı yaptı, mantıya tuz atmamı söyledi, daha dokuz yaşındaydım, kendi kendime dedim ki ben bu mantıya bütün tuzu döküp babama şaka yapsam oda belki biraz yumuşar, sonrasını biliyorsun zaten, çığlıklar, kanlar birbirlerini kovaladı”. “özür dilerim, bilmiyordum, çok özür dilerim” Serhat bana sarılıp o acı dolu anımı dinledikten sonra sessizce kalktı. Masadaki tabağı toparladı, o mantıyı sanki hiç var olmamış gibi çöpe attı. Ne diyeceğimi bilemeden öylece oturuyordum. Ağzımdaki o tuz tadı hâlâ gitmemişti. Dilimin kenarında geçmişin cezası gibi duruyordu.Tam o anda… cam kırıldı.Önce mutfak penceresi. Ardından bir gölge… sonra bir diğeri.“Serhat!” diye bağırdım, ama o da çoktan sezmişti. Silahını kemerinden çektiği gibi kapının kenarına yaslandı. Kapı kırılmak üzereydi.“İçeri girerlerse direkt yere yat, Irmak. Sakın konuşma, sakın bakma.”Nefesimi tuttum. Kalbim göğsümden çıkacak gibiydi. Ayağa bile kalkamadım. Tüm vücudum taş kesilmişti.Kapı patladı. Maskeli beş adam içeri doluştu. Ellerinde susturuculu silahlar, üstlerinde işaret taşımayan zırh gibi giysiler vardı. Profesyonel. Bunlar sokak çetesi falan değildi. Bunlar emirle hareket ediyordu. Devletin pis elleri gibiydi.“Yere yatın! Ellerinizi başınızın üstüne koyun!”Serhat bana bir bakış attı. Sanki gözleriyle “şimdi başlıyor” diyordu. Ve gerçekten başladı.O birini yere indirdiği anda ben de kendimi yere attım. Kulaklarım çınlıyordu. Susturuculu bile olsa silah sesi beynime çivi gibi saplanıyordu.Kan sıçradı yere. Birinin “ahh!” diye inlediğini duydum. Ardından bir cam daha kırıldı. Mutfak! İkinci grup!Bizden önce davranmışlardı.Serhat o kadar sakin ve sistemli hareket ediyordu ki… o an gerçekten fark ettim. Bu adam çocukken satranç değil, silah sesiyle büyümüş.“İKİNCİ GRUP SOLDA!” diye bağırdı.Ben sürünerek koltuğun arkasına geçtim. Elleriyle bana işaret etti: kımıldama.Ama sonra… birisi beni fark etti.Bir adam, yüzünde gri maske, doğruca üstüme yürüyordu. Silahını kaldırdı. Nefes almayı unuttum. Bitti sanmıştım.Ama tam o an…“IRMAK, KAFANI EĞ!”Serhat’ın sesiyle yere yattım. Kulaklarım patlayacaktı. Bir patlama sesi ve maskeli adamın yere devrilişi… gözümün önündeydi. Beni korumuştu.Ama bu işin sonu yoktu.Arka kapı açıldı. Bu sefer bizimkiler geldi. Osman, Emre, Bella. Her biri silahlanmıştı. Karşı saldırıya geçtiklerinde maskeliler geri çekilmeye başladı.“YAŞAYAN VAR MI!” diye bağırdı Emre.Serhat yanımdaydı bir anda. Elini uzattı. Titreyerek elini tuttum.“Neydi bu?” dedim, nefes nefese.“Bizi uyarıyorlar. Bu sadece ilk adımdı.”“Kim?”“Devletin bize verdiği cevabı okudun ya… işte o kağıttaki barış kelimesi aslında tehditmiş.”…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.