İçeriğe geç

Soylu Ailesi / Gerçek ailem

Bölüm 54 · 7 dk okuma

Soylu Ailesi / Gerçek ailem

Bölüm 54

33. Bölüm

İyi okumalar...

Yorum ve tahminlerinizi alayımmm.

Bu gün iki bölüm atacağımm.

_________________________________________________

Adımlarımı hızlandırıp koşmaya devam ettim. Kimden kaçtığımı bilmiyordum ama sadece koşuyordum.

Arada arkama bakıyordum ama hala kimden kaçtığımı anlayamamıştım. Sonunda önüme bir ev çıktığında derin bir nefes aldım.

Daha da hızlanarak eve girdim ve ardından hemen kapıyı kapattım. Nefes nefese kalmıştım.

Sırtımı kapıya yaslayıp soluklandım. Nefeslerim nihayet az da olsa düzene girdiğinde gözlerimi odada gezdirdim.

Herhangi bir odası yoktu. Sadece bir yatak vardı. Kaşlarını çattım.

Burası da neresiydi?

Birkaç adımda yatağın yanına gittim ve çarşaflarını incelemeye başladım. Kırmızı çarşaflara dokunduğumda nedense irkildim.

Arkamdan gelen adım seslerini duyunca hızla arkamı döndüm ama dönmemle yatağa düşmem bir oldu.

Uyanmadan önce gördüğüm son şeyse Murat'ın o piç gülümsemesiydi.

Derin derin nefesler aldım ve yatakta doğruldum. Titreyen ellerimi yumruk yaptım ve nefeslerimin az da olsa düzene girmesini bekledim.

Ayağa kalkıp mutfağa doğru ilerledim. Havva teyzenin nöbeti olduğu için Erezgilde kalmıştım. Eray abinin bir işi olduğu için evde yoktu.

Mutfağa girdiğimde kendime bir bardak su doldurdum ve içtim.

Aklıma tekrardan rüyam geldiğinde nefes alışverişlerim daha da hızlanmaya başladı.

Titreyen ellerimi yüzüme götürdüm ve yüzümü sıvazladım.

Sakinleşmeliydim. Hemde hemen sakinleşmeliydim.

Krize girmek istemiyordum.

Kendimi her ne kadar sakinleştirmeye çalışsamda başaramadım hatta tam aksine daha da panikledim.

Bedenim daha da titremeye başlarken bileklerimin üzerinde hissettiğim baskıyla hızlıca gözlerimi açtım ve kendimi geriye çekmeye çalıştım.

Gözlerim Erez'in endişeli gözlerine değince yutkundum. Aklıma istemeden tekrardan rüyam gelince kesik kesik nefesler aldım.

Hala deli gibi titrerken bakışlarımı daha fazla Erez'in üzerinde tutamadım. Erez ise bileklerimden tutarak sakin ve yavaş hareketlerle kollarımı boynuna doladı.

Nefes alışverişim istemeden daha da hızlanırken Erez'de kollarını belime doladı. Yüzümü göğsüne gömdüğümde hala deli gibi titriyordum.

Erez başparmağıyla belimi okşadı ve çenesini başıma yasladı.

"Geçti güzelim. Burdasın, güvendesin, o piç ben yanında olduktan sonra sana birşey yapamaz." Saçlarımı öptü.

"Tamam mı?" Başımı 'tamam' anlamında salladım.

İkimizde bir süre öylece bekledik. Başımı kaldırıp Erez'e baktım. Göz göze gelince gülümsedi. Bende gülümseyince bakışları birkaç saniyeliğine dudaklarıma değdi.

Bu aralar çok sık dudaklarıma bakıyordu ama neden olduğunu anlayamamıştım.

Yüzümü tekrardan Erez'in göğsüne gömdüm.

Uykum geldi amk.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Gözlerimi aralayıp Yiğit'e ölümcül bakışlar attım.

Yeter lan daha kargalar bokunu yemedi!

"Ne var Yiğit!" Yiğit kollarını göğsünde birleştirdi.

"Okula gideceğiz ya zeki ikizim." Ofladım.

Bu gün Havva teyzenin izin günüydü bu yüzden bende okula gidecektim.

Zorla...

İstemeye istemeye ayağa kalktım. Yiğit çoktan odayı terk etmişti.

Formalarımı üzerime geçirip aşağıya indim ve yemek masasına oturdum.

Acayip uykum var anasını satayım. Hemen okula gitsekte uyusam.

Dirseğimi masaya yasladım ve avucumu yanağıma dayadım.

İki dakika uyusam bence hiçbirşey olmaz.

"Erez nasıl?" Babamın sorusuna gözümü açmadan cevapladım.

"Daha iyi."

"Gece uyumadın mı sen?" Deniz'e kısa bir bakış attım.

"Bir el oynayım diye Pubg'a girdim. En son saat 6'ydı. Gerisini hatırlamıyorum." Hepsi birden göz devirdi.

"Senin bu Pubg sevdanı napacaksak." Emin'in mırıldanması üzerine hiddetle ona döndüm.

"Birkere Pubg aşktır aşk!" Bağırarak dediğim şeye karşın Emin yerinden sıçradı.

"Tamam be ne bağırıyon kızım?" Gözlerimi devirdim.

"Sen ne anlarsın zaten." Tekrardan uyku moduna geçtim.

"Yiğit hızlı zıkkımlan da gidelim." Yiğit homurdandı.

"Sen niye bu kadar agrasifsin ya." Gözlerimi aralayıp alttan alttan ona baktım.

"Sanane Yiğit?" Yiğit derin bir nefes verip ayağa kalktı.

"Bu gün tersinden kalkmışsın sen belli. Neyse gel de gidelim." Gözlerimi geri kapadım.

"Yiğit."

"Hı?"

"Beni kucağında taşısan?" Yiğit'in ofladığını duydum.

Birden havalanmamla küfrettim.

"Ananı sike-" Yiğit olduğunu görünce anında sustum.

Ben şimdi kendi anneme küfür mü ettim?

Hızla anneme döndüm.

"Sana demedim!" Masadakiler bizim halimize gülerken Yiğit kapının yanındaki çantamı da aldı.

Oha çocuktaki güce bak!

"Oha Yiğit! Lan madem bu kadar güçlüydün beni niye önceden kucağına almadın ya!" Öfkeyle bağırdığımda güldü ardındansa göz kırptı.

"Sen iste ben seni hep kucağıma alırım." Sırıttım.

"İndirme o zaman." Başımı göğsüne yasladım ve gözlerimi kapadım.

Ne? Madem bu kadar güçlüydü indirmesindi.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Çantamı kapının önüne fırlattım ve merdivenlerden yukarıya doğru çıkmaya başladım.

Bu matematikçi benden ne istiyor lan? 1550 soru ne!?

Odama girdiğimde kendimi yatağıma attım. Bu gün niyeyse çok halsizdim.

Tüm gece ders çalıştığım içindir o.

Her ne kadar Pubg oynadım desemde ders çalışmıştım. Gözlerimi kapadım ve yatağımda yan döndüm.

Yaz gelsede yatsak yaw.

Bir süre öylece gözlerimi dinlendirdim. Telefonumun çalmasıyla gözlerimi araladım.

Arayana baktığımda ise Havva teyze olduğunu gördüm. Kaşlarım kendiliğinden çatılırken aramayı yanıtladım.

"Havva teyze?" Telaşlı sesini duydum.

"Kayra benim acilen gitmem gerek. Sen Erez'in yanında durabilir misin?" Arkadan Erez'in sesini duydum.

"Anne ben kendim de kalabilirim!" Havva teyze onu takmadan konuşmaya devam etti.

"Acilen hastaneye gitmem gerek." Görmeyeceğini bilsemde başımı salladım.

"Tabii gelirim. Hatta şimdi yola çıkıyorum." Havva teyzenin gülümsediğini hissettim.

"Teşekkürler kızım." Bende gülümsedim.

"Önemli değil. Hemen geliyorum." Telefonu kapatıp hızla aşağı indim.

"Anne ben Erez'lere gidiyorum!" Annemin mutfaktan sesi duydum.

"Tamam! Birşey olursa söyle!"

"Tamam!" Daha fazla evde durmadan dışarı çıktım ve Erez'lere doğru yürümeye başladım.

Beş-on dakika yürüdükten sonra nihayet Erez'lere gelebilmiştim.

Binaya girdim ve asansörü çağırdım. Birsüre de asansörü bekledikten sonra çok şükür ki kapılarına gelebilmiştim.

Kapıyı çaldım. Birsüre bekledikten sonra tekrar çalıcakken kapı açıldı.

Kapıyı Erez açmıştı. Geçmem için kenara çekildi.

"Hoşgeldin." İçeri girdim.

"Hoşbuldum da Havva teyze yok mu?" Erez kapıyı kapattı.

"Senden hemen önce çıktı o." Başımı onaylarcasına salladım. İkimiz birlikte salona geçtiğimizde koltuklardan birine oturdum. Erez'de karşımdaki koltuğa oturduğunda ikimizde bir süre sessiz kaldık.

Biz normalde bu kadar sessiz kalmazdık... Bir sorun vardı.

"Erez." Erez bana baktı.

"Bir sorun mu var?" Dediğim şeye kaşlarını çattı.

"Ne sorunu?" Ayağa kalktım ve yanına oturdum.

"Bana karşı neden bu kadar mesafeli olduğunu soruyorum." Gözlerine baktım.

"Bir sorun mu var?" Erez bir süre gözlerime baktı.

"Biraz kafam karışık." Ellerini tuttum.

"Bana da söylemek ister misin?" Bu konuşmayı yapmak için geç bile kalmıştık.

Erez derin bir nefes verdi ve bakışlarını ellerimize dikti.

"Daha emin değilim." Ellerini sıktım.

"Ne olursa olsun bana herşeyi söyleyebilirsin biliyorsun öyle değil mi?" Gülümseyerek bana baktı.

"Biliyorum." Ellerimizi ayırıp başımı omzuna yasladım.

"Bu gün okulda Arda'yı gördüm." Bedeninin gerildiğini hissettim.

"Yine ne dedi?" Dudaklarımı büzdüm.

"Bu olanlar sadece başlangıçmış." Erez omuz silkti.

"Boşver yine boş boş konuşuyor." İnanamayarak Erez'e baktım.

"Erez en son adam bizi dövdürttü farkında mısın?" Erez tekrar omuz silkti.

"Yaralı olmasaydım hallederdim de." Gözlerimi devirdim.

"Erez sen Hulk musun?" Erez gözlerini kıstı.

"Ne eksiğim var lan benim Hulk'tan?" Baştan aşağı onu süzdüm.

"Kasın?" Erez gözlerini devirdi.

"Ha kötü mü yani?" Dudaklarımı büzdüm ardındansa koluna elimi koyup sıvazladım.

"Üzülme sende elbet bir kız bulursun. Gerçi benden güzel, mükemmel, muhteşem birini bulman zor ama." Erez biraz duraksadı ardındansa güldü.

"Biliyoruz orasını." Saçlarımı savurdum.

"Kayra Soylu olmak ayrıcalık ister." Alayla güldü.

"Peki Anagram Soylu." Sinirle ona döndüm.

"Bir unutamadın şunu." Sırıttı.

"Efsaneler unutulmaz." Gözlerimi devirdim ve dizine yattım. Aynı zamanda gözlerimi de kapatmıştım.

"Susta uyuyum biraz. Uykum var." Güldüğünü duydum.

"Git yerde yat." Aynı zamanda beni de iteklediğinde kaşlarımı çattım.

"Sus la uyuyoz burda." Erez tekrar güldü.

"İyi uykular anagram." Yanımdaki yastığı hızla yüzüne fırlattım.

"Sensin lan anagram!"

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Telefonunun sesiyle gözlerimi araladım.

Kim lan bu?

Yattığım yerden doğrulduğumda Erez'e baktım. Onun dizine yattığımdan dolayı hareket etmemiş, başını koltuğun arkasına yaslayıp uyuyakalmıştı.

Onun haline istemeden gülümsedim ve çalan telefonumu açtım.

"Efendim Havva teyze?" Telefonun karşısından hışırtılar geldi.

"Kayra, canım ben bu gün eve gelemeyeceğim. Hasta sayısı çok fazla." Anlayışla başımı salladım.

"Sorun değil Havva teyze. Kalırım ben burda."

"Teşekkür ederim." Arkadan birtakım sesler geldi.

"Kapatmalıyım ben. İyi bakın kendinize." Gülümsedim.

"Erez bana emanet merak etme sen." Nihayet ikimizde telefonu kapadığınızda Erez'i dürttüm.

"Erez hadi kalkta yerine yat." Erez homurdanarak gözlerini açtı. Uykusu olduğunda sarhoş gibi oluyordu.

"Niye uyandırıyon ki?" Uykulu sesini duyunca gülümsedim. Gözüme birden çok tatlı gelmişti.

"Hadi kalkta yerine yat." Erez ofladı.

"İyi." Dediğine gülüp ayaklandım.

"Kalk hadi." Erez'i adeta sürükleyerek odasına götürdüm. Çarşafı açarak elimle yatağı işaret ettim. Erez yatağa yattığında arkamı döndüm.

"Hadi iyi geceler." Tam gidecekken belimden tutup beni kendisine çekti.

"Beraber uyuyalım mı?" Uykulu sesine karşı gülümsedim.

Bu çocuk neden birden bana bu kadar tatlı gelmişti?

"Uyuyalım." Erez yana kaydığında bende yanına yattım. Kollarımı beline doladığımda o da kollarını belime doladı.

Yüzünü boynuma gömünce gözlerimi kapadım.

"İyi geceler." Dediğim şeye Erez uykulu sesiyle mırıldandı.

"İyi geceler güzelim."

Bölüm sonu

17 yorum