İçeriğe geç

Soylu Ailesi / Gerçek ailem

Bölüm 17 · 3 dk okuma

Soylu Ailesi / Gerçek ailem

Bölüm 17

10. Bölüm

İyi okumalar...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Birinin beni dürtmesiyle tek gözümü açtım ve

beni dürten kişiye yani Yiğit'e baktım.

Yan tarafa dönerek ondan kaçtığımda bıkkınlıkla bir nefes verdi.

"Kalk artık yarım saattir seni uyandırmaya çalışıyorum!"

Hayır yani yalan da değildi. Yarım saattir beni uyandırmaya çalışıyor ama bir türlü bıkmıyordu.

Ona cevap vermedim ve sanki uyuyormuşum gibi yapmaya devam ettim. Ayıptır söylemesi çok iyi uyuyor numarası yapardım.

Yiğit tekrar ofladı. "Gece uyumazsan böyle olur işte." Arkasını döndü ve kapıya doğru gitti. Ne? Tabikide onu gözetliyordum gerçi onun haberi var mıydı orası biraz şüpheliydi.

Ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama odanın kapısı tekrar açıldı.

Yeter amk beni bir salın artık.

"Kayra kızım kalk hadi aşağıda seni bekliyoruz."

Niye beni bekliyonuz hanım teyze napıyım ben aşağıda.

Elleriyle saçlarımı okşamaya başlayınca gözlerimi açtım.

İlk önce biraz gerilsemde sonradan vicudum gevşemişti.

"Hadi kızım kalk üstünü falan değiştir aşağıda bekliyoruz seni." Başımı onaylarcasına salladım. "Peki geliyorum Sanem hanım."

Sanem hanım gidince oflayarak ayağa kalktım ve banyoya girdim elimi yüzümü yıkadıktan sonra banyodan çıkıp giyinme odasına girdim. Ve evet giyinme odam vardı.

Siyah eşofman siyah crop kombini yapıp saçlarımı taradım ve aşağıya indim. Yemek odasına girip Ateş ve Yiğit'in ortasına oturdum. Yemek odasının yerini nerden mi biliyordum? Gece bu dangalaklar benim odamdan çıkmayınca mutfağa gitmek istemiş, mutfağa gideyim derken neredeyse tüm evi gezmiştim.

Ve hayır ne alaka tabiiki de kaybolmamıştım.

"Ooo sonunda birileri uyanmış bakıyorum." Yiğit'in bana dediği şeyi aldırmadan başımı elime yasladım ve gözlerimi kapattım.

"Uyanamadın mı kızım?"

Yoo Kadir bey gayet de ayığım şu an. Tövbe estağfirullah ya.

Tam dudaklarımı aralayıp birşeyler zırvalayacakken Ateş lafa girdi.

"Pek uyuyamadı maalesef."

Ayılmak için çayımı elime aldım ve yudumladım.

"Gece gece sevgilisiyle Pubg oynuyordu çünkü."

Ağzımdaki çayı önümde oturan Deniz'e püskürttüğümde açıkçası pek de umrumda değildi.

"Sevgili? Olmak? Ben? Erez'le?" Kendimi tutamayıp üzerine birde kahkaha attığımda herkes bana deliymişim gibi bakıyordu.

Poyraz çatalındaki yeşil zeytini ağzına attı.

"Geldiğimde 'aşkım, balım' diye konuşuyordunuz." Neredeyse bir metre açık olan ağzımla Poyraz'a bakıyordum.

Bunlar arkadaşlarına hiç mi yavşamıyor amına koyayım? Biz Erez'le günlük en az bir kere birbirimize yavşar sonra da dalga geçerdik.

Ama şöyle bir sıkıntı vardı ki ben onlara ne diyecektim. 'Biz zaten günlük birbirimiz yavşıyoruz' mu?

"Arada birbirimize böyle sesleniyoruz ama hayır Erez'le sevgili değiliz." Ciddi bir şekilde konuşmama karşılık Poyraz tek kaşını yukarıya kaldırdı.

"Şahsen ben inandım." Bakışlarımı Poyraz dan alıp karşımda konuşan Deniz'e çevirdim. Menemene ekmeğini banıp ağzına attı.

Ben de önümdeki yemeğime döndüm ve onu yemeye başladım.

. . . . . . . . . . . . . . . . .

Yemekten sonra hep birlikte salona geçip oturmuştuk ama kimseden bir ses çıkmıyordu.

"Ee Kayracığım büyüyünce ne olmak istiyorsun?" Sanem hanımın sırf konu açmak için konuştuğunu çok iyi bilsemde bozuntuya vermedim.

"Avukatlık yada polislik düşünüyorum."

"Avukatlık mı?" Emin hızla başını gömdüğü telefonundan kaldırmış ve bu soruyu bana sormuştu.

"Vazgeçtim polis olucam ben." Alayla söylediğim şeyle Sanem hanım ve Kadir bey gülmüş Emin ise yüzünü buruşturmuştu.

Emin beni uzunca süzdükten sonra "Aslında yakışır sana avukat olmak." Diye mırıldandı.

Deniz pis pis sırıttı ve "Avukat olup napıcaksın sen en iyisi savcı ol, bak Emin'e nasıl sürünüyor." Dedi.

Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdığımda Emin Deniz'in ensesine sertçe vurdu. Çıkan ses odada yankılanırken dudaklarımı daha sert bir şekilde birbirine bastırdım.

Hayır kesinlikle şimdi, şu an gülemezdim.

Gülmemek gitgide daha da zorlanırken Emin'in "Kes abinim ben senin." demesiyle kısıkça güldüm.

Kanka bence şuan kendin bile inanmadın...

İkisi birbirine girdiğinde bu sefer Kadir bey konuştu.

"Senin kaydını Yiğit'in okuluna aldım. Umarım bu senin için sorun olmaz."

"Hayır sıkıntı değil."

Ve ben tabikide bunu Erze'e söyleyecektim.

Bölüm sonu

3 yorum