9.Bölüm
..Herkes kalkmıştı. Gözünü sınıfta gezdirip bende durdu. Ama saniyelikti sonra önüne döndü.
Söze girerek "bu yıl Medeni Hukuk dersini dersini gireceğim.
Adım Deniz Aras Hanzade ama Aras ismini kullanmıyorum.
En çok önem verdiğim şey dersin sessiz bir şekilde dinlenmesi laubali haraketlere tahammülüm yok.
Eğer düzgün bir şekilde not alıp derslerinize çalışırsanız bu dersten geçersiniz.
Evet şimdi derse geçebiliriz." diyerek cümlesini bitirdi. Bana bakıp derse başladı.
Ne kadar Aras ismini kullanmıyorum dese de benim içimden ona Aras demek geliyordu.
Acaba ben mi kuruntu yapıyorum ama baktığımda o siyah gözleri unutamadım sanki daha önce bir yerde görmüştüm.
"Kızım sen salak mısın bu taşı daha önce görüp te hatırlamıyor musun?" Tahmin edin kim konuştu sizce,
Tabi ki de şaziye beni bırakmıyor ki evet şaziye hatırlamıyorum. Bir kere gördüğüm birini nasıl hatırlayabilirim.
Yani gördüğüm bile belli değil sadece o siyah gözler tanıdık geldi.
"Üfff tamam be bende gider İpekciğimin iç sesiyle dedikodu yaparım sana doyum olmuyor."
Hadi gidip sen ipekciğinin iç sesiyle dedikodu yap bir daha da dersteyken gelme dikkattim dağılıyor.
"Tamam ben gidiyorum ama gitmeden önce sana son bir iyilik yapayım. Şuan bizim taş sana bakıyor."
Ne diyorsun be bizim taş kim kendi kendine gelin güvey olma. "Hıhı aynen ben seni ileriki zamanlarda görücem neyse ben gidiyorum sende dersine odaklan"
Diyerek gitti. Bu sırada da İpek kolumu deşiyordu resmen. "Ne oldu" diye sordum.
"Kızım hoca sana bakıyor biz bu sahneyi daha önce de yaşamıştık. Tek fark hoca değişikliği dikkatini toplayıp derse odaklan final haftası yaklaşıyor."
"Tamam ya bende biliyorum. Ne yapayım şaziye rahat durmuyor." dedim son kısmı sessiz söyleyerek yoksa deli zannedebilirdi.
Hoca tekrar önüne dönüp dersi anlatmaya devam etti. Bende bu sırada not tutuyordum.
Sınıfa baktığımda bütün kızların yeni gelen hocaya dibi düşmüştü. Saçma saçma sorular sorup dikkat çekmeye çalışıyorlar.
Önlerde olan kızlardan biri "hocam kaç yaşındasınız? acaba çok genç duruyorsunuz da."
Bir iki kere görmüştüm ama hiç konuşmadığım için kızın adını bilmiyorum.
"Benim özel hayatımın seni ilgilendirdiğini düşünmüyorum.
Bir daha benim hakkımda sorular sormayın sorsanız da cevap vermem.
Eğer illa ki soru soracaksanız ders ile ilgili sorun." diyerek resti çekti.
Tabi adam da bıktı yani 5 dakikaya bir farklı kişi soruyordu. Aslında sevdim bu hocayı eski hoca gibi değil.
O göbekli kel hocamız kızların dibine düşüyordu. Bildiğin sapığın, yavşağın tekiydi.
Ama şimdi ki Aras hoca geldiğinden beri sadece derse odaklıydı. Hiç etrafına bile doğru düzgün baktığını görmedim.
Şuan tahtaya hem yazılar yazıyor hemde konuyu anlatıyordu. Bende söylediklerini ve tahtadakileri not alıyordum.
Garip bir şekilde çok iyi ve akıcı anlatıyor. İpeğe baktığımda öylece defterini karalıyordu.
Onun bu dersi iyi olduğu için çok çalışmazdı. Benim not aldığımı bildiği için sınav zamanı bende alırdı.
Aradan bir saat geçtikten sonra ders bitmişti. Yavaş hava herkes sınıftan çıkıyordu.
Sınıfta tek ben kalmıştım öğrenci olarak Aras hoca da çantasını topluyordu. Benim not almam bitmediği için sınıftan çıkmamıştım.
Şuan gözünün bende olduğunu biliyordum. Ama bakmadım bir süre sonra sınıftan çıktı.
Bende 10 dakika sonra not almam bittiği için çıktım. İpek lavaboya gittiği için üniversitenin kafesin de buluşma kararı almıştık.
Kafeye gelip en sessiz öğrencilerin olmadığı bir masaya oturdum telefonla uğraşarak İpek'in gelmesini bekledim.
Bu sırada telefonla uğraşırken Emir'in mesaj attığını gördüm,
Şebeğimm💩
-Güzelim ne yapıyorsunuz. Dersiniz bitti mi?
Asena;
-Şimdi dersimiz bitti. İpek lavaboya gitti bende üniversitenin kafesine geldim İpek'i bekliyorum. Siz ne yapıyorsunuz.
Şebeğimm💩
-Bizde biraz önce kalkıp kahvaltı yaptık. Bugün ki dersimiz iptal olmuş.
Toplantı mı ne varmış.
Efe'ye soylim bize oraya gelelim ordan da gezeriz biraz ne zamandır zaman geçiremiyoruz.
Asena;
-Tamam o zaman bekliyorum ben hadi görüşürüzzz😘
Şebeğimm💩
-Tamam bebeğimm görüşürüzz😻💞
Mesajlardan çıkıp telefonu masanın üzerine bıraktım. O sırada da zaten İpek gelmişti.
"Kanka bugün ikizlerin dersi iptal olmuş. Öğleden sonra öğretim üyelerinin toplantısı varmış.
O yüzden ilk önce buraya gelecekler sonra da eski günler de ki gibi gezecez." dedim.
"Tamam kanka bana uyar zaten özledim vakit geçirmeyi." diyerek onayladı beni.
Aradan 35-40 dakika geçtikten sonra kafeye ikizler girdi. Elimi kaldırdım bizi görmesi için Emir bizi görüp elini salladı.
Sarılmak için ayağa kalktığımda Emir koşarak üzerime atladı. Ve bilin bakalım ne oldu tabi ki de yere kapaklandık.
Ağzımdan kısık aç dolu bir inleme çıktı.Allah'ım ya bu kendini küçük mü zannediyor.
Efe hemen Emir'i üzerimden kaldırıp "lan şerefsiz herif ayı kadarsın niye kızın üzerine atlıyon.
Birgün senin yüzünden sakat kalacak Asena."
Beni ayağa kaldırıp ilk önce bir hasar varmı diye baktı. Sonra da "denizim iyi misin bir yerin acıyor mu?" diye sordu.
"Hayır acımıyor aşkım iyiyim" dedim. Aşkım dememe gülerek baktı. Emir'e dönüp baktığımda suçlu çocuklar gibi kafasını eğmiş bekliyor.
"Emir bana bak kardeşim iyiyim ben ama bir daha medenice sarıl ama üstüme atlama bi ara beyaz ışık gördüm."
Diyerek güldüm oda gülünce sıkıca sarıldım. "Tamam Asena aşkım bir daha 'medenice' sarılıcam."
Medenice yi vurgulayarak söylemişti. Gülüp masaya oturdum.
Garsondan ben ve Efe kahve, Emir limonata, İpek de sıcak çikolata istedi.
Masada öyle sohbet ďönerken izlenme hissiyle etrafa baktığımda bir de ne görim yan masada oturan Aras.
"Ooowww acaba şimdi nerden Aras oldu hem o ismini kullanmıyorum deme di mi hemde senden büyük neden Aras dedin."
O fff şaziye hemen çöp çatanlık yap öylesine söyledim hem sen beni boşver neden bana yani bize böyle bakıyor.
"Nerden bilim müneccim miyim ben sen düşün niye öyle baktığını" tamam ya sana da birşey sorulmuyor.
Elime dokunan elle irkildim. "Efendim" "Güzelim iyi misin seslendim ama duymadım." diye sordu.
"İyiyim dalmışım hem bütün günü burda geçirmeyelim kalkın bakalım sizi çok güzel bir yere götürücem." diyerek sırıttım.
Efe "ben bu sırıtmayı biliyorum ama hadi hayırlısı" "çocuk senin sırıtmandan çözmüş aklından geçen pis düşünceleri" dedi şaziye ama takan oldu mu yooo
●●●●●●●●●●●●
"Düştüm mapus damlarına öğüt veren çok olur düştüm mapus dam-LAN YETER LAN SUS ARTIK BIZDE Kİ DE KAFA diyerek bağırdım Emire
Artık sabrın kalmamıştı. Geldiğimizden beridir susmuyor.
Şimdi size ne olduğunu söylim biz neredeyiz tabi ki de nezerathaneye düştük. 1 saattir burda bekliyoruz.
Burda memur olan Ahmet abiye seslendim. "Ahmet abi Allah aşkına ne zaman çıkacaz biz 1 saattir bizi burda tutuyorsun" diyerek bağırdım.
"Geldim Asena ya ben sizden kurtulamicam mı valla benden bu kadar Savaş komiserim geliyor ona anlat derdini."
"Ya abi kurbanın olmayıp verme o seri katil tipliye valla en son bir daha karakola düşersiniz ceza veririm demişti."
"Ben bilmem artık derdinizi ona anlatın bende bıktım be her hafta burdasınız."dedi.
"Ahmet Abi gözünü sevim Abim çok büyük cezalar veriyor."diyerek yalvarma moduna geçtim.
Arkadan bir ses geldi. " demek çok büyük cezalar veriyorum öyle mi biliyorsanız neden hala buraya geliyorsunuz.
Son geldiğinizde ben sizi uyarmıstım değil mi" dedi. Adamın gözlerinden resmen ateş fışkırıyordu.
Hepimiz aynı anda """"Evet"""" dedik. "Ben karışmıyorum derdinizi başkomisere anlatırsınız." dedi.
Hasss Ali başkomiserim ağzımıza sıcacak kesin, abim vurulduktan sonra onunla baya yakınlaşmıştık.
Beni kardeşi gibi görüyordu. Ama sadece sivil hayattayken bana kıyamıyordu. Offff cafer bez getir koçum.
Abim tabi biliyor. Ne olacağını pis pis bize sırıtarak bakıyordu.
"Ahmet koçum aç kapıyı sonra da Ali başkomiserin odasına getir bunları" diyerek çıktı.
Gazamız mübarek olsun. Hakkınızı helal edin.
