İçeriğe geç

Sonsuzluk

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Sonsuzluk

Bölüm 3

3. Bölüm

"Bak bu sana bahsettiğim çocuk ağlarken sarıldığım" Deniz şaşkın bir ifadeyle bana bakıp sırıttı "Yakışıklıymış hee"dedi. Bakışlarımla onaylayıp önüme döndüm.

Kendi kendimize dedikodu yaparken bir el arkamdan omzuma dokundu "Pardon rahatsız ediyorum" bu o çocuktu, devam etmesi için baktım "Siz geçen gün sarıldığım hanımefendisiniz değil mi, lütfen kusura bakmayın zor bir gündü benim için kendime hakim olamadım" adama üzgünce baktım ve konuşmaya başladım

"Asıl siz kusura bakmayın ben size sarıldım, bende zorlu bir gün geçirmiştimde ağladığınızı da görünce iyice kötü hissettim kendimi tutamadım."

"Aslına bakarsanız sarılmanız bana çok iyi geldi, o an gerçekten böyle bir şeye ihtiyacım vardı. Teşekkür ederim, bu arada Pamir ben."

"Memnun oldum Nefes bende." "O zaman ben abimin yanına gidiyorum iyi günler size" bende iyi günler dedikten sonra masasına geri döndü.

Denize ağzından neredeyse salya akıcak halini görünce göz dövürdüm ve eğilip ağzını kapattım. "Kızım çocuk bildiğin yunan heykeli, ay numarasını falan istesem mi acaba" Pamir tahminimce 185 lerde yapılı kumral kahverengi gözlü bir çocuktu ve gerçekten yakışıklıydı, ama Deniz abartıyor yinede. "Abartma be" dedim, " Kızım saçmalama çocuktaki yakışıklılığa bak valla gözüm gönlüm açıldı"

Randevu saatim geldiği için kalktık ve ilk seans bitti. Bu olay yüzünden kendimi hala tuhaf hissediyordum ama güçlü kalıcaktım ve gülümsemeyi bırakmayacaktım.

Eve geldiğimizde Denizle oturup film izledik cumartesi olduğu için iş yoktu o yüzden tembellik yaptık. Akşam yatmadan önce mutlaka bir şeyler atıştırmaya karar verdim. Deniz yatmıştı. Tam kendime çilek ve çikolatayla dolu bir kâse hazırlamış odama gidiyordum ki kapı çaldı.

Kapıyı açtığımda önümde bir pembe gül buketi vardı. İçinde not yoktu. Merdivenlerden inan biri olduğunu fark edince arkasından seslendim, düşürmüş olmalı diye düşündüm. Seslendiğim kişi genç bir çocuktu "abla elimde kaldı bende rastgele bıraktım kusursa bakma" dedi biraz mahcup bir şekilde.

Açıkçası duyduklarım beni biraz güldürdü ve içimi ısıttı çünkü moralime iyi gelmişti ve üstüne üstelik pembe gül benim en sevdiğim çiçekti. Hemen çiçekleri vazoya koyup odama koydum.

Ertesi gün hiç uyanmak istemedim, sadece yatıp uyumak istedim ama kalkıp spora gitmeliydim. Spor her zaman hayatımın önemli bir parçası oldu zihnimi boşaltmama ve zinde kalmama çok yardımı oluyor. Ayrıca içerisinde kendimi iyi hissettiğim bir bedende olmayı seviyorum.

Zar zor kalkıp giyindim tam evden çıkarken mutfakta Denizi gördüm. "Aşkım çok kaliteli bir tatlı yaptım bayılıcaksın" "Puding yaptın dimi" dedim ufak bir tebessümle çünkü Denizin yapmayı bildiği tek tatlı buydu "Aa içine mi doğdu" birlikte gülüştükten sonra ona görüşürüz deyip spor için evden çıktım.

Eve geldiğimde öğlen olmuştu, direkt kendimi duşa attım ve akşam dışarı çıkmak için hazırlandım. Siyah şık bir elbise giydim saçlarım dalgalı ve uzundu belime kadar geliyordu iyi durduğunu düşündüğüm için dokunmadım. Aynada kendime bakarken saçlarımı kesmek zorunda kalacağım aklıma geldi. Bu durum kalbimi burktu ama pes etmek yok Nefes.yüzüme de hafif bir makyaj yaptım ve işte hazırım.

Denizi gördüğümde düşüp bayılacaktım " Waow güzelliğin karşısında nutkum tutuldu" o kırmızı bir elbise giymişti ve üstünde çok iyi duruyordu. Denizin sarı uzun saçları ve mavi gözleri vardı ve uzunda boyuyla manken gibiydi.

Deniz bana havadan öpücük attıktan sonra gülüşüp takiye binip mekana vardık. Deniz şimdiden sarhoş olmuş gibiydi, içtikçe içiyordu. Tabi ona hava hoş ilaç tedavisi gören o değil nasılsa.

Zavallı ben sadece su içebiliyordum. Oturduğum yerde sürekli su içmekten de sürekli çişim geliyordu!

Fazla mı samimi olduk. 3. Kere tuvaletten çıktıktan sonra masaya gittiğimde Deniz yoktu. Nereye kayboldu diye etrafıma bakarken mekanda olmadığını fark ettim.

Onu aramak için dışarı çıktığımda sağ taraktaki ara sokaktan gelen bağrış seslerini duyunca hemen oraya doğru hızlı hızlı yürümeye başladım.

Gördüklerimle kan beynime sıçradı, vücudumu bir öfke sardı. Deniz bir adamla tartışıyordu ve adam onun kolunu sıkıyordu.

"Ne yaptığını sanıyorsun sen" dedim hızlı bir şekilde gelirken ve Denizi elinden tuttuğum gibi arkama çektim. Normalde kavgaya eğilimli bir tipti ama şuan çok sarhoştu.

Adamın gözleri kızarmış, yüzü ise solgun duruyordu. Açıkçası bulaşmaya çokta meraklı değildim bu yüzden hemen Denizle birlikte içeri doğru yürümeye yeltendim ama bu seferde benim kolumdan tutup arkaya doğru sertçe itti

Yaptığı hareketle sakinleşmek için bir kaç saniyeliğine gözlerimi kapayıp derin bir nefes aldım "işine bak" dedim ama adam kendimi beğenmiş bir gülümsemeyle bana bakıp "bakmazsam nolur" dedi ve elini yüzüme doğru yaklaştırdı. Tam bir tepki verecekken arkadan duyduğumuz sesle ikimizde kapının oraya döndük.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.