Ben , yazıyı okumaya odaklanmışken gelen Fısıltılı sesle ürküp , bir iki geri adım atmıştım .
"Gecenin ıssızlığında sizi ışığa çağıran neydi , hanımefendi ?" Fısıltı , keskin bir şekilde duyulduğunda , nefes alış veriş sesi de çok yakından geliyordu . Tanıdık hissiyatıyla etrafı taradığımda , onu gördüm.
Kafasında evle uyumlu parlak ve renkli şapka , elinde işlemeli bir bastonla. Bastonun sivri ucunu bana yaklaştırıp
"Sen, " dedi . Bir kaç adımla yanıma yaklaşıp sırıtan yüzüyle devam etti .
"Benim ışıltım sana yol göstermiş olmalı . “
Binayla uyumu beni dumura uğratırken o , buraya çoktan uyum sağlamış gibiydi. Masallardan fırlama pelerini yerde sürünürken , hiçte umursuyormuş gibi değildi. Göz kırpıp , kendince eğlenmeye devam ediyordu .
“Kabul et , Masal Prensin olacak kadar yakışıklı ve uyumluyum. “
Onun için endişelenmem gözümün önüne gelirken , şapkasının dışında kalan kıvırcık saçlarını hafifçe çektim .
“Manyak ! Senin için ne kadar endişelendim , ne kadar korktuk haberin var mı ? Şu haline bak! Tüm saç tellerini teker teker çeker , Masal prensi havanı söndürürüm . “
“Ahhh! Tamam ya , özür dilerim . Bu güzellikler çok cezbediciydi. Bende duygularıma yenik düştüm. “
Saçını elimden kurtardıktan sonra bana sıkıca sarılmıştı .Hemen sarılmasına karşılık vermiştim. “Benim için endişelen birilerinin olması .. çok farklıymış. Endişelendirdiğimin farkında bile değildim . Özür dilerim ve teşekkür ederim .“
Duygusallığımdan ödün vererek hafifçe ittirmiş “ Sana iki şey söyleyeceğim . Biri ; seni seven birçok kişi var ve onlar senin için endişeleniyorlar . İki… “ kafasındaki işlemeli rengarenk şapkayı ondan alarak , kendi kafama taktım .
“İki; bu şapka bana daha çok yakıştı . Seni bilmem ama benden çok güzel masal kahramanı olur . “
İkimiz gülüşürken arkamızdan homurdanma sesleri gelmeye başladı.
“Hadi ama biz burada sizi arayalım , siz keyfinize bakın . Oluyor mu böyle ? “
“Korkudan altıma kaçırıyordum bir ara , bir de şunlara bakın. Aşk olsun! “
“Şu aydınlığa bak ! Sanki burası başka bir evren . “
Herkes gelince , bakışlar etrafı incelemeye koyuldu . Herkes merakla etrafı izliyor , kendi aralarında ilk izlenimlerini sunuyorlardı.
Yavuz gelince ilk işi Tekin’in kulağını çekmek olmuştu . Acıtmayacak şekilde , sadece göz dağı vermek için yapılan bir eylemdi bu . Korkmuştuk ve tekrar yaşamak istemiyordu . Sonra o da Tekin’e sarılmış kulağına uyarılarını fısıldamıştı. Tekin ona göz devirdiğinde gülmeme engel olamamıştım .
“Dışarısı sizi bu kadar etkilediyse bir de içeriye bakın. Muazzam . Her yeri dolaşamadım tabii … “
Kızlar biraz tereddüt etseler de Yavuz ‘un “Bu karanlıkta yolu aramaktansa , sabaha kadar vakit geçirir sonra da gündüz ışığıyla devam ederiz . Hem daha güvenli olur hem de eğlenceli olabilir. “ demesiyle herkesin onayını almış içeriye adımlamıştık.
