İçeriğe geç

Sonsuz Yaşam

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Sonsuz Yaşam

Bölüm 2

2. Bölüm

Okula girdiğimde nedense etrafta çok kötü bir koku vardı hemen çantamı bıraktım ve dışarı çıktım. Yanıma benimle aynı sınıfta olan Büşra geldi ve bana. " N'oldu bu sefer sınıfta kalmamışsın? Hani sen kolay kolay sınıftan çıkmazsın ya o yüzden sordum"dedi alay edermiş gibi. Ben de durur muyum hemen lafı yapıştırdım."Sizin bu berbat kokulu okulunuz sağolsun. Yine temizlenmemiş ve sen sakın sınıfa geçme yoksa o narin burnun zarar görür." dedim özellikle narin kelimesini vurgulamaıştım. "Benim için sorun olacağını sanmıyorum her zaman yanımda ne de olsa parfüm taşırım"dedi. Ben de "hıı anladım o parfümün yüzünden sınıf böyle kokuyor"dedim. Bu kızla konuşarak zaman kaybediyordum hemen gidip kitap okumam gerekiyordu. Daha çok bu çocuksu tartışmayı sürdürmemek için." Neyse ben seni o narin burnun ile baş başa bırakayım en iyisi, daha çok işim var" dedim. Ve tekrar sınıfa gitmek üzere yol aldım.

"Ama burası çok kötü kokuyor." Neyse hemen çantamdan kitabımı aldım ve dışarı çıktım ki zil çaldı. Offfff o Büşra ile çok zaman kaybetmiştim.

Öğretmenler bizi kendi sınıfımız yerine 9/B ye yönlendirdi. O kokuyla orada ders çalışılmaz ki zaten. Neyse hemen çantaları-

mızı alıp 9/B 'ye gittik. Tamam burada sevmediğim kişiler olsa da en azından kokmuyordu. Herkes bir yere otururken bana yer kalmamıştı. Fakat o nefret ettiğim kişilerden biri hariç. "Hayır okulun sesrerisinin yanına oturmam!" diye bağırdığım an öğretmen bana çok kötü bir bakış atmıştı.Tamam fizik öğretmeninden zaten korkuyordum birde saçını kızla boyamış. Daha korkunç duruyor. Neyse hemen hoca bağırmasın diye o serserinin yanına oturdum." Seresri olduğumu kim söylemiş dedi". Offfff kriz geçiricem ama zaten tipine kim baksa serseri olduğunu anlardı. O saçlar ne öyle ya normalde saçı düzdü. Fakat böyle dağınık olduğu için dalgalı görünüyordu. Her neyse bunu boş verin de bu çocuk hâlâ benden bir cevap bekler gibi bana bakıyordu. Ne diyecektim aman boş ver ben hep açık sözlü olmuşumdur. "O tipine kim baksa zaten serseri olduğunu anlar." dedim ve bana bir an bakıp güldü. Ne yaşıyor bu. "Çok mu yakışıklıyım?" Sadece serseri değil aynı zamanda da beyinsiz. O dediğimden nasıl bunu anladı. Ben hemen çıkıştım"onu demiyorum saçın başın darmadağın. Kısacası Habeş maymunu gibisin!" diye bağırdım. Ve sınıftaki herkes bize bakıyormuş."Ne bakıyorsunuz!" diye bağırdım. Fakat beni hiç umursamadan bakmaya devam ediyorlardı. Bu beyinsiz serseri bana bakıp elini uzattı ve "Tarık" dedi adı Tarıkmış ben şaşkın şaşkın bakarken "ismini söylemeyi düşünüyor musun?" dedi. Ben de elimi tüm ciddiyetimi ve ona olan nefretimi belli eden bir yüz ifadesi takınıp elimi uzatıp. "Gizem" dedim ve elini sıktım. Ardından gülerek önüne döndü. Ben de aynı şeklide önüme döndüm olamaz hocanın burada olduğunu unutmuşum. Peki neden biz mudahale etmemişti. Neyse hemen derse döndük.

Bir an önce şu serserinin yanından gitmek istiyordum. İki ders fizik işledik ve ardından da dersimiz bedendi. Beden hoca-

mız bize önce sahanın etrafında beş tur koşturdu "Her ana bayılabilirim."Biraz şınav ve mekik çektirdi bir de! Allah'ım sana geliyorum. Bu kulunun canını acı çektirmeden al. Neyse dersin bitmesine son on beş dakika kalmıştı. Bu sürede hoca dinlenme-

mize izin verdi. Ve hemen bir köşeye oturdum o serseri bana mı bakıyordu. Sanırım ayakkabımın markasını sorucak. Çünkü gayet iyi koşmuştum. Ama şunu bilmeli yetenek ayakkabıda değil bende.

Ve sonunda okul bitmişti hemen eşyalarımı toparladım. Ve çantamı alıp dışarı çıktım ki. Yine o serserinin sesini duydum. "Gizem!" diye bağırıyordu. Daha çok bağırmasın diye durdum. Ve arakamı döntüm. "Görüşürüz" dedi. Ben de sırıttım ve hemen servise bindim. Ne bu serseri demi bizim servisle gidiyordu. O zaman neden görüşürüz dedi bu çocuk? Of neyse onu görmezden geldim ve herhangi bir yere oturdum. Offf neden bu çocuk yine yanıma oturdu lan zaten okulda ona zor katladım. Şimdi de yolculuğumu berbat ediyordu. "Neden buraya oturmadan önce sormadın dedim?" nefretle. "Oturabilirmiyim?" dedi. "Hayır." "İşte bu yüzden sormadım, zaten her yer dolu buraya oturmak zorundayım." dediğinde ben de "herhangi biriyle yer değiştire-

bilirsin " dedim. "Boşuna uğraşma ben burada oturunacağım!" dediğinde bağırmasıyla ürkmüştüm. Ve bir şey diyemedim.

Eve geldiğimde ablam bu sefer benden önce eve gelmişti. Ablamın dersleri daha iyi olduğu için benim lisemden daha iyi bir lisede okuyordu. Ablama neden erken geldiğini sordum. Bana

" Öğretmenler hepimizi eve gönderdi. Okulda çok kötü bir koku vardı."dedi."Bizim sınıftada çok kötü bir koku vardı ama sadece bizim sınıfta." dedim. Ablam ise "doğal gaz kokusuymuş" dedi. Şimdi anlamıştım sanırım doğal gaz kokusuyla Büşra'nın parfümünün kokusu karışınca daha kötü bir koku oluşmuştu. Sanırım öğretmenler henüz kokunun nedenini anlamadıkları için bizleri eve göndermemişlerdi.

"Abla ben kendimi çok yorgun hissediyorum biraz dinleneceğim." dedim ve odama geçtim hemen oturup bu gün okuyamadığım kitabımı okumaya başladım. Fakat evden değişik sesler geliyordu. Bu da neydi "Kim var orada!" diye bağırdığmda hiç ses yoktu. Ve bir anda pencereden bir şey girip üzerime atladı. Ben ise bağırmaya çalıştım fakat sanki sesim çekilmişti. Neler oluyordu bu da neydi?

Bölüm sonu

1 yorum