---
**Gece 03:10 - Villa, Üst Kat Misafir Odası**
Kaan ve Eylül birlikte içeri girdiler. Koridor loş ışıkla aydınlanıyordu. Eylül hâlâ ıslak ve titriyordu. Kaan’ın yüzündeki kan kurumaya başlamıştı.
Eylül: (kısık sesle)
Yaranlara bakmam lazım… Çok kötü görünüyorlar.
Kaan:
Gerek yok.
Eylül: (ısrarla)
Lütfen… Benim için.
Kaan bir an durdu, sonra misafir odasına girdiler. Eylül banyodan temiz havlu ve ilk yardım kutusunu getirdi. Kaan yatağın kenarına oturdu. Eylül önünde diz çöktü.
Eylül: (havluyu ıslatıp Kaan’ın yüzünü silerken, sesi titreyerek)
Çok acıyor mu? Burnun… kırık gibi duruyor. Kaşın da derin kesilmiş.
Kaan: (hiç kıpırdamadan, boş gözlerle)
Acı… uzun zamandır hissetmediğim bir şey.
Eylül gözyaşlarını tutamadı yine. Havluyla nazikçe Kaan’ın dudağındaki kanı sildi.
Eylül:
Mira sana bunları yaparken… içim parçalandı. Sen hiç vurmadın ona. Neden?
Kaan: (alçak sesle)
Çünkü o benim kanım. Onu incitebilirim ama… öldüremezdim. Henüz.
Eylül: (duraksayarak)
Onu bulunca ne yapacaksın?
Kaan cevap vermedi. Eylül bandajı yapıştırırken Kaan’ın elini tuttu.
Eylül:
Korkuyorum Kaan… Hem senden hem ailen için hem de Mira için. Bu ev… bu aile… çok karanlık.
Kaan birden Eylül’ün çenesini tuttu ve yüzünü kendine çevirdi. Göz göze geldiler.
Kaan: (soğuk ama yoğun)
O zaman neden buradasın? Neden hâlâ gitmiyorsun?
Eylül: (gözleri dolu dolu, cesurca)
Çünkü seni seviyorum. O kadar çok seviyorum ki… korksam bile bırakamıyorum. Senin buz gibi bakışların, sessizliğin, yaraların… hepsini seviyorum.
Kaan bir süre hiçbir şey demedi. Sonra Eylül’ü yavaşça kendine çekti ve dudaklarından öptü. Öpücük sert ve sahipleniciydi. Eylül şaşkınlıkla karşılık verdi, elleri Kaan’ın ıslak saçlarına gitti.
Öpücük bittiğinde Eylül nefes nefese kalmıştı.
Eylül: (fısıltıyla)
Kaan…
Kaan: (alnını Eylül’ün alnına yaslayarak)
Şimdi gittin. Artık benimsin. Geri dönüşü yok.
---
**Aynı Anda - Alt Kat, Bodrum**
Ege ve Leyla çalışma odasındaydı.
Leyla:
Kaan o kızı yukarı çıkardı. Bu iyi mi kötü mü bilmiyorum.
Ege:
Kötü. Duygu her zaman kötüdür. Ama belki Kaan’ı kontrol altında tutar. Mira’yı bulana kadar.
Leyla:
Mira’yı ne yapacağız?
Ege: (sigarasını yakarak)
Bulunca… ya geri getiririz ya da temizleriz. Artık tehlike oldu.
---
**Gece 04:20 - Şehrin Dışında, Ucuz Bir Motel**
Mira ve Eren küçük bir moteldeydi. Oda loş ve eskiydi. Mira yatağın kenarında oturuyordu, gözleri boş bakıyordu. Eren yanında, elini tutuyordu.
Eren:
Artık güvendesin. Burayı kimse bilmiyor.
Mira: (boş bir sesle)
Güvende değiliz Eren. Kaan bulana kadar… kimse güvende değil.
Eren:
Polise gidelim. Her şeyi anlat.
Mira: (acıyla gülerek)
Polis onları durduramaz. Babam ve annem yıllardır iz bırakmadan cinayet işliyor. Kaan… o daha da tehlikeli.
Eren Mira’yı kendine çekti ve sarıldı.
Eren:
Seni koruyacağım. Ne olursa olsun.
Mira: (Eren’in göğsüne yaslanarak)
Keşke inanabilsem… Ama içimde bir ses “kaçmaya devam et” diyor.
---
**Villa - Misafir Odası**
Eylül ve Kaan yatakta yan yana uzanıyordu. Eylül Kaan’ın göğsüne yaslanmıştı. Kaan tavana bakıyordu.
Eylül: (yumuşak sesle)
Kalbini duyuyorum… Çok yavaş atıyor.
Kaan:
Her zaman böyle atar.
Eylül:
Benimki senin yanındayken deli gibi çarpıyor.
Kaan elini Eylül’ün saçlarında gezdirdi.
Kaan:
Mira’yı bulursam… onu affetmeyeceğim. Bunu biliyor musun?
Eylül: (korkuyla)
…Biliyorum.
Kaan:
Yine de yanımda kalacak mısın?
Eylül: (Kaan’ın boynuna sokularak)
Kalacağım. Ne yaparsan yap… yanından ayrılmayacağım.
Kaan gözlerini kapattı. İlk defa yüzünde çok hafif, neredeyse görünmez bir gülümseme belirdi.
---
**Bölüm Sonu**
---
Bölüm 15
bölüm 10;
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.