Salon tam bir savaş alanına dönmüştü. Yerler cam kırıkları ve kan lekeleriyle kaplıydı. Kaan yerde yatıyor, yüzü tanınmayacak haldeydi. Burnu kırık, gözleri şiş, dudağı patlamış, kafasından ve kaşından kan akmaya devam ediyordu.
Mira ayakta, nefes nefese titriyordu. Elleri kan içindeydi. Kendi kanı da karışmıştı çünkü parmak eklemleri açılmıştı.
Leyla: (ilk defa sesi yükselerek)
Mira! Ne yaptın sen?!
Mira: (Leyla’ya dönüp çığlık atarak)
**Ne mi yaptım?!** Yıllardır içimde biriktirdiğim her şeyi yaptım! Yeterince geç bile kaldım!
Ege hâlâ koltuktaydı ama yüzü tamamen değişmişti. Oğlunun bu halde yerde yatmasına rağmen hâlâ aşırı kontrollüydü.
Ege: (alçak sesle)
Kaan… kalkabiliyor musun?
Kaan zorlukla doğrulmaya çalıştı. Öksürdü ve kan tükürdü. Yüzündeki kanlar yere damlıyordu.
Kaan: (boğuk ve acı dolu sesle)
…Kalkıyorum.
Ama kalkamadı. Tekrar yere yığıldı.
Selin korkudan titreyerek Bora’nın arkasına saklanmıştı. Bora ise cep telefonunu çıkarmıştı.
Bora:
Polisi arıyorum. Bu manyaklar hapishaneyi boylayacak.
Mira hemen Bora’nın önüne atıldı.
Mira: (yalvarır gibi)
Bora lütfen… arama. Selin’i al ve hemen git. Lütfen… onlar polisten daha tehlikeli.
Selin: (ağlayarak)
Mira sen… sen iyi misin? Ellerin kanıyor…
Mira:
Umurumda değil. Sadece siz kurtulun.
Kaan yerdeyken bile gülümsemeye çalıştı. Dişleri kanlıydı.
Kaan: (zayıf sesle)
Kaç… Mira. Kaç bakalım. Ne kadar uzağa gidersen git… seni bulacağım. Sen bizimsin.
Mira Kaan’a yaklaştı ve tepesine dikildi. Gözlerinde artık buz gibi bir nefret vardı.
Mira:
Bulmak istiyorsan bul. Ama bulduğun zaman seni öldürmüş olacağım Kaan. Bu bir tehdit değil… bu bir söz.
Mira sonra Leyla ve Ege’ye döndü.
Mira:
Siz de… beni aramayın. Bu evden çıktığım anda sizin kızınız ölmüş olacak. Artık yokum.
Montunu kaptı, cebine telefonunu ve biraz para attı. Kapıya yöneldi.
Leyla: (sesi ilk defa titreyerek)
Mira… dur. Bu halde dışarı çıkamazsın.
Mira: (arkasını dönmeden)
Dışarıdaki dünya, sizin gibi canavarlarla dolu olsa bile… buradan daha iyi.
Kapıyı sertçe çarpıp çıktı.
---
**Dışarıda - 5 Dakika Sonra**
Mira yağmur altında koşuyordu. Elleri hâlâ kanıyordu. Sokak lambalarının altında gözyaşları yağmura karışıyordu.
Telefonu titredi. Eren arıyordu.
Mira telefonu açtı ama konuşamadı, sadece hıçkırık sesi çıktı.
Eren: (endişeyle)
Mira? Mira ne oldu? Sesin çok kötü geliyor!
Mira: (yürürken, ağlayarak)
Eren… bana yardım et. Lütfen… şu an hiçbir yerim yok. Ailem… onlar… çok kötü şeyler yapıyorlar.
Eren:
Neredesin? Hemen gelip alayım seni.
Mira:
…Kütüphanenin arkasındaki parkta olacağım. Lütfen çabuk gel.
---
**Villa - Salon**
Kaan nihayet doğrulup oturmayı başardı. Yüzü kan ve morluk içindeydi. Leyla onun yaralarını temizlemeye çalışıyordu.
Kaan: (acıyla ama kararlı)
Bırak anne… önemli değil.
Leyla:
Burnun kırılmış. Kaşın dikiş gerekecek.
Kaan: (gözleri boş boş bakarak)
Mira… gerçekten güçlüymüş. Bunu beklemiyordum.
Ege: (soğuk)
Ne yapacağız?
Kaan: (kanlı dişlerini göstererek gülümser)
Bulacağız. Hem de çok çabuk. Mira bizim kanımız. Kaçamaz.
Bora ve Selin çoktan gitmişti. Bora arabada giderken polisi aramaya karar vermişti.
Selin: (arabada ağlayarak)
Mira… o kız çok kötü durumdaydı Bora. Ona yardım etmeliyiz.
Bora:
O aile resmen psikopat. Polise gideceğiz. Hem de hemen.
---
**Gece 01:20 - Park**
Eren arabasıyla geldi. Mira bankta ıslak ve titreyerek oturuyordu. Eren koşarak yanına gitti ve onu sardı.
Eren:
Tanrım… ne oldu sana? Ellerin kanıyor!
Mira Eren’in göğsüne kapandı ve yüksek sesle ağlamaya başladı.
Mira:
Her şeyi anlattım… her şeyi… Artık ailem yok Eren. Beni bulurlarsa öldürürler. Seni de öldürürler…
Eren: (Mira’nın saçlarını okşayarak)
Kimse kimseyi öldüremeyecek. Seni koruyacağım. Söz veriyorum.
Mira: (gözleri korku dolu)
Onları tanımıyorsun… Özellikle Kaan’ı… O vazgeçmez.
Eren Mira’yı arabaya bindirdi.
Eren:
O zaman biz de vazgeçmeyiz. Birlikte kaçacağız.
Araba hareket etti.
---
**Villa - Aynı Saat**
Kaan aynada yüzüne bakıyordu. Yüzü şiş ve kanlıydı. Ama gözleri hâlâ aynı buz gibi soğuktu.
Kaan: (kendi kendine fısıldayarak)
Kaç Mira… Kaçabildiğin kadar kaç.
Ama ne kadar kaçarsan kaç…
Seni bulacağım.
Kaan elini yumruk yaptı. Kanlar parmaklarından sızıyordu.
Kaan:
Ve bulduğumda… seni affetmeyeceğim.
---
**Bölüm Sonu**
---
Bölüm 13
bölüm 8;
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.