-
**Ertesi Gün - Saat 20:30, Villa**
Leyla mutfakta yemek hazırlıyor. Ege koltukta gazete okuyor gibi yapıyor ama aslında düşünceli. Kaan pencerenin kenarında dikiliyor, dışarıyı izliyor.
Leyla:
Mira’yı çağırdım. Selin’i de davet etmesini söyledim. Bu akşam gelecekler.
Ege: (gazeteyi indirerek)
İkisi de mi?
Leyla:
Hayır. Sadece Selin. Mira’yı denemek istiyorum. Bakalım ne yapacak.
Kaan: (soğuk)
Riskli. Bora denen herif de peşinden ayrılmıyor.
Leyla: (gülümseyerek)
Bırak gelsin. Hepsi bir arada olursa daha eğlenceli olur.
Kapı çalınır. Mira aşağı iner. Üstü başı düzgün ama gözleri şiş ve kızarmış.
Mira:
Anne… lütfen bunu yapma. Selin’i buraya getirme.
Leyla: (sakin)
Zaten yolda. Geri çeviremeyiz.
---
**20:45 - Kapı Zili**
Mira kapıyı açar. Selin elinde çiçeklerle, gülümseyerek duruyor. Arkasında Bora da var. Bora’nın yüzü gergin.
Selin: (Mira’ya sarılarak)
Seni özledim! Eviniz çok güzelmiş. Teşekkürler davet için.
Mira: (zorla gülümseyerek)
Hoş geldin… Bora da mı geldi?
Bora: (içeri girerken, etrafı süzerek)
Selin yalnız gelmez. Özellikle bu eve.
Tam o sırada Kaan merdivenlerden iner. Bora ile göz göze gelirler. İkisi de bir an durur. Havada elektrik çakar.
Kaan: (düz bir sesle)
Bora Demirkan.
Bora: (küstah bir gülümsemeyle)
Kaan… Demek sensin. Kardeşini korumak için herkesi tehdit eden ünlü abicik.
Kaan: (hiç gülümsemeden)
Tehdit etmiyorum. Sadece uyarıyorum.
Ege ve Leyla da salona gelir.
Ege: (misafirperver ama soğuk)
Hoş geldiniz. Oturun. Leyla yemek hazırladı.
Hepsi masaya oturur. Atmosfer aşırı gergin.
Selin: (rahatsızlığını gizlemeye çalışarak)
Burası… çok sessiz bir ev. Sizce de değil mi?
Leyla: (gülümseyerek)
Sessizlik iyidir. İnsan düşünmeye zaman bulur.
Bora: (Kaan’a bakarak)
Ben sessizliği pek sevmem. Özellikle birinin gözleri sürekli üstümdeyken.
Kaan: (Bora’ya doğrudan bakarak)
O zaman bakışlarıma alış. Çünkü bir süre daha izliyor olacağım.
Bora: (sinirle gülerek)
Sen kimsin lan? Babamın eski adamlarından mı? O tip bakışları iyi tanırım.
Kaan: (soğukkanlı)
Babanın adamları amatör. Biz profesyoneliz.
Mira masanın altında Selin’in elini sıkar. Selin endişeyle Mira’ya bakar.
Selin: (fısıltıyla)
Mira… burası biraz korkutucu. Ailen… farklı.
Mira: (gözleri dolu)
Selin, lütfen… Gitmek istersen şimdi git. Seni burada istemiyorum.
Leyla: (duyarak)
Nedenmiş o? Selin bizim misafirimiz. Değil mi Kaan?
Kaan:
Misafirimiz… şimdilik.
Bora sandalyesini geri iter, ayağa kalkar.
Bora:
Yeter. Selin kalk. Bu eve bir daha gelmiyoruz. Bu herifler manyak.
Ege: (sakin ama otoriter)
Otur evlat. Daha tatlı bile gelmedi.
Bora:
Bana evlat deme. Babam gibi gangster havası veriyorsun. Ben o oyunu çok gördüm.
Kaan da yavaşça ayağa kalkar. İki genç yüz yüze gelir.
Kaan:
Babandan daha sertsin galiba. Ama babanın yapamadığını ben yapabilirim.
Bora: (yumruğunu sıkarak)
Denemek ister misin?
Selin: (panikle)
Bora lütfen! Dur!
Mira: (ayağa kalkarak)
Yeter! Hepiniz yeter! Bu benim arkadaşım! Onu da, Eren’i de rahat bırakın!
Oda bir anda buz keser.
Leyla: (Mira’ya bakarak, tehlikeli bir sesle)
Eren mi? Hâlâ o çocuktan bahsediyorsun demek…
Selin: (şaşkın)
Eren? Mira sen Eren’le mi görüşüyorsun?
Mira: (gözlerinden yaş akarak)
Evet… Ve ilk defa birine karşı bir şeyler hissediyorum. Hem ona hem sana… Ama bu aile beni boğuyor!
Bora:
Bu aile manyak lan. Selin gidiyoruz.
Tam kapıya yönelirlerken Kaan kapının önüne geçer.
Kaan:
Kimse henüz gitmiyor.
Ege: (koltuktan kalkmadan, çok sakin)
Kaan… misafirlerimize saygılı ol.
Leyla: (gülümseyerek)
Akşam daha yeni başladı. Hikâyelerimizi anlatmadık bile.
Mira masaya yumruğunu vurur.
Mira:
Ben anlatacağım! Her şeyi anlatacağım! Ne yaptığınızı, Aras’ı, her şeyi!
Kaan bir anda Mira’nın yanına gider ve kulağına fısıldar.
Kaan:
Anlatırsan Selin’i bu akşam buradan çıkaramazsın. Bunu gerçekten istiyor musun?
Mira donar kalır.
Selin: (endişeyle)
Mira… ne oluyor? Bana bir şey mi söyleyecektin?
---
**Bölüm Sonu**
---
Bölüm 11
bölüm 6;
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.