İçeriğe geç

Sonsuz kan

Bölüm 10 · 3 dk okuma

Sonsuz kan

Bölüm 10

bölüm 5;

**Bölüm 5: Uyarı**

---

**Ertesi Akşam - Saat 19:40, Eren’in Apartmanı Önü**

Eren arabasıyla yeni dönmüş, elinde market poşetleri var. Tam binaya girecekken siyah bir araba yanına yanaşır. Farlar yanıyor. Kaan arabadan iner. Siyah kapüşonlu sweatshirt’ü ve soğuk bakışıyla çok daha tehlikeli görünüyor.

Kaan: (düz ve sakin bir sesle)
Eren Karahan?

Eren: (poşetleri yere bırakmadan, tetikte)
Evet. Sen kimsin?

Kaan: (bir adım yaklaşır, aralarında iki metre mesafe)
Mira’nın kardeşi. Kaan.

Eren: (hafifçe gülümser ama tedirgin)
Ha… Mira’dan bahsetti. Senin için “çok koruyucu” demişti. Tanıştığımıza sevindim.

Kaan: (gülümsemez)
Sevinme. Bu bir tanışma değil, uyarı.

Eren’in gülümsemesi yavaşça solar.

Eren:
Uyarı mı? Ne hakkında?

Kaan: (daha da yaklaşır, sesi buz gibi)
Kardeşimden uzak dur. Ona yaklaşma. Konuşma. Dokunma. Hatta bakma bile. Anladın mı?

Eren: (kaşlarını çatar, cesurca)
Bak kardeşim, Mira reşit bir kız. Kendi kararlarını kendi verir. Senin bu mafya abilik tavrın hoşuma gitmedi.

Kaan bir anda Eren’in yakasına yapışır ve onu arabaya sertçe yaslar. Gözleri ölümcül.

Kaan: (fısıltıyla)
Dinle beni dikkatli dinle. Senin gibi duygusal, saf, “her şeyi düzeltebilirim” diyen tiplerden nefret ederim. Mira seninle birlikteyken gülüyor, heyecanlanıyor, zayıflıyor. Bu kabul edilemez.

Eren: (yakasını kurtarmaya çalışarak)
Bırak kolumu! Mira’ya ne yapıyorsunuz siz? Kız korkudan titriyordu dün!

Kaan: (daha sert bastırır)
O titreme onu hayatta tutuyor. Seninle mutlu olursa ölür. Sen de ölürsün. Hem de çok çirkin bir şekilde.

Eren: (öfkeyle)
Tehdit mi ediyorsun beni? Polise giderim.

Kaan: (yavaşça yakasını bırakır, gülümser — çok korkutucu bir gülümseme)
Git. Git polise anlat. Ama önce ailenin ev adresini, annenin çalıştığı ofisi, babanın her sabah gittiği kahvaltıcıyı ezberle. Çünkü ben çoktan ezberledim.

Eren’in yüzü değişir. İlk kez gerçek korkuyu hisseder.

Kaan:
Mira bizim kanımız. Sen bir yabancıdan ibaretsin. Bir daha ona yaklaşırsan, Aras denen çocuğun başına gelenler senin yanında çocuk oyuncağı kalır.

Eren: (şaşkın)
Aras mı? O da kim?

Kaan:
Sormana bile gerek yok. Çünkü sen de aynı yolu izlersen, aynı son seni bekliyor.

Kaan arabaya biner. Camı açmadan önce son kez bakar.

Kaan:
Bu son uyarım. Bir daha konuşursanız… seni izlemekten vazgeçerim.

Araba hareket eder ve uzaklaşır.

Eren olduğu yerde kalır. Ellerini yumruk yapmıştır ama korktuğu bellidir.

---

**Gece 22:15 - Villa**

Mira odasında volta atıyor. Telefonu elinde. Eren’den mesaj yok. Tam mesaj yazacakken kapı sertçe açılır. Kaan girer.

Mira: (öfkeyle)
Ne yaptın ona?!

Kaan: (kapıyı kapatıp yaslanır)
Konuştum. Sadece konuştum.

Mira: (gözleri dolar)
Yalan söylüyorsun! Onu tehdit ettin değil mi? Söyle!

Kaan: (soğuk)
Evet. Ve eğer aklı varsa bir daha sana yaklaşmaz.

Mira birden Kaan’a saldırır. Yumruklar, tokatlar… Kaan hiç karşılık vermez, sadece tutar.

Mira: (ağlayarak bağırarak)
Neden! Neden mutluluğumu engelliyorsun?! Benim de bir hayatım olsun istemiyor musun?!

Kaan: (kardeşini sıkıca sarılır gibi tutar, sesi ilk defa biraz yumuşar)
İstiyorum. Ama bizim hayatımız bu değil Mira. Sen mutlu olmaya başladığın anda biz seni kaybediyoruz. Aras’ta kaybettik. Şimdi de Eren’de kaybediyoruz.

Mira: (hıçkırıklar içinde)
Belki de kaybedilmek istiyorum… Belki de sizden kurtulmak istiyorum.

Kaan kardeşinin saçlarını okşar. Soğuk ama garip bir şefkatle.

Kaan:
O zaman seni de öldürmek zorunda kalırım. Bunu gerçekten istiyor musun?

Mira cevap veremez. Sadece ağlar.

---

**Aynı Gece - Selin’in Evi**

Selin odasında telefonla konuşuyor.

Selin:
Eren, ne oldu? Sesin çok kötü geliyor.

Eren: (telefonun diğer ucundan)
O kızın ailesi… çok tehlikeli. Kardeşi beni tehdit etti Selin. Gerçekten korktum. Mira’ya söyle… bir süre uzak dursun benden. En azından ben düşünene kadar.

Selin: (endişeyle)
Tamam… ben Mira’yla konuşurum. Sen dikkat et kendine.

---

**Villa - Mira’nın Odası**

Mira yatağa uzanmış, tavana bakıyor. Telefonu titrer. Selin’den mesaj:

**Selin:**
Mira, Eren aradı. Kardeşin onu tehdit etmiş. Ne oluyor? Konuşalım mı?

Mira mesajı okur. Gözlerinden yaş akar. Parmakları ekranda dolaşır ama cevap yazamaz.

Tam o sırada penceresi hafifçe tıklatılır. Dışarıda Eylül duruyor. Yağmur yağıyor.

Mira şaşkınlıkla pencereyi açar.

Mira:
Eylül? Sen burada ne arıyorsun?

Eylül: (ıslak ve üzgün)
Kaan’la konuştum bugün… Bana çok kötü davrandı. Ama ben onu seviyorum Mira. Gerçekten seviyorum. Senin kardeşin… onda bir şey var. Bana yardım eder misin?

Mira: (acıyla gülümser)
Yardım mı? Kardeşime mi? Kızım, biz kendi hayatımızı bile kurtaramıyoruz…

---

**Bölüm Sonu**

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.