**Bölüm 4: İlk Dokunuş**
---
**Ertesi Gün - Saat 17:08, Üniversite Kütüphanesi Arka Bahçesi**
Mira bankta oturuyor, elleri kucağında kenetlenmiş. Kalbi hiç bu kadar hızlı atmamıştı. Eren elinde iki kahveyle yaklaşıyor. Üzerinde siyah gömlek var, kaşındaki yara izi loş ışıkta daha belirgin görünüyor.
Eren: (gülümseyerek, kahveyi uzatarak)
Sıcak latte. Şekersiz. Doğru mu hatırladım?
Mira: (kahveyi alırken, sesi biraz titrek)
Evet… Teşekkürler.
Eren yanına oturur. Bacakları birbirine değiyor. Mira irkilir ama çekilmez.
Eren: (ona yan dönerek)
Biliyor musun, seninle konuşalı daha birkaç gün oldu ama sanki aylardır tanıyormuşum gibi hissediyorum. Gözlerin… çok farklı. Sanki her şeyi görmüş ama hiçbir şey hissetmemiş gibi.
Mira: (gözlerini kaçırarak)
Belki de öyledir.
Eren: (elini yavaşça Mira’nın elinin üstüne koyar)
O zaman hissetmeni istiyorum. Gerçekten hissetmeni.
Mira donup kalır. Eren’in parmakları sıcak. Kalbi deli gibi çarpıyor. Aras’tan beri ilk defa biri ona bu kadar yakın ve bu kadar nazik davranıyor.
Mira: (fısıltıyla)
Eren… Benim hayatım çok karışık. Ailem… çok farklı. Senin yanında olmak seni tehlikeye atabilir.
Eren: (gülümseyerek, elini sıkıca tutarak)
Tehlike severim. Özellikle senin gibi tehlikeli bir kız için.
Eren yavaşça Mira’ya yaklaşır. Mira gözlerini kapatır. Dudakları neredeyse birbirine değecekken…
**Kaan** uzaktan, ağaçların arkasından onları izliyor. Yüzü taş gibi.
Kaan: (kendi kendine, alçak sesle)
Aptal kız…
---
**Aynı Anda - Kampüs Kafesi**
Selin ve Bora bir masada oturuyor. Bora sinirli, Selin ise sıkılmış görünüyor.
Bora: (kollarını kavuşturarak)
Yine o Mira denen kızla mıydınız? Dün gece seni eve bıraktıktan sonra ne konuştunuz?
Selin: (iç çekerek)
Bora lütfen… O sadece arkadaşım. Çok yalnız ve içine kapanık biri. Ona destek olmaya çalışıyorum.
Bora: (sesini yükselterek)
Destek mi? O kız sana bakarken gözleri başka türlü parlıyor Selin. Ben aptal değilim. Hem dün kütüphanede o Eren denen piçle de konuşuyormuş. Seninle mi oynuyor yoksa?
Selin: (şaşkın)
Eren mi? Mira Eren’le mi görüşüyor?
Bora:
Evet. Ve ben bu işten hiç hoşlanmıyorum. O aileyi araştırdım. Baba Ege… eski güvenlikçi ama etrafı biraz karanlık. Anneleri Leyla da tuhaf bir kadın. Çocukları da… Kaan denen herif resmen psikopat gibi bakıyor.
Selin: (endişeyle)
Mira’yı uyarmam lazım…
---
**Kütüphane Bahçesi - Devam**
Eren, Mira’nın yanağına düşen saçı yavaşça geriye atar.
Eren:
Bana güvenebilirsin Mira. Ne kadar karanlık olursa olsun… seni dinlerim. Yanında olurum.
Mira: (gözleri dolmak üzere)
Kimse benim yanımda kalamadı Eren. Kimse…
Eren tam Mira’yı öpecekken telefonundan bir bildirim gelir. Mira telefonu açar. Kaan’dan mesaj:
**Kaan:**
Eve dön. Hemen. Yoksa Eren’in kaşındaki o izi, boynuna ikinci bir iz olarak eklerim.
Mira’nın yüzü bembeyaz olur. Hızla kalkar.
Mira:
Gitmem lazım.
Eren: (şaşkın)
Ne? Neden? Bir şey mi oldu?
Mira: (geriye doğru adım atarak)
Sadece… aile meselesi. Lütfen Eren, bir süre benden uzak dur. Senin için daha iyi.
Eren: (ayağa kalkıp kolundan tutar)
Mira dur. Kaçma benden. Ne kadar korkutucu olursa olsun, seninle yüzleşmek istiyorum.
Mira kolunu çeker ve koşarak uzaklaşır. Gözlerinden yaş akıyor.
---
**Gece - Villa, Bodrum**
Tüm aile bodrumdaki çalışma odasında toplanmış. Masanın üstünde Eren’in fotoğrafları, ailesinin bilgileri ve hatta Eren’in telefonundan alınan bazı mesajlar var.
Ege:
Çocuk temiz görünüyor. Ama fazla meraklı. Bu tip insanlar tehlikelidir.
Leyla: (Mira’ya bakarak)
Ne zamandır görüşüyorsun onunla?
Mira: (başını öne eğerek, sessiz)
…Birkaç gündür.
Kaan: (duvara yaslanarak, soğuk)
Bugün öpüşeceklerdi.
Mira: (bağırmaya başlayarak)
Bizi mi izliyordun?! Sen manyaksın Kaan!
Kaan: (hiç etkilenmeden)
Ailemi koruyorum.
Leyla: (Mira’nın yanına oturup saçını okşar)
Kızım… bu çocuk seni yumuşatıyor. Aras’ta da aynı şeyi yaşamıştın. Hatırlıyor musun sonunda ne olduğunu?
Mira: (ağlayarak)
Sizden bıktım! Hepinizden! Ben normal bir hayat istiyorum! Sevilmek istiyorum! Mutlu olmak istiyorum!
Ege ayağa kalkar. Odada ölüm sessizliği olur.
Ege:
Mutluluk bizim için lüks değil Mira. O bir zehir. Seni yavaş yavaş öldürür. Eren’i de öldürür.
Kaan:
İzin ver baba. Bu işi ben hallederim. Temiz ve sessiz olur.
Mira birden Kaan’ın üzerine atılır ve yumruklamaya başlar.
Mira: (hıçkırarak)
Ona dokunma! Dokunma dedim! Seni öldürürüm Kaan! Yemin ederim öldürürüm!
Kaan kardeşini hiç zorlanmadan tutar ve duvara yaslar.
Kaan: (yüz yüze, çok sakin ama ölümcül)
Sen hâlâ anlamıyorsun. Bu aileden çıkmak isteyen herkes ölür. Sen de, Eren de, Selin de… Hepiniz.
Mira dizlerinin üstüne çöker ve ağlamaya başlar.
---
**Bölüm Sonu**
---