İçeriğe geç

Sonsuz kan

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Sonsuz kan

Bölüm 9

bölüm 4;

**Bölüm 4: İlk Dokunuş**

---

**Ertesi Gün - Saat 17:08, Üniversite Kütüphanesi Arka Bahçesi**

Mira bankta oturuyor, elleri kucağında kenetlenmiş. Kalbi hiç bu kadar hızlı atmamıştı. Eren elinde iki kahveyle yaklaşıyor. Üzerinde siyah gömlek var, kaşındaki yara izi loş ışıkta daha belirgin görünüyor.

Eren: (gülümseyerek, kahveyi uzatarak)

Sıcak latte. Şekersiz. Doğru mu hatırladım?

Mira: (kahveyi alırken, sesi biraz titrek)

Evet… Teşekkürler.

Eren yanına oturur. Bacakları birbirine değiyor. Mira irkilir ama çekilmez.

Eren: (ona yan dönerek)

Biliyor musun, seninle konuşalı daha birkaç gün oldu ama sanki aylardır tanıyormuşum gibi hissediyorum. Gözlerin… çok farklı. Sanki her şeyi görmüş ama hiçbir şey hissetmemiş gibi.

Mira: (gözlerini kaçırarak)

Belki de öyledir.

Eren: (elini yavaşça Mira’nın elinin üstüne koyar)

O zaman hissetmeni istiyorum. Gerçekten hissetmeni.

Mira donup kalır. Eren’in parmakları sıcak. Kalbi deli gibi çarpıyor. Aras’tan beri ilk defa biri ona bu kadar yakın ve bu kadar nazik davranıyor.

Mira: (fısıltıyla)

Eren… Benim hayatım çok karışık. Ailem… çok farklı. Senin yanında olmak seni tehlikeye atabilir.

Eren: (gülümseyerek, elini sıkıca tutarak)

Tehlike severim. Özellikle senin gibi tehlikeli bir kız için.

Eren yavaşça Mira’ya yaklaşır. Mira gözlerini kapatır. Dudakları neredeyse birbirine değecekken…

**Kaan** uzaktan, ağaçların arkasından onları izliyor. Yüzü taş gibi.

Kaan: (kendi kendine, alçak sesle)

Aptal kız…

---

**Aynı Anda - Kampüs Kafesi**

Selin ve Bora bir masada oturuyor. Bora sinirli, Selin ise sıkılmış görünüyor.

Bora: (kollarını kavuşturarak)

Yine o Mira denen kızla mıydınız? Dün gece seni eve bıraktıktan sonra ne konuştunuz?

Selin: (iç çekerek)

Bora lütfen… O sadece arkadaşım. Çok yalnız ve içine kapanık biri. Ona destek olmaya çalışıyorum.

Bora: (sesini yükselterek)

Destek mi? O kız sana bakarken gözleri başka türlü parlıyor Selin. Ben aptal değilim. Hem dün kütüphanede o Eren denen piçle de konuşuyormuş. Seninle mi oynuyor yoksa?

Selin: (şaşkın)

Eren mi? Mira Eren’le mi görüşüyor?

Bora:

Evet. Ve ben bu işten hiç hoşlanmıyorum. O aileyi araştırdım. Baba Ege… eski güvenlikçi ama etrafı biraz karanlık. Anneleri Leyla da tuhaf bir kadın. Çocukları da… Kaan denen herif resmen psikopat gibi bakıyor.

Selin: (endişeyle)

Mira’yı uyarmam lazım…

---

**Kütüphane Bahçesi - Devam**

Eren, Mira’nın yanağına düşen saçı yavaşça geriye atar.

Eren:

Bana güvenebilirsin Mira. Ne kadar karanlık olursa olsun… seni dinlerim. Yanında olurum.

Mira: (gözleri dolmak üzere)

Kimse benim yanımda kalamadı Eren. Kimse…

Eren tam Mira’yı öpecekken telefonundan bir bildirim gelir. Mira telefonu açar. Kaan’dan mesaj:

**Kaan:**

Eve dön. Hemen. Yoksa Eren’in kaşındaki o izi, boynuna ikinci bir iz olarak eklerim.

Mira’nın yüzü bembeyaz olur. Hızla kalkar.

Mira:

Gitmem lazım.

Eren: (şaşkın)

Ne? Neden? Bir şey mi oldu?

Mira: (geriye doğru adım atarak)

Sadece… aile meselesi. Lütfen Eren, bir süre benden uzak dur. Senin için daha iyi.

Eren: (ayağa kalkıp kolundan tutar)

Mira dur. Kaçma benden. Ne kadar korkutucu olursa olsun, seninle yüzleşmek istiyorum.

Mira kolunu çeker ve koşarak uzaklaşır. Gözlerinden yaş akıyor.

---

**Gece - Villa, Bodrum**

Tüm aile bodrumdaki çalışma odasında toplanmış. Masanın üstünde Eren’in fotoğrafları, ailesinin bilgileri ve hatta Eren’in telefonundan alınan bazı mesajlar var.

Ege:

Çocuk temiz görünüyor. Ama fazla meraklı. Bu tip insanlar tehlikelidir.

Leyla: (Mira’ya bakarak)

Ne zamandır görüşüyorsun onunla?

Mira: (başını öne eğerek, sessiz)

…Birkaç gündür.

Kaan: (duvara yaslanarak, soğuk)

Bugün öpüşeceklerdi.

Mira: (bağırmaya başlayarak)

Bizi mi izliyordun?! Sen manyaksın Kaan!

Kaan: (hiç etkilenmeden)

Ailemi koruyorum.

Leyla: (Mira’nın yanına oturup saçını okşar)

Kızım… bu çocuk seni yumuşatıyor. Aras’ta da aynı şeyi yaşamıştın. Hatırlıyor musun sonunda ne olduğunu?

Mira: (ağlayarak)

Sizden bıktım! Hepinizden! Ben normal bir hayat istiyorum! Sevilmek istiyorum! Mutlu olmak istiyorum!

Ege ayağa kalkar. Odada ölüm sessizliği olur.

Ege:

Mutluluk bizim için lüks değil Mira. O bir zehir. Seni yavaş yavaş öldürür. Eren’i de öldürür.

Kaan:

İzin ver baba. Bu işi ben hallederim. Temiz ve sessiz olur.

Mira birden Kaan’ın üzerine atılır ve yumruklamaya başlar.

Mira: (hıçkırarak)

Ona dokunma! Dokunma dedim! Seni öldürürüm Kaan! Yemin ederim öldürürüm!

Kaan kardeşini hiç zorlanmadan tutar ve duvara yaslar.

Kaan: (yüz yüze, çok sakin ama ölümcül)

Sen hâlâ anlamıyorsun. Bu aileden çıkmak isteyen herkes ölür. Sen de, Eren de, Selin de… Hepiniz.

Mira dizlerinin üstüne çöker ve ağlamaya başlar.

---

**Bölüm Sonu**

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.