İçeriğe geç

Sonsuz Çekim

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Sonsuz Çekim

Bölüm 2

Bölüm 2: Karbon Filtresi

Komuta merkezindeki oksijen seviyesini gösteren dijital panel, soğuk bir kararlılıkla geriye doğru sayıyordu: %18.2. Standart değerlerin altına düşen her bir puan, havayı biraz daha ağırlaştırıyor, ciğerlerde hafif bir yanma hissi bırakıyordu.

​Asena, masanın üzerindeki saydam hologram panelden istasyonun üç boyutlu şemasını incelemeye çalıştı ancak reaktör kapandığı için görüntüler sürekli titriyor ve kırılıyordu. Gözlerini ekrandan ayırmadan, odanın köşesinde duran Demir’e döndü. Demir, hidrolik tulumunun üst kısmını beline bağlamış, altındaki siyah fanila ve kollarına bulaşmış makine yağıyla öylece bekliyordu.

​"Hâlâ burada dikildiğine inanamıyorum," dedi Asena, sesi her zamanki gibi pürüzsüz ve emrediciydi. "Sana reaktör dairesindeki karbon filtrelerini kontrol etmeni söylemiştim."

​Demir, derin bir nefes alarak bir adım öne çıktı. "Şef, alt katlardaki radyasyon seviyesi şu an güvenli sınırın çok üzerinde. Oraya koruyucu zırh olmadan inmek intihar olur."

​Asena yavaşça ayağa kalktı. Boyu Demir’den kısa olmasına rağmen, attığı her adımda odayı dolduran baskın aurası aradaki fiziksel farkı kapatıyordu. Demir’in tam önünde durdu. Aralarında sadece birkaç santim vardı; Demir, kadının hafiften nane ve steril laboratuvar kokan nefesini hissedebiliyordu.

​"Bana neyin intihar olup olmadığını öğretme, işçi," dedi Asena, gözlerini Demir’in gözlerine dikerek. "Eğer o filtreler temizlenmezse, o çok korktuğun radyasyonu görecek kadar bile yaşayamayacağız. Karbonmonoksit zehirlenmesinden uykumuzda boğulacağız."

​Demir, kadının gözlerindeki geri adım atmayan o sert ifadeye baktı. Asena’nın otoritesi sadece rütbesinden değil, ölüm karşısındaki bu amansız meydan okumasından geliyordu. Bu durum Demir’in içindeki hayatta kalma güdüsünü tetikliyor, ama aynı zamanda bu kadına karşı koyamadığı tuhaf bir hayranlık uyandırıyordu.

​"Zırh odasının şifresi bende yok," dedi Demir, sesini olabildiğince sakin tutmaya çalışarak. "Üst düzey personel yetkisi gerekiyor."

​Asena hafifçe gülümsedi ama bu sıcak bir gülümseme değildi. Elini Demir’in çıplak omzuna koydu. Parmağının ucundaki soğuk temas, Demir’in sırtından aşağı bir ürperti gönderdi. Asena, Demir’i hafifçe yana doğru iterek kapıya doğru yürüdü.

​"Benimle gel," dedi Asena, arkasına bile bakmadan. "Sana o kapıları açacağım. Ama aşağı indiğinde, o filtreleri söküp çıkarmadan yukarı adımını dahi atmayacaksın. Anlaşıldı mı?"

​Demir, kaskını yerden alırken kadının arkasından baktı. "Anlaşıldı, Şef."

​Karanlık ve kırmızı acil durum ışıklarıyla aydınlanan koridora çıktıklarında, istasyonun derinliklerinden gelen metalik gıcırtılar, zamanlarının daraldığını fısıldıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.