İçeriğe geç

Sonsuz Çekim

Bölüm 17 · 2 dk okuma

Sonsuz Çekim

Bölüm 17

Bölüm 17: Bölünmüş Ekran

​Asansörün çelik kapıları kapandığı an, bembeyaz steril ışık yerini kabinin o tanıdık, soluk sarı aydınlatmasına bıraktı. Demir, sırtını kabinin soğuk duvarına yaslayıp derin bir nefes verdi. Sunucu odasında, Asena’nın teninden yayılan o sıcaklık ve cüretkar fısıltılar hâlâ zihnindeydi; ancak Minva’nın uyanışıyla birlikte yüzüne vuran o amansız gerçeklik, soğuk bir tokat gibi her şeyi dağıtmıştı.

​Yukarıda, kameraların ve yapay zekanın gözetimi altında Asena Vance yeniden ulaşılamaz şef olmuştu. Kendisi ise sadece talimatları bekleyen bir işçi.

​Komuta merkezinde ise durum farklı değildi. Asena, parmaklarını ana konsolun üzerinde hızla gezdirirken gözlerini ekrandaki yörünge çizgilerinden ayırmıyordu. İstasyonun canlanan ekranları, etraftaki sensör verileri ve Minva’nın raporları odayı dolduruyordu. Ancak Asena’nın dikkati, ekranın sağ köşesinde açık duran küçük bir penceredeydi: Alt katlardaki asansörün hareket grafiği.

​"Ana iticiler dolum oranına ulaşıyor, Şef Vance," dedi Minva’nın mekanik sesi. "Ateşleme için yörünge kilidinin tam açısına gelmesi bekleniyor. Kalan süre: Otuz iki dakika."

​"Anlaşıldı, Minva," dedi Asena. Sesi pürüzsüz ve mesafeliydi ama elindeki veri tabletini tutan parmak boğumları bembeyaz kesilmişti. Gözleri sürekli alt kat monitörlerine kayıyordu. Demir’in o yağ kokan karanlığa, kendi dünyasına geri dönüşünü izliyordu. İçindeki o hiyerarşik düzeni koruma güdüsü ile Demir’in kollarında hissettiği o tehlikeli özgürlük duygusu arasında sıkışıp kalmıştı.

​Telsiz panelindeki sarı ışık yanıp söndü. Demir’in sesi hoparlörden yükseldi; bu kez resmi, mesafeli ve katıydı.

​"Yedinci seviye vana odasındayım, Şef. Hidrolik basınç seviyeleri sabit. İticiler için mekanik onay vermeye hazırım."

​Asena, telsiz mandalına basmadan önce bir an duraksadı. Odanın köşesindeki kamera merceğinin ona doğru döndüğünü fark etti. Minva her şeyi kaydediyordu. Dünyaya döndüklerinde bu kayıtlar incelenecekti. Mesafesini korumak zorundaydı.

​"Anlaşıldı, Demir," dedi Asena, ses tonunu olabildiğince nötr tutarak. "Ateşleme sekansını başlatıyorum. Mekanik hatları göz ucuyla takip et. Herhangi bir sapmada manuel müdahale gerekecek."

​"Emredersiniz, Şef."

​Telsiz kapandı. Demir, elindeki ağır anahtarı paslı bir borunun üzerine vururken dişlerini sıktı. Asena’nın o mesafeli "Demir" deyişi, sunucu odasında dudaklarından dökülen fısıltılardan çok uzaktı.

​İstasyonun iki farklı ucunda, biri yukarıdaki parlak ışıkların altında, diğeri aşağıdaki karanlığın ortasında, birbirine görünmez bağlarla düğümlenmiş iki insan, ekranların soğuk camları arkasından birbirlerinin nefesini dinliyordu. Ateşleme zamanı yaklaşıyordu ama asıl patlama, içlerindeki o bastırılmış arzunun fay hatlarında yaşanıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.