Henüz bilinmeyen bir boyutta şeytanlar kendi aralarında yaşamlarını sürdürüyorlardı. Bu boyutun özelliği, zaman diğer boyutlara göre çok daha yavaş akıyordu ve genel olarak zamanın hızı sabitti.
Bu sonsuz genişlikte ki diyar, sayısı katrilyonları bulan şeytana ev sahipliği yapıyordu. Bunlardan biri de Sefiros, bu dönemde henüz yetişkin değildi. Sadece yedi yüz elli yaşındaydı ve yedi yüz elli bir yaşında yetişkinliğe 'merhaba' diyecekti taaa ki...
Bu diyar kozmik hiyerarşi denilen bir sistem ile yönetiliyordu, güç sıralamasına göre belirlenen rütbeler aynı zamanda yetkisel üstünlükte veriyordu.
Yetkiler kabaca şöyledir;
• Chaos
• Fabilous
• Smart
• Aris
• Peak
• Peak for Chaos
Bu sıralamada Chaos olabilmiş sadece bir kişi vardı ve bu kişi şeytanların boyutunu yaratan kişiydi.
Şeytanların atası olarak görülen bu kişi Sefiros'un zamanında, ne yazık ki yoktu.
Fabilous olanlar ise Sefiros'un zamanında şeytan alemini yöneten kişiler yani en güçlü kişilere verilen rütbedir.
Smart genel olarak Aris ile eşit güçtedir.
Aradaki tek fark Fabilouslar sağ kol olarak seçtiği kişilere 'Smart' der.
Smartlar yetki olarak Arislerden daha üstündür.
Peaklar ise yetişkinliğe eriştiğinde, yeterince güç gösteremeyen, zayıf olanlara denir.
Peak for Chaos ise yetişkinliğe henüz erişmemiş şeytanlara denir.
Bu sistem kişisel olarak farklılık gösterebilir. Yani bir şeytan yetişkinliğe eriştiğinde Peak gibi bir düzeyde güç göstermesi, diğer rütbelere geçiş yapamayacağı anlamına gelmez.
Bu sisteme göre her 400 yılda bir yeni bir rütbe sınavı olur ve eğer bu sınavda daha yüksek derecede güç gösterir ise o zaman gösterdiği güce göre rütbe ve yetki alır.
Bu sistemi kusursuz yapan şey, çalışan kazanır.
İşte zamanı geldi, Sefiros yetişkin bir şeytan oldu. Etrafında ki herkes sevinirken Smart olan ailesi ve diğer şeytan çevresi onun da ailesi gibi doğuştan Aris olduğunu ve yakın zamanda Smart olarak seçileceğini konuşuyorlardı.
Bu şeytanlar için çok üst derecede önemli bir an çünkü sadece bir rütbe değişikliği bile yaşamlarında büyük etki bırakıyordu.
Şu şekilde açıklamak gerekirse, bir şeytan yetişkinliğe erdiği zaman sınava girer ve Aris gibi yüksek bir rütbe olursa kendi ebeveynlerine bile söz geçirebilir veya istediği alt rütbede ki (yetişkinliğe ermiş) şeytana istediğini yapabilir. Tecavüz? İşkence? Yağma? Aklınıza gelebilecek her şey hatta öldürebilir bile.
Sınavdan bir ay önce öldürme gibi işlemlerin hepsi yasaklanır ve Fabilous tarafından korunur.
Sınav bitiminden hemen sonra ise yeni rütbe sahipleri yetkilerini alır ve rütbesinin yetkilerine göre istediğini yapabilir.
Sefiros kaygısız ve çok güçlüydü, en azından öyle düşünüyordu.
Kesinlikle Aris olacak ve aklında canlandırdığı fantezilerini alt rütbelere uygulayacaktı.
Tabiki alt rütbelerin kendini savunma hakkı var lakin bu sistem güç sırasına göre oluştuğu için üst rütbeler alt rütbelere göre kesin bir güç farkına sahiptir.
Sefiros ailesi ile birlikte sınav yerine doğru gidiyordu, ilerlerde sınava doğru giden milyarlarca yetişkinliğe ermiş şeytan vardı.
Bu Sefiros'a zevk veriyordu çünkü bu gidenlerin bir çoğu kendine hizmet edecekti.
"Acaba onlara neler yapsam?"
"Milli olmak için aralarından en iyisini seçeceğim."
"Toplu işkence mi daha iyi olur yoksa bireysel mi?"
Bu pis, tabiki şeytanların evreni için normal, düşünceler ile yol katediyordu.
Sefiros'un annesi "Eğer Aris dışı bir rütbeye sahip olursan, en iyi ihtimalle seni aileden dışlarız biliyorsun değil mi?"
Sefiros "Biliyorum anne ama merak etme, benim manamda liderlik akıyor..."
"Mana ile dolduğumu hissediyorum..."
Diğer şeytanlar çok endişeli ve Sefiros gibi yüksek rütbeli ailelerin çocuklarına karşı dikkatli davranıyorlardı.
Özellikle Peak ailelerin çocukları, ailesinin neler yaşadığını ve aslında bu sistemin ne kadar korkunç olduğunu biliyorlardı bu yüzden en dikkatli davranan taraf onlardı.
Sefiros gibi yüksek rütbe adaylarını kızdırmamak hayati değerdeydi.
Sınav başladı...
Bu sınav, hiç zor değil ve tamamen manaya dayalı, küreye elini uzattığın zaman başlıyor.
Küre senin direk olarak mana miktarını ve kullanabildiğin mana miktarın ile yapabileceğin başarılara göre ölçekliyor.
Bir Smart genel olarak gezegen seviyesidir.
Bir Aris de aşağı yukarı gezegen yok edebilir.
Bir Peak genelde kıta seviyesidir en düşük ise kasaba seviyesi.
Peak for Chaos için bir ölçek yok çünkü bi sınavda belirlenen bir rütbe değil.
Fabilous ise en düşük gezegen, en yüksek uzay-zamansız evren seviyesidir.
Bu bilgiler sadece lafta değil, tüm zaman boyunca verilen rütbeler yazılan sınırlamalara göre başarım göstermiştir.
Yani eski çağda ki Fabilouslar rütbesi gereği bu başarımları o zaman ki keyfine göre yapmıştır.
Aynı şeyler diğer rütbeler içinde geçerli...
İlk aday elini uzattı...
'Peak seviyesi'
İkinci aday elini uzattı...
'Peak seviyesi'
...
Beş milyonuncu aday elini uzattı...
'Peak seviyesi'
Ve sonunda sıra Sefiros'a geldi. Büyük heyecan ile ilerliyordu, etrafını iyice süzdükten sonra elini uzattı.
Küre parlamaya başladı sonrasında ise yeşil bir renge büründü sonrasında ise yeniden parladı ve kırmızı renge büründü.
Küreden ilk ses duyuldu...
"Nasıl olur bu?"
"Kabul etmiyorum, benim gibi biri..."
"Ben Smart ailesinin çocuğuyum! Bir yanlışlık olmalı!!"
Bu düşünceler Küre Sefiros'a 'peak' dedikten sonra oluştu.
Etraftaki herkes kahkahalar ile Sefiros'a bakıyordu. Anne ve babası arkasını dönüp uzaklaşmaya başlamıştı diğer şeytanlar ise alay etmeye ve üst rütbeliler ona vurmaya başlamıştı.
Aris rütbesinden biri şu emri verdi.
"Şu kendini beğenmişe her biriniz şiddet uygulayın, uygulamayan benim gazabımdan korksun."
Böylece Peak rütbesinin hepsi Sefiros'u darp etmeye başlamıştı.
Bir kişi hariç herkes darp ediyordu.
Bu şeytan Sefiros'un çocukluk arkadaşı idi.
Sefiros Smart ailesinden olmasına rağmen bu Peak ailesinden olan şeytanla arkadaş olmuştu çünkü bu şeytanı, bu kızı seviyordu.
Sefiros dayak yerken araya girdi ve
"Yapmayın nolursunuz." gibisinden yalvardı.
Aris yetkisinde ki bir şeytan kızın arkasına geçti ve onu yere yatırarak tecavüz etmeye başladı.
"AHAHSH bak sevdiğin kızı kendimin yapıyorum! O ailedeyken bana ve diğerlerine nasıl işkenceler yapacağını düşünüyordun değil mi? Bak ben sana yapıyorum!"
Sefiros güçsüzlüğüne lanet etti.
Bu yaşamda 800 yıl geçti ve hala günleri ölüm-kalım arasında geçiyordu.
Yapılan iki sınavda da yine 'Peak' seçildi.
Eziyet, işkence hatta erkek olmasına rağmen tecavüz...
Lanet etmediği bir gün bile yoktu ve sürekli olarak güçlenmeye çalışıyordu.
Yine bir gün hayatta kalmak için yiyecek ararken karşısında sevdiği kızı görür.
Kız ağlamaklı bir şekilde
"Sonunda, sonunda seni bulabildim.
Seni çok seviyorum ne olur beni bırakma..."
Sefiros da ağlamaya başlamıştı.
Kız yeniden ekledi
"Biliyorum çoktan kirletildim ama bu yeni bir başlangıç yapamayacağımız anlamına gelmez. Sen, ben ve belki ilerde çocuklarımız, mutlu bir hayat yaşayabiliriz."
Sefiros onca acı ve cehennem gibi bir yaşayış biçimi yüzünden duygusuz olmuştu.
"Bu... Bu umut ışığı. Ahh özlemişim eski güzel günleri..."
Sefiros bu düşünce içinde ağlayarak sevdiği kıza sarıldı ve neredeyse bayılacaktı ki demeden bayıldı.
Gözlerini açtığında tamamen ayrı bir yerdeydi ve ileriden sevdiği kız geldi.
Sefiros;
"Seni seviyo-"
Kalkmaya çalıştığında, onu engelleyen bir şey vardı, kollarında olan zinciri gördü.
Sefiros "Bu ne anlama geliyor? Şunları çıkartta gidelim mutlu bir hayat yaşayalım."
Kız "Ah sen bu kadar aptal mıydın? QHAHAHAH"
Sefiros olan biteni anlamamıştı ta ki ilk rütbe sınavının sonunda, sevdiği kıza tecavüz eden şeytanı görene dek.
Anlaşılan Sefiros acı dolu bir oyuna getirilmişti.
Duyguları ile oynanmış ve trajedi derecesinde bir işkence görecekti.
Kız "Sen çekip gittikten sonra beni salmadılar. Her günüm tecavüz ve işkence ile doluydu ve en sonunda hayatımın anlamını buldum. Beni her gün zevkle dolup taşıran sahibime köle olmak... Yegane amacımı ise bir gün söyledi."
"Seninle karşılaşırsak, sana söylediğim cümleler ile seni kandırıp buraya getirecektim ve sana bu olayı açıkladıktan sonra bir daha tecavüze uğrayacaktım."
Sefiros haykıra haykıra ağlamaya başlamıştı.
"Ne olur, yeter bu kadar. Yapmayın, benden ne istiyorsunuz?!"
O şeytan "Senin de Aris olabilseydin yapacağın şeyleri yapıyorum. Merak etme defterinde yazdığın işkenceleri yapmayacağım sana, daha kötüsünü yapacağım..."
Sefiros yetişkinliğe ermeden yıllarca bir defter üzerinde çalışıyordu. Bu defterde yapacağı işkence ve tecavüz fikirleri yer alıyordu ve sınav olmadan elli yıl önce kaybetmişti.
Sefiros artık her şeyden ümidini kesmişti ne yaşamanın ne de sevdiği kızla birlikte olmanın...
Son kez haykırdı!
Son kez!
"LANET OLSUN BU DÜNYAYA, LANET OLSUN BU SİSTEME!"
Bir anda etrafta bilinmeyen bir aura hissedildi. Bu aura çok değişikti ve hiç bir şeytanın aurasına benzemiyordu.
Sefiros ve diğer tüm şeytanlar yukarıdan aşağıya doğru süzülen kuş tüyüne benzer bir tüye bakıyordu.
Yavaş yavaş zemine yaklaştı...
Zeminle birleştiği gibi bir ışık belirdi ve bu ışık ölçülemez bir zamanda dalga biçiminde enerji yaydı.
Bu enerji sonrasında Sefiros etrafına baktı ve neredeyse hiç şeytan kalmamıştı.
Sefiros "Sanırım yüksek rütbelilerin hiçbiri hayatta kalamadı çünkü hiç auralarını hissetmiyorum."
Bu düşüş şeytan alemindeki çoğu şeytanı öldürmüştü ve hayatta kalan birkaç yüksek rütbe bu olay karşısında acil bir şekilde toplandılar.
Toplantı sonucunda ise enerjinin patladığı bölgeyi incelemeye karar kıldılar.
Sefiros ve onun gibi bir sürü şeytanı tek bir orduda toplayıp patlamanın olduğu yere gittiler ama etrafta hiç bir varlık bulamadılar, yalnızca üst ve alttan basık ortası geniş biçimde olan bir portal buldular.
Bu portaldan geçmesi için bir şeytanı görevlendirdiler.
Görevli döndüğünde "Kesinlikle başka aleme giden bir boyut kapısı."
Görünüşe göre insan dünyasına giden bir kapı açılmıştı ve şeytanlar bu saldırıyı diğer taraftaki canlıların yaptığına kanaat getirmişti.
Sonrasında ise;
Üst rütbelilerin liderliğinde, insan dünyasına saldırarak Heyanlan'ı yok etmişlerdi.
Bu patlama neydi? Neden yukarıdan tüy süzüldü? Riko'yu öldürüp bu dünyada yeniden doğmasını sağlayan patlama ile ilgili miydi?
Her şey ileri bölümlerde belli olacak...