İçeriğe geç

Son sayfa

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Son sayfa

Bölüm 8

Adam

Defne kapının önünde birkaç saniye hareketsiz kaldı.

Sonra kapı yavaşça açıldı.

İçeri giren adam uzun boyluydu. Koyu renk montunun omuzlarına kar taneleri yapışmıştı. Dağınık saçları ve sakin yüz ifadesi, ilk bakışta tehlikeli biri gibi görünmesini engelliyordu.

Ama Defne’nin içini kaplayan huzursuzluk daha da arttı.

Adam hiçbir şey söylemedi.

Kapıyı kapattı.

Kilidi çevirdi.

Defne hızla geri çekildi.

“Sen kimsin?” dedi.

Adam cevap vermedi.

Sadece ona doğru yürümeye başladı.

Defne bir adım daha geri attı.

“Dur!”

Adam durmadı.

Defne telefonunu almak için sehpaya yöneldi.

Tam telefonu eline alacakken adam hızla uzanıp telefonu ondan aldı.

Telefon yere düştü.

Ekran karardı.

Defne panikle yatak odasına doğru koştu.

Arkasından gelen ayak seslerini duyabiliyordu.

Defne, yatak odasının kapısını sertçe kapattı.

Ellerini titreyerek kilide uzattı.

Bir kez çevirdi.

İki kez çevirdi.

Koridordan gelen ayak sesleri gittikçe yaklaşıyordu.

Nefesi düzensizleşmişti.

Kapıya sırtını yaslayarak birkaç saniye gözlerini kapattı.

Sonra kapının kolu aşağı indi.

Bir kez.

İki kez.

Ardından sert bir darbe geldi.

Defne irkilerek geri çekildi.

Bir darbe daha.

Kapının ahşabı çatırdadı.

Defne panikle etrafına bakındı.

Telefonu salonda kalmıştı.

Pencereyi açıp yardım istemeyi düşündü ama aşağısı çok yüksekti.

Nereye saklanacağını bilemeden odanın içinde dönüp dururken gözü çalışma masasının altındaki karton kutuya takıldı.

Bir an duraksadı.

O kutuyu aylardır açmamıştı.

Kapıya bir darbe daha geldi.

Defne dizlerinin üzerine çöküp kutuyu çekti.

İçinde eski not defterleri, karalanmış taslaklar ve yarım kalmış hikâyeler vardı.

Sayfaları aceleyle karıştırırken kalın, siyah kapaklı bir dosya buldu.

Defne’nin yüzü soldu.

Bu dosyayı hatırlıyordu.

Aylar önce yazdığı ama sonradan sildiğini düşündüğü bir taslaktı.

Dosyayı açtı.

İlk sayfalar tanıdıktı.

Karakterler.

Diyaloglar.

Yarım bırakılmış olaylar…

Sonra sayfaları hızla çevirdi.

Bir cümlede elleri durdu.

“Defne, gece yarısı odasına sığındığında kapının ardındaki adam çoktan eve girmiş olacaktı.”

Defne’nin nefesi kesildi.

Kapıya yeni bir darbe geldi.

Bu kez daha güçlüydü.

Defne istemsizce okumaya devam etti.

“Telefonunu salonda bırakmıştı.”

Defne gözlerini kapıya çevirdi.

Telefonu gerçekten salondaydı.

Titreyen ellerle sonraki satıra geçti.

“Kaçmak için pencereyi düşünecek ama yüksekten korktuğu için bunu yapamayacaktı.”

Defne’nin midesi düğümlendi.

Pencereye baktı.

Az önce aynı şeyi düşünmüştü.

Kapı sertçe sarsıldı.

Üst kısmında ince bir çatlak oluştu.

Defne’nin gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.

Hızla son sayfalara geçti.

Bir satır diğerlerinden daha koyu yazılmıştı.

“Defne, kendi ölümünü yıllar önce farkında olmadan yazmıştı.”

“Hayır…” diye fısıldadı.

Sayfayı çevirdi

Titreyen parmaklarıyla okumaya devam etti.

“Kapı kırıldığında adam hiçbir şey söylemeyecekti.”

“Defne kaçmaya çalışacaktı.”

“Ama kapıya en yakın olduğu anda adam onu yakalayacaktı.”

Defne başını iki yana salladı.

“Hayır… hayır…”

Kapı büyük bir gürültüyle sarsıldı.

Kilidin olduğu yer parçalanmaya başlamıştı.

Defne dosyayı elinden düşürdü.

Defne aklına gelen düşünceye uyup kendi ölümü yazan tüm sayfaları hızlıca silmeye başladı

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.