Bölüm 7
Defne uzun süre ormanın ortasında hareketsiz kaldı.
Elleri çamur içindeydi.
Nefesi düzensizdi.
Elindeki kâğıtlara tekrar baktı.
“Bir sonraki sayfayı okumadan önce eve dön.”
Bu bir şaka olmalıydı.
Kötü bir şaka.
Ama Elif ölmüştü.
Defne titreyen elleriyle sayfaları çantasına koydu ve hızla eve doğru yürümeye başladı.
Kar artık daha yoğun yağıyordu.
Sokak lambalarının altında kimse yoktu.
Eve ulaştığında kapıyı aceleyle açtı ve içeri girdi.
İki kilidi de çevirdi.
Perdeleri kapattı.
Sonra salonun ortasında durup derin nefes almaya çalıştı.
Yalnızdı.
Güvendeydi.
Öyle olması gerekiyordu.
Titreyen elleriyle çantasını açtı.
Kâğıtları masanın üzerine bıraktı.
Son sayfayı yavaşça çevirdi.
Gözleri satırların üzerinde gezindi.
“Defne eve döndüğünde telefon çalacaktı.”
Defne’nin boğazı kurudu.
Tam o anda telefonu çalmaya başladı.
Telefon sehpanın üzerinde titriyordu.
Defne birkaç adım geriledi.
Ekrana baktı.
Arayan kişi Dila’ydı.
Bir süre tereddüt ettikten sonra telefonu açtı.
“Defne?”
Dila’nın sesi yorgun ve kısıktı.
“Neredesin? Seni arıyorum.”
“Evdeyim.”
“Kendine dikkat et.”
Defne kaşlarını çattı.
“Bu ne demek?”
“Elif’in ailesiyle konuştum. Polis okulda inceleme yapmış.”
“Eee?”
“Elif çatıya kendi isteğiyle çıkmamış.”
Defne’nin kalbi hızlandı.
“Ne demek istiyorsun?”
“Dolabında bir not bulmuşlar.”
Defne sessizleşti.
“Ne yazıyormuş?”
Dila derin bir nefes aldı.
”‘Eğer gerçeği öğrenmek istiyorsan çatıya gel.’”
Defne’nin kanı çekildi.
Çünkü bu, Elif’in romanında yazdığı mesaja çok benziyordu.
Telefonu kapattıktan sonra masadaki sayfalara baktı.
Kâğıtların arasından küçük bir fotoğraf yere düştü.
Defne eğilip fotoğrafı aldı.
Bu fotoğrafı daha önce hiç görmemişti.
Fotoğrafta üç kişi vardı.
Kendisi.
Elif.
Ve Dila.
Üçü de gülümsüyordu.
Fakat fotoğrafın arkasında siyah kalemle yazılmış tek bir cümle vardı:
“İçinizden biri yalan söylüyor.”
Defne fotoğrafı elinden düşürdü.
Tam o sırada kapı zili çaldı.
Bir kez.
Sonra ikinci kez.
Saat gece 03.17’yi gösteriyordu.
Defne yavaş adımlarla kapıya yaklaştı.
Dürbünden baktı.
Dışarıda kimse yoktu.
Tam geri dönecekken telefonuna bir mesaj geldi.
Bilinmeyen numara.
Mesajı açtı.
“Kapıyı açma.”
Defne’nin nefesi kesildi.
Fakat kapı kolu yavaşça aşağı inmeye başladı.
Birisi dışarıdan kapıyı açmaya çalışıyordu.