İçeriğe geç

Son Ölüm

Bölüm 8 · 3 dk okuma

Son Ölüm

Bölüm 8

5. Bölüm

❗Uyarı: Şiddet sahneleri içere bilir❗

Eve döndüğümüzden beri koltukta öylece oturuyor. Boynundaki yarayı sararken bile umrunda olmamıştı.

“İşini ne zaman bitireceksin?” diye sordum yanına giderek.

“Bitirmeyeceğim”

“Chloe, bir vampiri evimizde uzun süre tutamayız”

İç çekerek ayağa kalktı, “Vexa’yı öldürmeyeceğim” dedi, sesi sertti. Dönüp laboratuvarına giderken kolundan tuttum.

“Seni öldürmeye çalıştı, hala onu –“

Beni iterek yüzüme tısladı dişlerini göstererek, tıpkı bir vampir gibi. Ben geri adımlayınca elleriyle ağzını tutarak şaşkın bir ifadeyle benden uzaklaştı. “Bilerek yapmadım” dedi zayıf bir sesle.

Kendimi toparlayıp, “Vampirden kan almak için kendi kanını mı verdin?”

“Sadece bir kaç yudum, tadına bakması için” dedi, “Çok israr etmişti”

“Vampir ısırığı insanı vampire çevirir, bilmiyor muydun?” diye bağırdım öfkeyle.

“Bir ısırıkla birşey olmaz diye düşündüm” derken gözleri dolmuştu.

“Arkadaşın da bayağı safmış” dedi kafamdaki vampir.

“Sen sus!” diye bağırınca Chloe ona söylediğimi sanıp özür diledi. Derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştım, yüzünü avuçlarıma aldım, “İnsanların kanını içme yeter” dedim hafifçe gülümseyerek. Başını salladı ve Vexa’nın olduğu laboratuvar odasına gitti.

İçeri girdiği gibi gidip penceleri açtı ve Vexa acı çektiğini belli ederek bağlı olduğu sandalyede uyandı. “Sabah değil ama günaydın” diyerek sırıttı Chloe.

“Ne yapıyorsun?” diye sordu Vexa uykulu sesiyle.

“Merak etme seni öldürmeyeceğim”

“Bırak beni” derken Vexa’nın sesi kabaydı.

Chloe kahkaha atarak “Hep bir deney vampirin olsun istemiştim” dedi. Eline iğne alarak bir şeyler yapmaya başlayınca “Çalıştığım yerdeki vampirler üzerinde deney yapmama izin verilmiyor” dedi sırıtarak.

“Ona zarar verirse hayatını sana zehir ederim, Alice” dedi kafamdaki ses. O her kimdiyse Vexa’yı fazla önemsiyordu.

“Ne yapacaksın bana?” diye sordu Vexa, gergin olduğu sesinden belliydi.

“Senden kan almıştım, hatırlıyor musun?”

“Karşılığında bana lezzetli kanından vermiştin” dedi Vexa.

“Evet.” Diyerek küçük bir şişeyi kenara fırlattı Chloe. “Kendi kanımla senin kanını karıştırdım ve deney şişesi on dakika kadar sonra köpürmeye başlamıştı. Asiti artmış yani” dedi sırıtarak Chloe, elindeki iğneyle Vexa yaklaştı.

“Sen yapmazsın, Chloe”

“Beni öldürmeye çalıştın, ben de senden intikam alacağım.” Dedi ve Vexa’nın kafasını zorla sağ tarafa eğdi. “Merak etme en fazla yarım saat acı çekeceksin” diyerek iğneyi boynuna sapladı.

Vexa biraz boynunu kıpırdattıktan sonra bayılmış gibiydi.

“Onu öldürmeyeceğini söylemiştin” dedim odasından çıkarken.

“Ölmeyecek ki” diyerek sırıttı Chloe.

“Eve geldiğimde kan savaşı görmek istemiyorum” diyip iş yerime gittim.

Yol boyunca kafamdaki vampir hiç susmadı. İçeri girdiğimde Ezra resmen yorgunluktan zar zor ayakta duruyordu.

“Kolyeyi bulamadım” diye haykırdı beni görünce. Çantamı dolaba bırakıp önlüğümü giyerek, “Ne yapa bilirim?” diye sordum. Ellerini kafasının arkasında birleştirmiş odanın içinde tur atıyordu.

“Eğer kolye kırılırsa ve birinin bedenini ele geçirirse, o kişi sonra kurtulamaz mı?” diye sordum umrumda değilmiş gibi görünmeye çalışarak.

“Eğer ölen vampirin bedeni hala yararlı durumdaysa kurtulabilir” dedi.

“İmkansız gibi görünüyor” dedim ama aslında kafamdaki vampire söylemiştim.

“Ömrünün sonuna kadar bu bedenden ayrılmauacağım” diye sırıttı kafamdaki vampir.

“Ama ben hatırlıyorum, o gün laboratuvara geldiğimde kolye cebimdeydi”

İç çekerek “Ne kadar da abarttın ya” dedim. Aniden omuzlarımdan tutarak beni kendine doğru çevirdi. “Alice, o kolye benim için önemliydi!” dedi.

“Beş yüz yıl önce değerimi anlasaydın o zaman!” diye bağırdım kontrolsüz bir şekilde. Ben söylememiştim, içimdeki vampir ruhu söylemişti. Artık bedenimi de kotnrol edebilecek kadar güçlenmişti demek.

Ezra’yı iterek geri çekildim. Şaşkın bir şekilde “Kolyeyi sen aldın” dedi.

Başımı olumsuz bir şekilde salladım, “Bilerek kırmadım” dedim.

Ezra iç çekerek hafifçe gülümsedi. “Sorun değil. Şindi seni o vampirden kurtarmanın bir yolunu bulmamız lazım” diyip dolaba doğru gitti. Derin bir nefes aldım rahatlayarak, en azından öfkelenmemişti.

“O vampirin bedeni çoktan çürümüş olmalı” dedim sandalyeye oturarak.

“Kendisine sormayı dene” diyince aynı soruyu içimdeki vampire de sordum.

“Ezra daha iyi bilir” diyerek geçiştirdi. Bu vampir her kimdiyse hem Ezra’yı, hem de Vexa’yı tanıyordu. Vexa'yı vampir olduğu için onu tanıya bilirdi, peki ya Ezra? Yoksa o da mı bir vampirdi?

Başımı Ezra’ya doğru çevirecektim ki, boynuma bir iğne sapladı.

“Şşş...” dediğinde bilincim kapanmak üzereydi.

Bölüm sonu

11 yorum