İçeriğe geç

Son Nefeste Sen

Bölüm 5 · 1 dk okuma

Son Nefeste Sen

Bölüm 5

Adını Koyamadığımız Yarınlar

Ankara'nın dışında bir yerde, mavilikle yeşilin buluştuğu bir yolda, dört arkadaş gülüyordu.

Asena, Ömer, Meryem ve Eymen.

Arabanın içinde ne ölüm vardı, ne acı…

Sadece anı yaşayan insanların kahkahaları.

Radyoda eski bir şarkı çalıyordu.

“Bize her yer Ankara…”

“Ama dostluk nerede başlarsa orası evdir,” dedi Ömer.

Asena gülümsedi. “Ve bazen de mezar olur…”

Kimse anlamadı bu cümleyi.

Ama birkaç dakika sonra herkes anlayacaktı.

Yolun ucunda bir far parıltısı belirdi.

Aynadan baktı Asena.

Gözleri büyüdü.

“Bu araba bizi takip ediyor… çok yakından.”

“Faruk…” diye fısıldadı.

Adını andığın an, ölüm seni duyarmış derler.

Bir anda her şey hızlandı.

Faruk’un arabası, Ömer’in kullandığı araca çarptı.

Araba bir anda savruldu.

Fren yok.

Kontrol yok.

Yalnızca…

Boşluk.

Araba uçurumdan aşağı yuvarlandı.

Her çarpışta bir bağ koptu sanki yaşamla aralarında.

Camlar paramparça.

Sesler kesildi.

Sonra sessizlik.

Dakikalar mı geçti, yoksa saniyeler mi bilinmez…

Eymen başını kaldırdı.

Meryem’in alnında kan vardı ama nefes alıyordu.

Ömer emniyet kemerini çözüp Asena’ya döndü.

— “İyi misin?”

— “Sanırım…”

Tam kapıyı açacaklardı ki…

Ömer’in gözleri büyüdü.

Asena'nın karnına indi bakışları.

Konuşamadı.

Asena göz ucuyla baktı…

Ve kan gördü.

Sonra bir cam parçası.

Büyük. Keskin.

Ve tam karnına saplanmış.

“Hayır…”

“Hayır, hayır, hayır…

“Bebeğim…” dedi Asena.

“Bebeğime bir şey olmasın.”

Ömer çığlık attı.

— “AMBULANS! BİRİ YARDIM ETSİN!”

Ama dağın başında ne ambulans vardı, ne zaman.

Sadece korku.

Ve o kanlı cam parçası.

Karnında bir cam, kalbinde bir dua…

Asena şimdi hem kendisi için, hem içindeki o minik mucize için yaşamak zorundaydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.