İçeriğe geç

Son mesaj

Bölüm 9 · 4 dk okuma

Son mesaj

Bölüm 9

Eski spor salonu

Sabah olduğunda gözlerimi açtığım ilk anda gece yaşadıklarımın bir rüya olmasını diledim. Mina'nın sesi, eski ev, kapüşonlu kişi, Efe'nin söyledikleri ve son mesaj... Hepsi zihnimde birbirine karışmıştı. Telefonumu elime aldım. Ekranda hâlâ aynı konuşma duruyordu. Mina'nın numarası. Saat 03.17. Birkaç saniye ekrana baktıktan sonra telefonu kapattım. Bugün eski spor salonuna gidecektik. İki yıl önce yaşananlarla ilgili yeni bir şey öğrenecektim. Ama içimdeki en büyük korku başka bir şeydi. Efe'nin benden sakladığı gerçek.

Okula vardığımda Efe kapının önünde beni bekliyordu. Beni gördüğünde yüzündeki gergin ifade biraz yumuşadı.

“Uyudun mu?”

“Hayır.”

“Ben de.”

Yanına yaklaştım.

“Dün gece söylediklerin...”

“Biliyorum.”

“Bana gerçekten her şeyi anlatacak mısın?”

Efe birkaç saniye sustu.

“Bugün.”

“Kesin mi?”

“Kesin.”

Tam o sırada Duru yanımıza geldi.

“İkiniz yine gizli gizli konuşuyorsunuz.”

“Gizli değil.” dedim.

Duru kaşlarını kaldırdı.

“Öyle mi?”

Efe hafifçe gülümsedi.

“Bugün spor salonuna gideceğiz.”

Duru'nun yüzü ciddileşti.

“Ben de geliyorum.”

Efe itiraz edecek gibi oldu ama Duru elini kaldırdı.

“Hayır. Bu kez beni geride bırakmayacaksınız.”

Ben gülümseyerek Duru'ya baktım.

“Tamam.”

Dersler boyunca hiçbir şeye odaklanamadım. Saat ilerledikçe içimdeki huzursuzluk arttı. Öğle arasında telefonuma yeni bir mesaj geldi.

“Mavi kapıyı bul.”

Mesajın altında bir fotoğraf vardı.

Eski spor salonunun kapısı.

Kapının üzerinde küçük bir mavi işaret.

Telefonu Duru'ya gösterdim.

“Bunu kim gönderiyor?”

“Bilmiyorum.”

Efe fotoğrafa baktı.

“Biri bizi oraya çağırıyor.”

“Zaten gidecektik.”

“Evet ama artık ne bulacağımızı biliyor.”

Okul çıkışında üçümüz eski spor salonuna gittik. Bina yıllardır kullanılmıyordu. Okulun arka tarafında, diğer binalardan uzak bir yerdeydi. Kapısının boyası dökülmüş, camları tozlanmıştı. Efe kapının önünde durdu.

“Burası iki yıl önce de kapalıydı.”

“Peki Mina buraya neden gelmiş?”

“Bilmiyorum.”

Kapıyı ittiğimizde gıcırdayarak açıldı.

İçerisi karanlıktı.

Duru telefonunun ışığını açtı.

Duvarlarda eski spor afişleri, yerde kırılmış birkaç sandalye ve köşelerde tozlanmış kutular vardı.

Efe önden yürüdü.

“Burada bir şey olmalı.”

“Ne arıyoruz?” diye sordum.

“Henüz bilmiyorum.”

Bir süre etrafa baktık.

Sonra Duru duvardaki eski panoya yaklaştı.

“Buraya bakın.”

Yanına gittik.

Panoda eski okul fotoğrafları vardı.

Bir tanesinde Mina görünüyordu.

Fotoğrafın altında tarih vardı.

23 Ekim.

Kalbim hızlandı.

“Bu fotoğraf neden burada?”

Efe fotoğrafı yerinden çıkardı.

Arkasında küçük bir anahtar vardı.

“Bunu bulmamız gerekiyormuş.”

Anahtarı aldım.

Üzerinde 317 yazıyordu.

“03.17.”

Efe başını salladı.

“Evet.”

Tam o sırada telefonum titredi.

“Üçüncü dolabı aç.”

Spor salonunun arka tarafında eski dolaplar vardı.

Birinci.

İkinci.

Üçüncü.

Efe üçüncü dolabın önüne geçti.

Anahtarı kilide soktu.

Dolap açıldığında içinden eski bir çanta çıktı.

Çantayı masanın üzerine koyduk.

İçinde birkaç fotoğraf, bir defter ve eski bir telefon vardı.

Telefonun ekranında tek bir video bulunuyordu.

Efe telefonu açtı.

Videoda Mina vardı.

Bu kez yüzü çok daha ciddiydi.

“Lara, eğer bunu izliyorsan, sonunda buraya geldin.”

Bir an nefesimi tuttum.

Mina kameraya baktı.

“Bunu sana anlatmak istemedim. Çünkü seni koruyabileceğimi düşünüyordum. Ama artık bunun mümkün olmadığını biliyorum.”

Gözlerim doldu.

“Mina...”

Video devam etti.

“İki yıl önce kaybolmadım.”

Duru nefesini tuttu.

Efe hareketsiz kaldı.

“Ben saklandım.”

Kalbim hızlandı.

“Çünkü biri beni susturmaya çalışıyordu. O gece okulda olan herkes bir şey gördü. Ama hiçbiri konuşmadı.”

Mina birkaç saniye sustu.

“Lara, sen de gördün.”

Başımı iki yana salladım.

“Hayır...”

“Bunu hatırlamadığını biliyorum.”

Mina'nın gözleri dolmuştu.

“Ama sen gördüğün şeyi unutmak zorunda kaldın.”

Video bir anda kesildi.

Ekran karardı.

“Devamı yok mu?” diye sordum.

Efe telefonu çevirdi.

“Silinmiş.”

Duru çantadaki defteri aldı.

“Burada bir şey var.”

Defteri açtığında ilk sayfada büyük harflerle yazılmış bir cümle vardı.

“GÖRDÜĞÜ ŞEYİ HATIRLARSA LARA'YI DURDURUN.”

Boğazım kurudu.

“Beni mi durduracaklardı?”

Efe bana baktı.

“Bunu yapan kişi seni susturmak istemiş.”

“Peki neden iki yıl bekledi?”

“Çünkü belki de hatırlamanı bekliyordu.”

Tam o sırada spor salonunun kapısı sertçe kapandı.

Duru irkildi.

“Biri geldi.”

Efe hemen ışığı kapattı.

Üçümüz sessizce dolapların arkasına saklandık.

Ayak sesleri duyuldu.

Yavaşça yaklaşıyordu.

Bir kişi spor salonuna girmişti.

Telefonum titredi.

Mesaj:

“Üçünüzden biri ona ihanet edecek.”

Duru bana baktı.

Sonra Efe'ye.

Ayak sesleri yaklaşmaya devam etti.

Bir gölge duvara yansıdı.

Kapının önünde durdu.

Sonra bir ses duyduk.

“Lara.”

Ses tanıdıktı.

Olduğum yerde donakaldım.

Bu sesi daha önce duymuştum.

Ama kim olduğunu çıkaramıyordum.

Efe kulağıma fısıldadı.

“Ses çıkarma.”

Kişi birkaç saniye bekledi.

Sonra,

“Efe'nin sana anlatmadığı şeyi biliyorum.” dedi.

Efe'nin yüzü gerildi.

“Ve Mina'nın neden kaybolduğunu da.”

Duru bana baktı.

Kişi devam etti.

“Lara, eğer gerçeği öğrenmek istiyorsan Efe'den uzaklaş.”

Sonra kapı açıldı.

Kişi dışarı çıktı.

Efe hemen peşinden koştu ama koridora çıktığında kimse yoktu.

Ben ise yerde duran küçük kâğıdı fark ettim.

Üzerinde tek bir cümle vardı:

“Lara, hatırladığında Efe'nin de o gece orada olduğunu değil, neden orada olduğunu sor.”

Kâğıdı elimde sıkıca tuttum.

Efe geri geldi.

“Gitti.”

Ona baktım.

“Bana artık yalan söyleme.”

Efe başını eğdi.

“Tamam.”

“Efe...”

“Ne?”

“Sen o gece neden oradaydın?”

Efe uzun süre cevap vermedi.

Sonunda gözlerimin içine baktı.

“Mina beni sana yardım etmem için çağırmıştı.”

“Peki sonra?”

“Sonra seni buldum.”

“Ve?”

Efe'nin sesi titredi.

“Ve seni oradan ben çıkardım.”

“Bunu neden daha önce söylemedin?”

“Çünkü o gece sana bir şey oldu.”

“Ne?”

Efe cevap vermeden önce gözlerini kapattı.

“Sen bana bir isim söyledin.”

“Kim?”

Efe gözlerini açtı.

“Babam.”

Bir anda bütün sesler kesildi.

“Ne?”

“Lara, babam o gece okuldaydı.”

Kalbim hızlandı.

“Senin baban mı?”

Efe başını salladı.

“Ve Mina'nın kaybolmasının sebebinin onunla bağlantılı olduğunu düşünüyorum.”

O anda telefonum yeniden titredi.

Ekranda yeni bir mesaj vardı.

“Mina'nın gerçek düşmanı sandığınız kişi değil.”

Altında ikinci mesaj geldi.

“Çünkü Efe'nin babası da sadece bir piyon.”

Ve üçüncü mesaj:

“Gerçek kişi, Lara'nın ailesinin içinde.”

Telefonu yavaşça indirdim.

Efe yüzüme baktı.

“Ne yazıyor?”

Cevap veremedim.

Çünkü artık şüphe yalnızca Efe'nin üzerinde değildi.

İlk kez kendi ailemden birinden şüphe etmeye başlamıştım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.