İçeriğe geç

Son mesaj

Bölüm 19 · 5 dk okuma

Son mesaj

Bölüm 19

Son mesaj

Mina'nın sözleri tiyatro salonunun içinde yankılanırken kimse konuşmadı. “Aramızda sandığımızdan çok daha yakın biri var.” Bu cümle, iki yıldır cevap aradığım bütün soruların üzerine yeni bir soru daha eklemişti. Mina'nın karşısında duruyordum. Gerçekten hayattaydı. İki yıl boyunca her gece onu düşünmüş, bir gün geri döneceğini hayal etmiştim. Şimdi karşımdaki kişi gerçekten oydu ama nedense ona sarılmaya bile korkuyordum. “Bana her şeyi anlat.” dedim. Mina başını eğdi. “Anlatacağım.” “İki yıl boyunca neredeydin?” “Kaçıyordum.” “Kimden?” “Bizi izleyen kişiden.” Efe araya girdi. “Peki neden Lara'ya mesajları sen göndermiş gibi gösterdin?” Mina şaşkınlıkla ona baktı. “Ben hiçbir mesaj göndermedim.” “Telefonundaki numara?” “Benim eski numaramdı. Ama iki yıl önce kapatıldı.” Duru telefonunu çıkardı. “Demek birisi eski numarayı kullanıyor.” Mina başını salladı. “Evet.” Ben masanın üzerindeki telefona baktım. “Peki bu kişi bizi nasıl takip ediyor?” Mina cevap vermeden önce salondaki koltuklara baktı. “Çünkü okulda bir sistem var.” “Ne sistemi?” “Güvenlik kameralarından daha fazlası.” Efe kaşlarını çattı. “Öğrencilerin telefonlarına mı erişiyorlar?” “Bazılarına.” “Benimkine de mi?” Mina bana baktı. “Evet.” İçim ürperdi. “Ne zamandır?” “Üç yıldır.” “Bunu neden daha önce söylemedin?” “Çünkü sana anlatırsam seni de hedef haline getireceklerini biliyordum.” “Zaten hedef oldum.” Mina gözlerini kaçırdı. “Biliyorum.” Bir süre sessizlik oldu. Efe bana yaklaştı. “Lara, iyi misin?” Başımı salladım. “İyiyim.” Ama değildim. Mina'nın geri dönmesiyle her şey daha da karmaşık hale gelmişti. Efe elindeki zarfı gösterdi. “Bunu baban mı yazdı?” Mina mektuba baktı. “Evet.” “Planın bir parçası mıydı?” “Evet.” “Peki neden Lara'nın babası seni sakladı?” Mina derin bir nefes aldı. “Çünkü o gece Lara'nın başına gelenlerden sonra onu korumak zorundaydı.” “Bana ne oldu?” Mina gözlerimin içine baktı. “Hatırlamadığın bir şey var.” “Ne?” “O gece sen benimle kavga ettin.” Şaşırdım. “Ben seninle kavga mı ettim?” “Evet.” “Neden?” “Çünkü sana gerçeği söylemek istedim.” “Ne gerçeği?” Mina birkaç saniye sustu. “Efe hakkında.” Efe'nin yüzü değişti. “Benim hakkımda ne biliyordun?” Mina ona döndü. “Efe, senin babanın bu işe karıştığını biliyordum.” “Bunu ben de biliyorum.” “Ama babanın tek başına hareket etmediğini bilmiyordun.” “Kim vardı?” Mina cevap vermeden önce bana baktı. “Lara'nın babası.” O an her şey yeniden karıştı. “İki babamız birlikte miydi?” “Başta evet.” “Sonra?” “Sonra bir şey oldu.” “Ne?” Mina'nın gözleri doldu. “Babanız birbirinize güvenmeyi bıraktı.” Efe başını iki yana salladı. “Peki benim bununla ilgim ne?” “Sen o gece bazı şeyleri gördün.” “Ne gördüm?” Mina cevap vermeden önce bana baktı. “Lara'yı.” Efe sustu. “Lara'nın o gece ne yaptığını gördün.” Ben Efe'ye döndüm. “Ne yaptım?” Efe gözlerini benden kaçırdı. “Sen bir kapının önünde duruyordun.” “Sonra?” “Birisi sana bir zarf verdi.” “Kim?” “Bilmiyorum.” Mina araya girdi. “Biliyorsun.” Efe başını kaldırdı. “Hayır.” “Hatırlamıyorsun.” Mina'nın sözleri üzerine Efe'nin yüzü gerildi. “Ben de mi bazı şeyleri unutmuşum?” “Evet.” Hepimiz sessiz kaldık. Sonra telefonum titredi. Bilinmeyen numara. “Artık çok yaklaştınız.” Bir sonraki mesaj: “Lara, Mina'ya sarılmadan önce ona bir soru sor.” Ekrana bakakaldım. Mina'nın yüzü bembeyaz oldu. “Ne soracak?” Mesaj geldi: “Kaybolduğu gece seni neden yalnız bıraktı?” Mina gözlerini kapattı. Ben ona baktım. “Beni neden bıraktın?” Mina cevap vermedi. “Mina.” “Çünkü seni korumak zorundaydım.” “Beni yalnız bırakarak mı?” “Başka seçeneğim yoktu.” “Vardı.” “Hayır.” “Bana gerçeği söyle.” Mina gözyaşlarını sildi. “Lara, seni bıraktığımda geri döneceğimi düşünüyordum.” “Dönmedin.” “Dönemedim.” “İki yıl boyunca?” “Evet.” “Beni hiç düşündün mü?” Mina'nın gözleri doldu. “Her gün.” İçimdeki öfke bir anda kırıldı. Ona doğru yürüdüm. Bu kez geri çekilmedi. Sıkıca sarıldım. İki yıldır içimde tuttuğum bütün özlem gözyaşlarına dönüştü. Mina da bana sarıldı. “Özür dilerim.” “Beni bir daha bırakma.” “Bırakmayacağım.” Efe birkaç adım ötede bizi izliyordu. Duru da sessizce gülümsedi. Ama telefonumun tekrar titremesiyle herkes sustu. Yeni mesaj: “Duygusal anınız bitti.” Ardından: “Şimdi son parçayı bulma zamanı.” Bir fotoğraf geldi. Fotoğrafta okulun müdür yardımcısı vardı. Yanında ise başka biri duruyordu. Fotoğrafı büyüttüm. Yüzünü görünce nefesim kesildi. “Bu...” Efe yanıma geldi. “Kim?” “Babamın yardımcısı.” Mina başını salladı. “Hayır.” “Ne?” “Fotoğraftaki kişi o değil.” Mina telefonu elimden aldı. “Bu kişi üç yıl önce okulda çalışıyordu.” Duru sordu: “Kimdi?” Mina cevap vermeden önce kapıya baktı. “Okulun eski rehber öğretmeni.” Efe şaşırdı. “Artık burada değil.” “Çünkü kayboldu.” “Ne zaman?” “Ben kaybolmadan birkaç gün önce.” Birbirimize baktık. Telefon tekrar titredi. “Son mesajınızı okumadan önce okulun bodrumuna gidin.” Sonra: “Orada sizi bekleyen bir kayıt var.” Mina telefonu kapattı. “Gitmemeliyiz.” Efe: “Tam tersine. Gitmeliyiz.” “Bu bir tuzak olabilir.” “Zaten bütün hikâye bir tuzak.” Ben ikisine baktım. “Gideceğiz.” Duru başını salladı. “Ben de geliyorum.” Okulun bodrumuna indiğimizde koridorun ışıkları yanıp sönüyordu. Duvarlarda eski sınıf listeleri ve yıllardır kullanılmayan duyurular vardı. Koridorun sonunda küçük bir oda bulduk. Kapının üzerinde sadece “ARŞİV” yazıyordu. Efe kapıyı açtı. İçeride eski dosyalar vardı. Mina doğrudan en alt raftaki kutuya yöneldi. Kutuyu açtığında küçük bir kaset buldu. Üzerinde: “LARA — 23 EKİM.” Yazıyordu. “Bu ne?” diye sordum. Mina kaseti eline aldı. “Bunu daha önce görmedim.” Efe eski kayıt cihazını buldu ve kaseti yerleştirdi. Cızırtı duyuldu. Sonra benim sesim geldi. “Eğer bunu dinliyorsanız, demek ki plan başarısız oldu.” Duru'nun gözleri büyüdü. Sesim devam etti: “Mina, eğer yanımdaysan sana söylemem gereken bir şey var.” Mina gözlerini kapattı. “Lara'nın sesi...” Kayıtta ben konuşmaya devam ediyordum. “Ben her şeyi hatırlıyorum.” Bir anda kaset durdu. Efe cihazı kontrol etti. “Bitti mi?” “Hayır.” Kasetin içinden başka bir ses geldi. Erkek sesi. “Lara, bunu dinlediğinde beni suçlama.” Babamın sesiydi. Ardından: “Çünkü seni korumak için hafızanı değiştirmek zorunda kaldık.” O an dünya başıma yıkılmış gibi oldu. “Ne?” Mina bana döndü. “Lara...” “Hayır.” Bir adım geri çekildim. “Bana ne yaptılar?” Kaset yeniden çalıştı. Babamın sesi: “Unuttuğun şey, Mina'nın kaybolması değil.” Kısa bir sessizlik. “Unuttuğun şey, o gece kime güvendiğin.” Kaset kesildi. Hepimiz donup kaldık. Efe bana baktı. Ben ise yere düşen telefona uzandım. Ekranda yeni bir mesaj vardı. Bu kez mesaj tek cümleydi: “Yarın gece 03.17'de her şeyi hatırlayacaksın.” Sonra bir mesaj daha geldi: “Çünkü mesajları gönderen kişi artık saklanmayacak.” Mina ekrana baktı. “Lara...” “Ne?” Mina'nın yüzündeki korkuyu ilk kez bu kadar açık görüyordum. “Yarın gece 03.17'de burada olmazsak, hepimiz tehlikedeyiz.” Efe elimi tuttu. “Yarın gece birlikte olacağız.” Elinin sıcaklığı içimdeki korkuyu bir anlığına bastırdı. “Bana söz ver.” “Veriyorum.” Ama ikimiz de bilmiyorduk. Ertesi gece 03.17'de yalnızca geçmişi değil, birbirimizden sakladığımız en büyük sırrı da öğrenecektik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.