İçeriğe geç

Son mesaj

Bölüm 20 · 3 dk okuma

Son mesaj

Bölüm 20

Bitiş

Saat 03.16'ydı. Okulun eski tiyatro salonunda dört kişi sessizce bekliyorduk. Mina, Duru, Efe ve ben. Masanın üzerinde eski telefon duruyordu. Ekranında yalnızca saat görünüyordu. 03.17'ye bir dakika kalmıştı. İki yıl boyunca peşinden koştuğum bütün soruların cevabı birkaç saniye sonra ortaya çıkacaktı. Efe yanıma geldi. “Hazır mısın?” “Hayır.” Hafifçe gülümsedi. “Ben de değilim.” Mina bize baktı. “Ne olursa olsun, bu kez kimse tek başına hareket etmeyecek.” Saat 03.17 oldu. Telefonun ekranı bir anda yandı. Yeni mesaj. Gönderen: Mina. Ama Mina telefonuna bakıyordu. “Ben göndermedim.” Mesajı açtım. “Artık gerçeği hatırlama zamanı.” Ardından ikinci mesaj geldi. “Lara, kaseti tekrar dinle.” Efe kayıt cihazını çalıştırdı. Cızırtının ardından üç yıl önceki sesim duyuldu. “Eğer bunu dinliyorsanız, planın ikinci aşaması başlamış demektir.” Donup kaldım. “Bu benim sesim.” Mina başını salladı. “Devamını dinle.” Kayıttaki Lara konuşmaya devam etti: “Mina, eğer sana bir şey olursa mesajları gönderecek sistem devreye girecek.” Duru şaşkınlıkla bana baktı. “Sen mi yaptın?” “Hatırlamıyorum.” Kayıt devam etti. “Kimse bana güvenmesin. Çünkü ben de o gece ne olacağını bilmiyorum.” Sonra Efe'nin sesi duyuldu. “Lara, bunu gerçekten yapmak zorunda mısın?” Kayıttaki ben cevap verdim: “Evet. Çünkü gerçeği ortaya çıkarmanın başka yolu yok.” Efe gözlerini kapattı. “Demek her şeyi önceden planlamışız.” Mina: “Evet.” Kayıtta Mina'nın sesi duyuldu. “Peki ya işler ters giderse?” Benim sesim cevap verdi: “O zaman gelecekteki Lara mesajları okuyacak ve her şeyi yeniden araştıracak.” Bir anda anladım. “Mesajları ben planlamışım.” Mina başını salladı. “Evet.” “Peki neden kendi kendime mesaj gönderdim?” “Çünkü o gece hafızanın bazı bölümlerini hatırlamayacağını biliyorduk.” Efe bana baktı. “Sen bana güvenmiştin.” “Evet.” “Peki neden sürekli benden şüphe etmemi sağlayan mesajlar geldi?” Mina cevap verdi: “Çünkü planın bir parçasıydı. Lara'nın herkesten şüphelenmesi gerekiyordu. Böylece gerçek kişiye ulaşacaktı.” Duru: “Peki gerçek kişi kim?” Tiyatro salonunun kapısı açıldı. Hepimiz döndük. Kapıda babam duruyordu. Yanında Efe'nin babası vardı. Babam yavaşça içeri girdi. “Ben.” Bir an konuşamadım. “Sen mi mesajları gönderdin?” “Hayır.” “Kim gönderdi?” Babam masadaki eski telefonu gösterdi. “Sen.” Şaşkınlıkla telefona baktım. “Ben mi?” “Üç yıl önce kurduğun sistem, belirlediğin tarihte otomatik olarak çalışmaya başladı. Her gece 03.17'de bir mesaj gönderecek şekilde ayarlanmıştı.” “Peki fotoğraflar?” “Onları da sen kaydettin.” “Beni izleyen kişi kimdi?” Babam sustu. Mina cevap verdi. “Kimse seni izlemiyordu. İlk fotoğrafları biz çekmiştik.” Başımı iki yana salladım. “Peki kapımın kolunu kim indirdi?” Efe'nin babası: “O gece planı tamamlamak için evine gelmiştim. Ama kapıyı açmadım. Sadece içeride olduğumu anlamanı sağlamak istedim.” Bütün taşlar yerine oturmaya başlamıştı. Ama hâlâ bir soru vardı. “Müdür yardımcısı?” Babamın yüzü sertleşti. “O, okulda öğrencilerin bilgilerini gizlice topluyordu. Mina bunu fark etti. Biz de kanıt toplamaya başladık.” “Peki neden Mina kayboldu?” Mina bana baktı. “Çünkü planın açığa çıkmasını engellemek için bir süre ortadan kaybolmam gerekiyordu.” “Bana neden söylemedin?” “Çünkü senin rolün planın devam etmesini sağlamaktı.” Gözlerim doldu. “İki yıl boyunca seni kaybettiğimi sandım.” Mina yanıma geldi. “Biliyorum.” Ona sarıldım. Bu kez korkudan değil, sonunda gerçeği öğrendiğim için. Efe birkaç adım ötede duruyordu. Bana baktığında yüzünde hafif bir gülümseme vardı. “Demek bütün bu süre boyunca benden şüphelenmemi sağlayan kişi sendin.” “Planın gereğiydi.” “İyi planmış.” “Benden nefret ettin mi?” “Hayır.” Kısa bir sessizlik oldu. “Çünkü nedense sana güvenmem gerektiğini hep hissettim.” Gülümsedim. “Ben de sana güvenmekten korktum.” “Artık korkmana gerek yok.” Bu sözler aramızda sessiz ama güçlü bir bağ bıraktı. Her şeyin sonunda birbirimize güvenebileceğimizi anlamıştık. Tam o sırada telefon yeniden titredi. Hepimiz ekrana baktık. Son mesaj. “Eğer bunu okuyorsan, her şey bitti.” Bir saniye sonra yeni bir satır belirdi. “Artık geçmişin seni yönetmesine izin verme.” Mesajın altında gönderen kısmı vardı: LARA. Telefonu yavaşça kapattım. İki yıl boyunca cevap aradığım bütün soruların aslında kendi bıraktığım izlerin peşinden gittiğimi anlamıştım. Mina kaybolmuştu. Ama geri dönmüştü. Efe geçmişimi biliyordu. Ama artık geleceğimde ne olacağını ben seçebilirdim. Duru yanımıza geldi. “Bitti mi?” Başımı salladım. “Evet.” Efe kapıya doğru yürüdü. “Emin misin?” Arkasından baktım. “İlk kez.” Dört arkadaş okuldan birlikte çıktık. Gökyüzü yavaş yavaş aydınlanıyordu. İki yıl önce başlayan karanlık sona ermişti. Telefonumu son kez açtım. Mesajların tamamını sildim. Ama son mesajı silmeden önce bir kez daha okudum. “Bazı gerçekler unutulmaz. Sadece doğru zamanı bekler.” Telefonu kapattım. Sonra yürümeye devam ettim. Çünkü artık geçmişin peşinden koşan kız değildim. Artık kendi hikâyesinin sonunu kendisi yazan Lara'ydım. Ve bu kez, telefonum hiç titremedi.

Bölüm sonu

3 yorum