Bu özellik bende nasıl oluştu.? "
"Sen bu özelliklere sahip varlıkların soyundan geliyorsun ve sonuncususun.
sadece aklımdan biriyle konuşmak hoşuma gitmişti. Bana son olarak şunu söyledi.
"Arman tekrar gelmen gerek. Çok yakında büyük bir zorlukla karşılaşacağımızı hissediyorum. Bunun hakkında bazı şeyler yapmamız gerek ve bunun için sana ihtiyacımız var.
"Peki yarın akşamda karanlık çokümünden sonra ormana geleceğim.
Diyerekten zihin yoluyla olan konuşmayı bitirdim.
Bu konuyu kimseye anlatamaz ve kimse ila danışamazdım.
Korku, kararsızlığım gibi hisslerim artık alamıyordum.
Artık her hangi karşımda'ki insanlara baktığımda sanki onlardan farklı bir varlık mışım gibi hissediyordum ve bu çok garip geliyordu, şaka yapmak bile şuanki hisslerim arasında çok saçma geliyordu hadda bana ölüm kavramı bile çok basit bir şey gibi geliyordu.
Acaba onlarca kötü hadiseler yüzündenmi acaba böyle oldum? diye içimde olan sorularımı Bunu o kurtların liderinede sordum.
Bundan sonra böyle olucağımı ve şana dek olanlar ile anlattıklarımdan kaynaklı olamadığını söyledi.
bu gün içerde çok bunalmıştım.
Biraz bahçeye çıkıp hava almak fena olmaz diyerekten, dedim yaptığını idda ettikleri kapının yanında büyük bir el yapımı olan kaya vardı ve babaanneme sorduğumda gençken dedemin o taşı yaptığını ve sürekli üzerinde dinlendiğini söylerdi.
Banaannemin anlatığına göre o günden buyana yaklaşık altmış beş yıldır o taş burda duruyordu.
Üzerine oturup biraz etrafı sezercesine bakakaldım.
O kadar dikkatle yapılmışlığı belli oluyordu'ki taşın yönü ve şekli batıya bakıyor ve hafif kuzeye kıvrımlıydı.
Güneş sürekli taşın kenarına bakıyor ve hep dinlendirici bir bir sıcaklıkta insanı kendine cezbettiriyordu.
Bende ona kapılıp bir müddet sonra dinleniyim dedim.
Bilincim açık, ve tam uykuya girmemişken, etraftaki sesleri duyuyordum.
Rüyamda milyonlarca kurtların bazı değişik varlıklarla savaştığını gördüm. Hiç merhameti olmayan çok hızlı hareket eden varlıklardı ve

Önlerine çıkan tüm canlıları katlediyordular.
Benimle sürekli farklı bir dilden konuşan ve diğerlerinden değişik olan kurtt a çok benziyordular.
Gözlerimi açtığımda akşam saatlerine gelmişt ve tabi ablam beni uyandırmal için uzaktan geliyordu. Öğle yemeğinide yememiştim.
Öyle acıkmıştım'ki babaanneme sorduğumda tavuk sotesi yaptığını söylediğinde baya canım çekmişti.
Aşağı yukarı neredeyse koca tencerede'ki yemeğin yarısını tek başıma bitirmiştim. Kafayı kaldırıp etrafa baktığımda ablam gülmekten közü kan toplamış yüzü kızarmış ve ses tonu düşmüştü.
Bu kadar yemek yiyebildiğime ben bile şaşırmıştım o yüzden ablamın verdiği tavıra şaşırmamak gerekir.
Babaannem, öylece durmuş bana bakıyordu. Sanki bende birşeyler fark etmişcesine sezerek bakıyordu.
Akşam odamıza ayrıldığımız da ben saten herkesin uyumasını bekliyordum niyetim belliydi tabi.
Babaannem içeri girdi ve bana
"Arman iymisin bu aralar sende bazı farklılıklar var?.
Neden göz bebeklerin bu kadar küçülmüş.?
"Yok birşeyim ninem ben biraz uyucam. Dedikten sonra elini sessice başımınüzerine koydu ve derince gözlerimin içine baktı ve aniden ayağı kalkıp
"Peki iyi uykular. Dedi.
Babannemin benimle bir derdi vardı ama tabi bu denli içine kapanık bir kadının içini bilmek okuyabilmek neredeyse imkansız er yada geç belli olacaktır hadi bakalım.
Epey beklendikten sonra gece saat üç falan olduğunda ormannın yakınlarına kadar gittim.
Etrafımda kimselerin olup olmadığını bileyim diye etrafı kolaçan etikten sonra kurt halime büründüm.
Ormanda öyle bir hızla girmiştim'ki arkama bir an dönüp baktığımda geçtiğim yerde'ki ağaçlar yerle bir olmuştu.
Bu sefer biraz daha yavaş yürüyerek kurtların bölgesine kadar varmıştım.
"Hoş geldin.
Arman sana sormamız gereken bazı sorular var.
Dün bir rüya gördüğünü hissediyorum. O rüyayı anlat bize.
"Evet evet bende bunun nedenini sorucaktım. Rüyamda üç guruba ayrılmış kurtlar ve bazı değişik yaratıklar gördüm. Birbirlerine saldırıp hiç acımadan birbirlerini öldürüyor, ordaki tüm kurtarı öldürüp insanları katlediyordular. Ama o ölen insanların yüzlerini görmedim ve o yaratıklar daha çok sana benziyorlardı.
Konuşmamı bitirdiğimde kurtların hepsi panik ve şaşkınlık içinde birbirlerine bakıp duruyorlardı biraz kendi içlerinde konuştuktan sonra diğerlerinden farklı olan o kurt başını yere eğerek kalın ve boğucu bir ses ile bana şunları söyledi.
"Savaş yaklaşıyor biran önce hazırlamamız gerek tüm yaşam için toparlanmamız gerek Taletta lar harekete geçti ve büyü artık bozuldu!
Diyerek hepsi birden bağrışmaya başladılar.
Biraz zaman sonra ormanın heryeri kurtlarla doldu.
O lider kurt ise benim konuşma yapmamı istedi.
"Ben nasıl konuşayım? ne söyleyebilirim'ki?
hiç bir şey demeden kenara çekildi ve "bana ne sorduysan onları söyle" dedi.
Yüksek sesle"kurtlar düşmanlarımız yaklaşıyor artık vakit kaybedemeyiz tüm kabileleri toplamamız gerek dedim.
Konuşmayı bitirdikten sonra hepsi ormanda bir yana dağıldı.
Ben neden bu konuşmayı yaptım? Düşmanları olan Talettalar da ne? Bizden ne istiyorlar? buna dair hiç bir fikrim yoktu.
Ama şurası kesinki buradaki kurtların kim olduğumu neden bahsettiğimi gayet iyi biliyor ve o bahsettikleri ama benim kim olduklarını bilmediğim canlıların zarlı oldukları belliydi.
Lider kurt a şunu sordum.
"Sen neden normal kurtlardan farklısın diye sorunca şunları söyledi
"gerçekten merak ediyormusun.
"evet
"ben kurt değilim.
o rüyanda gördüğün yaratıkların gerçek ve neler olacağını bilmek bile istemezsin. Diyip kendi içinde mırıldandı
"bir zamanlar buralar talettalar, tarafından kuşatılmıştı ve onları kimse durduramazdı.
biri dışında.
"kim o kişi? tek kişi olduğuna göre güçlü biri olsa gerek.
sorularıma cevap vermeden konuyu değiştirmeye çalışıyordu sürekli.
"Talettalara göre biraz daha evrimleştim ve evet içinde sakladığın ve söylemek istediğin soruyu biliyorum Arman bana benziyorlar.
Talettaların yaptıklarının yanlış ve tehlikeli şeylerden sonra kutsal topraklarda güçlü kişiler tarafından büyüler kullanılarak bir yere hapsedildi.
Ordan hiç bir şekilde çıkamazlardı taki senin var oluşunun büyünün tamamını zamanla bozup onların serbest kalacağını anladığım güne kadar.
Bunu fark ettiğimde seninle artık irtibata geçmeliydik.
Ben veya biz senin gibi ölümsüz değiliz.
Öleceğim günü hissedebiliyorum.
Arman bize yardım etmen gerek gerekirse tüm dünya için savaşmalısın. Bundan sonra dünyanın kaderi senin elinde senin soyundan gelen ve senin gibi güçlere sahip deden gibi yirmi ye yakın insanı öldürdüler.
"Demek babaannem o yüzden dedemin ölümü hakkında hiç birşey anlatmıyordu şimdi daha net anlıyorum.
"Senin babaannen o katliamı görüp canlı kalabilen ve bunlara karşı güçlü durabilen tek kişiydi.Onunla konuşman gerek! Benim gibi Talettalarda senin yaşadığını biliyorlar arman. Seni bulana kadar hiç durmayacaklar. şimdi evine dön ve ninene bunları tüm incelikleri ile anlat.
Bir kaç dakika daha konuştuktan sonra bölgeden ayrıldım. Dediklerinden çok etkilenmiştim ve bürsürü düşünceler içinde çiftliğe vardığımda babaannem dışarıda bana bakıyordu ve saat beş buçuk falan olmuştu. Bende öylece durup babaanneme bakakaldım.
Çok heycanlanmış ve bir o kadar da kararsız kalmıştım.
Nineme nasıl anlatıcam diye düşünürken elini işaret ederek yanına yaklaşmamı istedi
"Gel benimle.
Nerede olduğumu nasıl anlatabilirdim ki?.
Beni bir kenara çekip bir cisimden işaret gösterdi ve daha önce ormanda gördüğüm işaretle tıpatıp aynıydı. Onu gördüğüm an içim öfkeyle doluyor, onu gördükçe ister istememz nineme zarar vermek istiyordum.
Hiç farkında olmadan bir kura benzercesine bir varlığa, normalinden daha korkutucu bir hale dönüşmüştüm.
Ninem, şaşkınlık içinde bana bakıyor ve bir anda sakinleşmi söyledi.
O kalıntıyı önümden aldıktan sonra ninemin ısrarı ve ikna ediciliği ile onun sayesinde sakinleşmiştim.
İnsan halime dönüşüp yere çöktüm.
" Babaanne ne oluyor bana diye sorunca geçmişte olan dedemin hayatı ölümü ve bildiği herşeyi anlattı.
Bana bir kitap gösterdi. Üzeri sert, açık tonda, değişik bir kokulu, içinde Taletta diliyle yazılmış garip bilgiler doluydu.
Dedemin o kitabı yazdığını ve nineme emanet ettiğini söyledi derken ninem, okumamı istedi.
İçinde bir ölümsüzsün geleceğini dünyaya hüküm süreceğini,Talettalarla savaşacağını ve bir çoğunu anlatıyordu.
Ama bir kurt'mu, insan'mı. Yoksa başka bir canlıdan mı bahsediyordu buna dair her hangi bir şey yazmıyordu.
kitaptan bir kaç parça daha sesli olarak okumak isterim.
"Her şey büyüleri keşfetmek ile başladı. şimdiye kadar 50 asır geçti ve insan oğlu o Zamandan bu yana büyü yapmaktan hiç kaçınmadı keşfettikleri büyüleri her konuda kullandılar, İyi yöne olduğu gibi kötü yönde de. Sonunda Talettaları kara büyü kullanarak karanlıktan aydınlığa yani gün yüzüne çıkarttılar. Bu varlıkların neler yapabileceğini hiç anlamadan, sormadan, nereden geldiklerini bilmeden çoğaltılar. Zaman içerisinde Talettaların ne tür varlıklar oldukları gün yüzüne çıktı. Ne kadar akıllı oldukları neler olabileceğini ve hadda neler yapabileceklerini anlayana kadar iş işten çoktan geçmişti. Büyüyü ilk keşfeden insan simsiyah bardaktan akan tamamen kötülükle dolu saf karalanlığın içine, büyüyü bir sıvı haline getirerek döktü fakat yanlışlıkla orda olan kişi elinden yaralanarak büyü elindeki yaranın içine bir damla dökülmüştü ve kanına karışmıştı. Bundan sonra neler olucağı bilinmeksizin evrimleşerek siyah kanlı süper güçlü bir insana dönüştü, Geçmişi ve geleceği görebilen bir yaratık. Bu kitabı kendi soyundan gelenlere emanet edildi.
Büyüyü bulan o insanın, soyundan gelenlerin sadece 100 kişi bu güçlere sahip biri olarak evrimleşebildiler fakat bu nadir insanların sonuncusu diğer türlerinden çok daha evrimleşmiş ve diğerlerinden daha güçlü olucağı yazılıydı.
Diğerlerinden farklı olarak, son kişinin kürda dönüşme özeliği olucak son kişi ve tek kurda dönüşebilen kişi olduğu için diğer ismiyle son kurt da deniliyor'du.
Kitabın sonlarına gelindiğinde bu müthiş güce sahip birden fazla kimsenin kalmayacağı yazıyor ve her haliyle biri diğerlerinden her daim farklı olacağı yazıyordu.
Odamda epey bu kitabı her bir noktasından her bir dekoratif süslemesine kadar kurcaladım.
Kitapta adeta bazı bölümlerde beni anlattığından şüphe etmeye başlamıştım sanki beni anlatıyordu.
Aslında olacak ya da olabilecek bir çok şey yazıyordu ama sonuç olarak ne olacağı net yazmıyordu.
Bir ara lider kurta da gösterdim lakin artık bir işimize yaramayacağını söyledi.
O kurt yanıma canlı bir tavşan getirip elime almamı istedi.
"Elime aldım almasına'da ne işe yarışacak.?
"Arman tavşanın gözlerine bak ve hiç dikkatini dağıtmadan derin bir nefes Çek
Dediklerini birebir yaptıktan sonra tavşan bir kül olmuştu ve elime o küllü alıp üflememi istedi ve yaptıktan sonra hayvan eski haline geldi.
" Bunu ancak bir ölümsüz yapabilir ve bu daha başlangıç.
O kurdun şimdiye kadar anlatıkları yavaş yavaş mantıklı geliyordu bana.
" Son olarak şunu denememiz gerekiyor.
Karşıma genç bir kurdu getirip beyninin içine girmemi istediler. Aslında bunu yapması kolaydı. Çünkü istediğim kişinin düşündüklerini anlayabiliyordum.
Biraz aklına girmeyi denedikten sonra hayvanın çığlıkları ormanın heryerinde yankılanıyordu. Epey çığlık attıktan sonra hayvanın beyni paramparça oldu.Ben hayvana acıyordum ama lider kurt ısrarla yapmamı istiyordu.
Tavşana yaptığım aynı şeyi kurda da yaptıktan sonra hayvan tekrar eski haline geldi
"Artık nasıl yapacağını biliyorsun zamanla tüm özelliklerini anlıycaksın.
Oradan ayrıldıktan sonra boş bir arazide bir kaç saat hızımı deneyip çiftliğe geri döndüm.
Birazda canlıların beynine girme özelliğini epey denedim.
İstersem dünyadaki her canlının zihnini okuyabilirim.
Kurtlar hariç başka hayvanların düşünme gibi bir özelliği yoktu. İnsan ve hayvan düşüncelerini ayırt edebiliyordum ve varlığın nerede olduğunu az çok anlıyordum.
Bazı değişik varlıkların düşüncelerini dikkatimi çekti bunların insan ve hayvan olmadığını biliyordum.
O varlıklar kitapta yazılanlara göre Taletta denilen varlıklardı. İçlerinde hiç merhamet yoktu. Atlantik okyanusundaki bir adadaydılar işte o sıra lider kurtun nasıl hapsetiğini anlamıştım. Onları bir bölgeye hapsetmemişti onların hafızalarına büyü yerleştirmişti
. böyle engel oluyordu oldukları yer çok uzaktı fakat müthiş bir hızla orta Doğuya bize doğru geliyordular ve önlerine çıkan her canlıyı yok ediyordular.
OY VERMEYİ UNUTMAYIN LÜTFEN VE FİKİRLERİNİZİ BELİRTİN ARKADAŞLAR......