(KARYA’NIN ANLATIMIYLA)
Artık onları bulmak istiyorum. Kimseye belli etmek istemiyorum ama bence onların inişli çıkışlı ilişkileri yüzünden geç kalıyoruz.
Sabah her zamanın aksine en erken ben uyandım. Son iki ada vardı ve bunu iyi değerlendirmek istiyorum.
Bir saat sonra Nastya’nın da kalktığını gördüm. Nazik davranmaya gayret ediyorum ama artık gerçekleri de öğrenmem lazımdı.
(NASTYA’NIN ANLATIMIYLA)
Şok oldum. Karya ve erken uyanmak. İnanılmaz. Beraber kahvaltıyı hazırlamaya başladık ancak bana günaydın bile dememişti. Bu tuhafıma gitti. Salatalıkları doğrarken ona baktım. “Sen iyi misin?”
(KARYA’NIN ANLATIMIYLA)
”Ben iyi değilim! Sizin saçma sapan ilişkiniz yüzünden belki de anne ve babam olan insanları bulmakta gecikiyoruz.”
Hayatımda sadece 2.ye ona bu kadar sert çıkmıştım.
”Varis olmak için! Onları tanımadın bile! Tek amacın varislik!”
”Anlamıyorsun! Tahtın da malın da mülkün de senin olsun ben gerçek ailemi tanımak istiyorum!”
(ARYAZ’IN ANLATIMIYLA)
Mutfağa girdiğimde kızların oldukça bağırarak kavga ettiğini duydum. Koşarak yanlarına gittim ve onları ayırdım. Neler olduğunu anlattılar.
Belki de Karya haklıydı. Bu yüzden ikisinin de sakinleşmesini beklemek en doğrusuydu. İkisine de bir papatya çayı yaptım. Oturup tek dikişte içtiler.
(URLA’NIN ANLATIMIYLA)
Ah, o alçak Nastya benim yakışıklımın kafasını karıştırmaktan başka bir şey yapmamıştı. Günler sonra adama ulaştım. Soluk soluğa kıyıya çıktım. Herkes dönüşümü kutlayacakken olan biteni anlattım.
Herkes onlara düşman kesilirken kabilemizin en yaşlısı Natashta geldi ve yüzüme bir tokat attı.
”Sağır mı oldunuz siz?!?!?! Kızın canına kastetmeye çalışmış! Ayrıca o antlaşma feshedildiğinden Aryaz istediği ile ilişki kurabilir.”
Herkes sustu. Daha az önce beni destekleyenler bile.
”Ama Natashta!”
”Evlat, kabilemizdeki en büyük suçlardan biri canına kast etmekte. Sana en uygun ceza ise bir gününü HANJUQU göletinde geçirmek.”
Herkes nefesini tuttu. Bu olamazdı. Ölüleri gömecek yerleri olmayan insanlar ölülerini buraya atarlardı ve kim ki 1 gününü orada geçirip onlara iyi davranırsa sınavı geçerdi ancak olmazsa…
”Görevi kabul ediyorum Natashta.”
”Güzel, şimdi git ve çan sesini duymadan gelme!”
Bu tür cezalarda helallik yöntemimiz olan toprak helalini kullanıp öyle giderdik ancak toprak helalini almadan gittim. Bu durum kabilede hoş karşılanmasa bile. Aslında oraya değil Arsilya krallığına gidiyordum. Küçük bir intikam aldı.
(KORAY’IN BABASININ ANLATIMIYLA)
Koray’ın annesinin hazırladığı erzaklarla beraber Koray’ın olduğu adaya doğru yola çıktım. Koray’a ne kadar seslenip şifreyi söylesem de bir yanıt alamadım.
İçten içe korkmaya başladım ve korkularımda haklıydım.
Koray’ı kafası kopmuş bir biçimde görmeyi beklemiyordum.
”KORAY OĞLUM!!!! SANA BUNU KİM YAPTI!?!?!?!”
Sonrasında yerde bir kumaş parçası buldum. Üstünde Kanteya Krallığı’nın sembolü vardı. O krallığı darma duman etmeye yemin ettim. Oğlumun cansız bedenini kayığa koydum.
Adaya geri döndüğümde yas ilan ettik. Sadece 1 günlük çünkü sonrasında almamız gereken bir intikam vardı.
(NASTYA’YI KENDİSİNE AŞIK EDEN (Şarabın etkisinden dolayı yoksa gerçekten aşık olmadığı)ADAM’IN ANLATIMIYLA)
O sahtekar daha adımı bile bilmeyen benim güzel meleğimin aklını karıştırmıştı. Onların nereden geldiğini bulmam gerekiyordu. Kardeşim yanıma geldi ve o sahtekarın üstündeki sembolü hatırladığını ve bunun Kanteya Krallığı’nın sembolü olduğunu söyledi.
”Güzel, çünkü yakında o krallık benim krallığım olacak. Oscar’ın krallığı!”
