(NASTYA’NIN ANLATIMIYLA)
Sabahın erken saatlerinde adaya ulaşmıştık. Hemen kılık değiştirip adaya indik. Aryaz’ın dediğine göre kabile adanın tam ortasında olduğu için öncelikle adanın etrafını gezecektik.
Adanın etrafında turlarken ufacık bir ipucu arıyorduk. Karşımıza yaşlı bir kadın çıktı. Tam kaçmaya hazırlanacakken “Aryaz, oğlum?” dedi. Aryaz’ın gözleri parladı. “Natashta!!! (Nataaşta)” deyip yaşlı kadına sarıldı.
Sonra bize döndü. “Natashta, benim istemediğim her şeye karşı çıktı ve annemler gittiğinden beri benim manevi annem oldu.”
”Natashta, bunlar Nastya ve Karya.”
”Oğlum, onlar Arsilya’dan…”
”Natashta, annemlerin yaşıyor olabileceğine dair ipuçlarımız var. Sen söyle onlar burada mı?”
Aryaz’ın gözleri dolmuştu ve bir şey fark etmiştim. Duygularıyla hareket etmeye başladığımdan beri çok kez gözleri doluyordu.
”Oğlum, onlar burada olsa size haber yollardık. Üzgünüm…”
”Natashta, tek bir isteğim var senden. Kimseye buraya geldiğimi söyleme.”
”Tamam oğlum.”
”Görüşürüz Natashta.” dedikten sonra eğildi, eline bir miktar toprak aldı. “Görüşürüz Aryaz.” Natashta eline biraz toprak aldı ve toprakla burnuna bir çizgi çizdi.
Aryaz’a bunun ne olduğunu sordum ve öğrendiğim üzere kabilinin kullandığı bir helalleşme yöntemiymiş.
Yolumuza devam edecektik. Sonraki ada oldukça yakındı yola çıktık.
