İçeriğe geç

Son krallık

Bölüm 18 · 3 dk okuma

Son krallık

Bölüm 18

Bölüm 12

(NASTYA’NIN ANLATIMIYLA)

Kendime geldiğimde Aryaz kükrüyordu adeta.

”Bırakın bizi! Nastya aç gözlerini. N’aptınız ona?!?!?!?!”

”Aryaz?”

”Nastya! İyisin değil mi?”

”İyiyim. Karya?”

”İyiyim.”

Adamlar hasır etekler giyiyor, maskeler takıyor ve ellerinde mızrakları vardı.

Sayıları çok fazlaydı, davullar çalarken arkadan gelen birisi anlaşılmayan bir dilde bir şeyler dedi. Davullar sustu. Anlaşılan liderleriydi. Yanıma geldi. Maskesini çıkarttı. 20 yaşlarında görünüyordu. Kulağıma yaklaştı ve bozuk bir aksanla: “Daha seni koruyamayan bir erkekle ne işin vardı bebeğim?” diye fısıldadı kulağıma. Sesi çok erkeksi, karizmatik ve çok çekiciydi. “Kardeşim de kardeşinle ilgilenmeye başladı sanırım ama sen bir karamelsin güzelim.” Nedense adını dahi bilmediğim bu adama bir yakınlık hissettim. Adamlarına başka bir dilde beni açmalarını söyledi. Adamları gelip beni çözdü. Beni belimden yakaladı ve meydanın ortasına getirdi.

Sadece dans ettik ama ben kendimde hissetmiyordum. Aryaz’a baktım. Düş kırıklığı içinde bir bana bir Karya’ya bakıyordu. Gözleri gözlerimle buluşunca sert bir bakış attı. O an canım acıdı. Kendimi yere attım.

“Sorun ne güzelim?”

”B-ben yapamam.”

”Ah, şarabın etkisi geçiyor olmalı. Askerlerden biraz daha aşk şarabı isteyeyim.”

“Bırak beni! Karya!”

Karya da kendine gelmişti. O an bir şekilde Aryaz tutulduğu yerden kaçabildi ama arkasına bile bakmadan gitti.

(ARYAZ’IN ANLATIMIYLA)

Bunu nasıl yapar?!?! O nasıl birine aşık olur?!?! Bu neden beni sinirlendiriyor?!?!? İplerimi koparttığım gibi kaçtım. Biraz uzaklaştıktan sonra bir çınar ağacının altına oturdum. Şimdi ne yapacaktım? Onları oradan alacaktım ama daha sonra…

Bir anda gözümden yaş geldiğini fark ettim. Ben ağlıyordum çünkü be yapacağımı bilmiyordum. Kalbim çok hızlı çarpıyordu. Kriz geçiriyordum. Saçlarımı çekip duruyordum. O anda yanıma ihtiyar bir kadın geldi.

“Noldu delikanlı nedir bu halin? Aşk acısı mı çekiyorsun?”

Gözyaşlarımı sildim. O anda aklıma geldi.

“Hanımefendi, aşk şarabı hakkında bir şey biliyor musunuz?”

Kadının gözleri fal taşı gibi açıldı. “Yoksa kız arkadaşına ondan mı içirdiler?”

”Aramızda bir şey yok ama evet. Onları kurtarmam gerek ama onlar gerçekten aşık mı oldu?”

”Ah, delikanlı. Onlar gerçekten aşık olmadı. Onlara o şaraptan içirip kimin ismini söylersen ona aşık olurlar. Onlar duymasa bile…”

“Çok teşekkürler hanımefendi. Bu iyiliğinizi hiç unutmayacağım.”

”Her zaman delikanlı, git ve kurtar onları.”

Geri döndüm ama dönmez olaydım. Gördüklerim karşısında bayılacak gibi oldum. Nastya bağırıyordu; “Aryaz, yemin ederim ki kafam yerinde değildi yardım ettt!” Karya çığlıklar atıyordu ve en kötüsü ikisi de kanlar içindeydi.

Hemen geldim, ikisini de kucakladığım gibi bota koşmaya başladım. Yerli halk peşimizden koşmaya başladı. Bota bindim ve otomatik pilota aldım. Kızların yanına gittim.

“Aryaz, beni duydun. Geldin… Ama neden bizi bıraktın Aryaz?”

Artık ağlıyordum. Bir yandan ikisinin de yaralarını sarıp pansuman yapıyordum. Yaralarını temizledikten sonra yine de her yerleri kan içindeydi. İlk önce Karya duşa girdi. O sırada gemiyi dikkatlice arayınca kıyafet olduğunu fark ettim. Karya’ya bir kot ve kazak verdim. Nastya’nın yanına gittim. Anlaşılan o ki Karya yerine de dayak yemiş.

”Sizi bıraktım! Ben berbat birisiyim! Benim oraya dönüp cezamı çekmem gerek Nastya. Gemiyi kullanmayı biliyorsun. İkinize de başarılar dilerim. Ailenizi bulmak için.

“Aryaz! Sakın, bunu bana faydan olduğu için demiyorum. Lütfen, sana ihtiyacım var!”

”Sen benim gibi değilsin, demiştim hatırlıyor musun? Evet, sen benim gibi başarısız değilsin. Sen harikasın. Bense dünyaya yanlışıkla bir hata sonu gelmiş birisiyim!”

“Sen bir hataysan, benim en sevdiğim hatamsın!”

Dedikten sonra gömleğinden tutup kendine çekti. O an dudaklarım dudaklarına değdi ama bu sefer değmekle kalmadı, o beni öptü…

”Gitme, lütfen! Sensiz yaşayamam ben! Ölürüm!”

Nastya’ya sarıldım. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu ve ağlarken omuzları sarsılıyordu. “Gitmeyeceğim. Tamam mı? Hep seninle kalacağım.”

”Söz ver!”

”Söz, Aryaz sözü.” Bir süre öyle kaldıktan sonra o da duşa girdi. Ona da kıyafetlerini verdim. O duştan çıktıktan sonra ben girdim ve üçümüze kahve yaptım. Battaniyelerimizi alıp güverteye geçtik.

“O şey çok kötü karşı koyamıyorsun Aryaz.” dedi Karya.

”Biliyorum, Karya hiç bir şey açıklamana gerek yok.”

“Kızlar, krallıklardaki herkes bizi merak etmiştir. Kılık değiştirip bir liman adasına ineceğiz ve posta göndereceğiz. Tamam mı?”

”Tam bunu düşünüyordum. Biliyor musun?” dedi Karya.

Akşam olunca yatağıma geçtim ama hala aklımda Nastya’nın beni öpmesi vardı. O an benim için korkup yaptığı bir şey olabilirdi. Anlık bir şey. Şaşırmam için. Çok anlam yüklemedim çünkü sonuç olarak benimki de saçmaydı. Sonra da uyuyakaldım.

Bölüm sonu

1 yorum