Ünye – 2. Gün / Sabah 08:41
Sinan, ikinci sabahına kuş sesi olmadan uyandı. Artık sessizliği garipsemiyordu.
Ama alışamıyordu da.
Kahvaltısını marketten getirdiği hazır ürünlerle yaptı. Elektrik hâlâ vardı. Su da akıyordu. Dünya hâlâ çalışıyordu ama içinde kimse yoktu. Sanki herkes senaryodan çıkmıştı ve Sinan sahnede tek başına kalmıştı.
Birden aklına geldi.
Sosyal medya.
Dünya ölse bile sosyal medya yaşıyordu.
Telefonunu eline aldı.
Kamerayı açtı. Kendine baktı. Gözlerinin altı mor, yüzü solgun, saçı darmadağın… Ama sesi kararlıydı.
“Ben Sinan. Türkiye, Ordu, Ünye’deyim. Şehirde tek başımayım. İki gündür insan görmedim. Eğer bu videoyu biri izliyorsa... lütfen ses ver.”
Videoyu TikTok, Instagram Reels, ve YouTube Shortsa yükledi.
İnternet vardı. Yayın yapabildi. Gönderiler yüklendi. Ama sessizlik devam etti.
Yine de umudu kaybetmedi.
Gün boyunca video çekti.
Evde, sokakta, okulun bahçesinde, lunaparkta...
Her videoda daha da içten konuştu.
“Ben hâlâ buradayım.”
“Belki yalnız değiliz.”
“Beni bul.”
Akşam saatlerinde YouTube’daki videoya tekrar baktı.
Bir görüntülenme.
Kalbi hızlandı.
Görselde kimse yoktu. Yorum da yoktu.
Ama biri izlediyse… demek ki yalnız değildi.
Telefonunu elinden düşürdü.
Titreyen elleriyle tekrar açtı.
TikTok’a geçti.
Bir yorum.
Yabancı dildeydi.
Otomatik çeviriye bastı.
“You are not alone.”
Sen yalnız değilsin.
Sinan telefonu yere bıraktı.
Bir süre öylece baktı. Ağzından tek kelime döküldü:
“Kim var orada?..”