İçeriğe geç

Son Hedef

Bölüm 18 · 2 dk okuma

Son Hedef

Bölüm 18

Bölüm 18

Emniyet müdürlüğünün otoparkında Başkomiser Baran Tekin’in sivil aracının motoru, öfkesiyle senkronize bir gürültüyle çalıştı. Bilgisayar ekranındaki "Eşleşme Bulunamadı" yazısı, sanki Alya’nın o alaycı gülümsemesiyle birlikte zihnine kazınmıştı. El frenini sertçe indirip gazı köklerken, aklında Karadağ malikânesinin kapısını kırmak ve o kızı kendi elleriyle kelepçelemek vardı; resmi delil olmasa da, bu takıntılı oyunun kurallarını gündüz gözüyle yüz yüze koymaya kararlıydı. Lastiklerin ıslak asfaltta çıkardığı çığlık, emniyet binasının duvarlarında yankılandı.

Aynı saatlerde, Karadağ malikânesinin kapalı garajında hareketli bir sessizlik hâkimdi. Alya, yeni boyadığı kömür karası saçlarını geriye doğru savurup, sırt çantasını siyah motosikletinin selesine sabitledi. Ağzındaki vişneli lolipopu yanağına kaydırıp, garajın çıkışında bekleyen, Karadağ ailesinin en sadık adamlarından biri olan Selim’e döndü. Selim, malikânenin tüm koruma müdürlüğünü yürütüyordu.

"Komiser buraya gelmek üzere," dedi Alya, sesi gecenin ayazı kadar soğuk ve neşeliydi. "Meltem, onun araç GPS'ini ve malikâneye yaklaşan kameraları döngüye aldı, bir saat boyunca burayı izleyip duracak. Selim, adamları tembihledin mi?"

Selim başını eğdi. "Tembihledim Alya Hanım. Tüm dış güvenlik ekipleri, babanızın dönemindeki gibi en katı disiplinle kapıda duracak. Komiser binaya yaklaşmaya kalkışırsa resmi arama iznini göstermeden tek bir adım atamayacağını kibarca, ama silahlı bir dille hatırlatacaklar. Sizin hâlâ içeride, yas tuttuğunuzu düşünecek."

Alya lolipopunu yeniden ağzına atıp sırıttı. "Mükemmel. O kuralcı polis, kuralına göre hareket etmenin bedelini kapıda bekleyerek ödesin." Meltem’in telsizden gelen onay sesini duyduğu an motosikletin gazını usulca verdi; elektrikli motorun homurtusu garaj kapısının açılmasıyla dışarı taştı ve Alya, rüzgârın içinde malikâneyi arkasında bırakarak süzüldü.

Meltem, çalıntı bir taksinin arka koltuğunda, kucağındaki dizüstü bilgisayarla Alya’yı bambaşka bir rotaya, şehrin tarihi semtlerinden birindeki terk edilmiş bir dokuma fabrikasının çatı katına yönlendirdi. Burası, ne mafya konseyinin ne de emniyetin kayıtlarında yer almayan, Alya’nın kendi adaletini dağıtmak için kurguladığı yeni "İnfaz İni"ydi.

Alya yeni mekanın paslı çelik kapısını açtığında içeride sadece tavan penceresinden sızan sokak lambası ışığı vardı. Tozlu zemin ve eski makinelerin gölgeleri, onun siyah karbon oklarını ve kompozit yayını bekliyordu. Lolipopun çubuğunu parmaklarıyla çevirip, duvara sapladığı ilk okun gövdesine kırmızı sprey boyayla simetrik bir hedef tahtası çizdi.

"Kaç bakalım Komiser," diye fısıldadı Alya, yeni mekanın sessizliğinde, "Bakalım senin kuralların, benim görünmez hedef tahtalarımı bulmaya yetecek mi?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.