Kaçmak için fırsat kollamaya başladım ama saldırı altında değildim karşımdaki kişi bana bir hikâye anlatmaya başladı sakin ve kibar sesi bu ortama hiç uymuyordu
- Herhalde bir rüyada olduğumuzu anlamışsındır aslında amacımız aynı ikimizde bu rüyadan çıkmaya çalışıyoruz.
Sakinliğimi koruyarak nazik bir şekilde cevap verdim.
- o halde neden bize saldırıyorsun?
-Ben bu rüyaya sizi öldürmek için gönderildim çünkü gerçek dünyada size karşı şansımız yok hâlâ anlamadın mı rüyada olmana rağmen ve onlarca ilaç almana rağmen duyma yeteneğinden bir şey kayb etmedin farkında bile değilsin ama kanaman durdu bile.
- Bu ne anlama geliyor acaba?
Anlattıkları bana hiç mantıklı değildi beni oyalamak için konuşuyor olabilir miydi boş bir anımı yakalayıp işimi bitire bilirdi sözlerine devam etti.
- yetişkinler öldü çocuklar ölmek zorunda değil eğer burada lobotomi yapılmasına izin verirsen işlem bittikten sonra uyandırılsın.
Lobotominin ne olduğunu gayet iyi biliyordum hakkında kitaplar okumuştum bir anda durdum bu kadar çok kitabı ne zaman ve nerede okumuştum yavaşça bilincimi kazandığımı his ettim küçük bir kaç anıyı hatırlıyordum
- Cevabın nedir Helen kabul ediyor musun? Cevap vermeden önce unutma insanlar için tehlikelisiniz sen anneni ve babanı öldürdün hatırla.
Böyle bir şey söylediğine şaşırmıştım ben doğduğumdan beri yetimhanedeydim.
- ben senin ve dünyanın iyiliğini istiyorum lütfen iyi düşün.
Bu doğru ola bilir miydi bu adam masum insanların kafasını bedeninden ayırmıştı asla güvenirler bir insan değildi. Kafamı yere eğdim kazanamayacağım bir dövüşe girmek salaklık olurdu dizlerimin üstüne çöktüm
- Teklifini kabul ediyorum.
Gülerek bana yaklaştı elini kafamın üstüne koyarak
- Kendin ve tüm çocuklar için en doğru kararı verdin.
-Tüm çocuklar için mi?
Ben herkez adına bir karar almış olamazdım bu imkânsızdı herkezin iradesi kendisine aittir.
- Yetişkinlerin idareleri rüyada müdürün Zihni ile eşleşti çocukların ise seninle bu beni şaşırmıştı oysa Barış'ın daha uygun olduğunu düşünüyordum.
En hazırlıksın olduğu anı arıyordum sanki bir yerden haber alıyormuş gibi aniden kafasını yanan çevirdi tam o sırada tüm gücümle demir sopayı karnına sapladım bir anda durakladım çubuk adamın içinden geçmişti bunu nasıl yaptığımı anlamamıştım tam o sırada kafama doğru inen bıçakla donup kaldım elimi kaldırdım ve kendimi geri çektim bıçak baş parmağımı kesti ve kopardılar acı ile geri çekildim kapıyı görünce oraya yöneldim kendimi dışarıya attığım anda kapıyı kapatıp önündeki eşyaları devirdim bağırdığını duyuyordum o darbeden sonra ölmesi gerekiyordu son sözü kulaklarımda yankılanmaya başladı.
-Ben zaten ölüyüm beni öldürenesin...