Derin bir nefes aldım eğer rüyadaysak acı çekmemem gerekirdi ama bu çok canımı yakıyordu çığlık sesleri artmıştı bodrumun arkadaşlarından adım sesleri duymaya başladım gelen kişi elindeki metal şeyi yere sürerek ilerliyordu adımları çok sakin ve yavaştı ayağımı çıkarmaya çalıştım ama faydası yoktu ayak sesleri artık iyice yakından geliyordu derin bir nefes alıp gözlerimi kapattım eğer bu bir rüyaysa ayağımın çıktığını hayal etmem yeterli olacaktı.
Ama bu bir işe yaramıyordu sesler sanki hemen önündeydi gözlerimi açınca uzun bir gölge gördüm elinde uzun bir sopaya benzer bir şey vardı tam o anda biraz ileride duran demir sopa dikkatimi çekti ona ulaşırsam kurtulabilirdim sopayı sessiz bir şekilde aldım ayağımı kurtardıktan sonra muhtemelen kaçmak için hiç vaktim olmayacaktı ve kayb edecek vaktimde yoktu sopayı tahta zemin ile ayağımın arasına sapladım ve ayağımı çıkartmayı başardım ama bu çok ses çıkarmıştı hızlı adımları duyunca kapıya yöneldim kapı aniden kayboldu şaşkına dönmüştüm bu nasıl olabilirdi rüya sahibi hemen karşımda olabilir miydi hemen saklandım dolabın dışından gördüğüm o adamdı bu elinde keskin bir bıçak ve bir demir sopa vardı gülerek bağırdı.
-Kalp atışını aldığın nefesi hatta düşüncelerini bile duyabilirim saklanmak sana fayda vermez ufaklık demir sopayı saklandığım yere doğru fırlattı refleks olarak eğildim demir sopa duvara saplanmıştı az kalsın kafamıda duvara monte edecekti iyice korkmuştum ama saklanmamın bir faydası yoktu karşısına çıktım aslında zayıf biri gibi görünüyordu gülerek
- cesur bir çocuksun ama bu aptal olduğun gerçeğini değiştirmiyor ne yazık ki.
Korkudan titriyordum sanki dizlerim beni taşımıyordu her an dizlerimin üstüne çökecekmiş gibiydim sakin kalmaya çalışıyordum ama galiba hiç şansım yok
