SON DERS
Gün 2: İlk Önce Aptallar Ölür
''O KİMİN UZUVLARI? SENİ GERİ ZEKALI BENİ ALT EDEBİLECEĞİNİ Mİ SANDIN?''
Ö
Kederin çağırıştırdığı iğrenç , acı çeken bir ses duydum. Beni çağırıyordu bu iğrenç ses. Bu çığlığı tekrar duydum. Bu bir kızın çığlıyıdı, Pınar'ın çığlığıydı. Hemen bölgemden ayrıldım ve gördüğüm manzara karşısında korkudan ağzımı açamıyor , hareket edemez hale geldim. Hamit , elindeki bıçakla Pınar'a saldırmış, onu öldürüyordu. Beni fark etmedi, etse bile umursamazdı. Yüzünde hipnotize olmuş bir surat vardı. Bu korku karşısında dona kalmıştım ta ki Hamit, Pınar'ın uzuvlarını poşete koyana kadar. Evet, Pınar ölmüştü, ama en kötü ölüm şekliyle.( şimdilik en kötü ölüm şekli)Bir çığlık patlattım.Hamit beni fark etti.Elindeki bıçağı bana doğru tuttu. O sırada herkes bölgesinden çıkmış dehşetle bizi izliyordu. Hamit bana doğru koştu, beni öldürmek istiyordu, ama ben ölen değil öldüren olacaktım. Beni yere itti , dengemi kaybedip yere düştüm.Üzerime çıkıp bıçağı alnımın tam ortasına saplamak için hamle yaparken iki elimle onu tuttum, çok güçsüzdü, kafamı sola çevirdim ve bıçağı kafamı ilk düşerken ki yere sapladım. Daha sonra Hamit'in kafasını tutup iki elimle diz kapağıma sert bir şekilde çarptırdım. O kadar hızlı ve sert çarptırdım ki kemik kırılma sesi geldi. Daha sonra bıçağı aldı ve bana saplamak için hamle yaptı. Ama kanayan ağzı ve kırılan çenesinin acısı dikkatini dağıtıyordu. Tam bana hamle yapacakken arkasına gittim ve bıçağı kulağından geçirdim. Etrafım kan olmuştu akan kan nedense beni tatmin etmemişti, kendimi hipnotize olmuş gibi hissediyordum, Hamit ilk 15 saniye şok geçirdi, o sırada gözünden iki kulağından ağzından kan geliyordu,acı çekiyordu. Bu durum karşısında herkes bana bakıyor sonra Hamit'e bakıyor. Hamit daha fazla kan kaybetmeye başlamıştı. Kulağında büyük bir yarık açılmıştı. O yarıktan içerisini görebilmek mümkündü. Bir anda etraf tamamen zifiri karanlığa dönmüştü. Etrafta birkaç cismin hareket edebilgiğini hissedebiliyordum. Daha sonra biri beni kucakladı ve götürdü.Nereye gittiğimden en ufak fikrim yoktu. Daha sonra bana bir gaz sıktılar ve kalanı yok. Evet, bana uyku ilacı sıkılmıştı ve bu sırada okuldaki gibi bir baş dönmesi yaşamıştım. Bu olay gece sularında yaşanmıştı ve şimdi sabah olmuştu. Herkes uyanmış kahvaltı yapıyordu. En son ben uyanmıştım ama kalkmak istemiyordum çünkü bana katil muhabelesi yapılmasından korkuyordum. Cesaretimi toplayıp çıktım ve hiç te düşündüğüm gibi olmadı, herkes Hamit'in ölümüne mutluydu tabi çokta değil. Anlattıklarına göre Hamit, arkadaşlarımı çok rahatsız edermiş, onları tehdit eder, eşyalarını çalar , kavga eder, sırlarını tüm okula yayarmış.Bu yüzden kimse onu sevmiyormuş.Onlara Pınar'ı sorduğumda herkes bana garipseyerek baktı.Mehmet bana''Alpaslan bu gece olan olaydan sonra galiba beynini çok yormuşsun, burada Pınar diye birisi yok.'' Dediğinde olayın farkına vardım.Dün beni kucaklayan insanlar arkadaşlarımın hafızasından Pınar'ı silmiş ya da sildirtmişti.Bir şey demedim ve hemen yemeğimi yedim. Bu yemeğin nereden gelidğini sormadım sadece yemeğimi yedim.Sonra herkes buradan çıkmak için yol aradı. Ben kütüphaneyi gezdim ve yerde fırça, ip ,tüy, ve tarak buldum. Bu iplerin sayısı çok fazlaydı ve daha önce kullanılmıştı ama diğerlerinin ne olduğunu ve neyde kullanıldığına bir fikir yürüttüm ama nafile.Kendime ''boşver sen pis bir kişilik değisin'' dedim.Bu fikri hiç sormayın. Turgay'ın sesini duydum.'' Hey gelinde şu duvar kağıtlarını sökelim belki bir şey bulabiliriz'' dedi.Bir anda herkes duvar kağıtlarını yırtmaya başladı.Ama bir sorunumuz vardı.Bu duvar kağıtları acayip kalın ve uzundu.2 saatlik çalışmanın ardından duvarda ''?-End'' yazdığını gördük.Sadece 'E' harfi kırmızı renkliydi. Herkes bunu garipsedi ama sonra nedenini anladık. Biz E şubesiydik ve bu kütüphane bizim sonumuzdu. Daha sonra hatırlamadığım bir şeyler hatırladım. Kıyafetimi kanlar içinde yüzüme kan bulaştığını hatırladım. Ama sabah uyandığımda hiç bir şey yoktu.Muhtemelen biri bizi yönetiyor, ölmemizi veya öldürmemizi istiyordu. Daha sonra birisi ''Bu gece olan olaydan sonra bıçağı kaybettik!Birisi almış olabilir mi?'' dedi, bunu söyleyen Berfin'di. Herkes dehşete kapılmıştı.Sonra Nisa beni elimden tutup bölgeye götürdü ve bana ''Dün seni birinin kucaklayıp götürdüğünü gördüm'' dedi.Şok olmuştum, bende hemen ''nasıl?'' dedim. Nisa anlatmaya başladı ve o sırada Özge geldi.''Hamit'i vurduktan sonra siyah cisimlerin geldiğini gördüm üzeri kana bulaşan kişileri götürdüler, bende bilerekten üzerime kan sıçrattım ve aniden beni götürdüler.Senin arkandan hemen biz de geliyorduk.Bizi sırasıyla uyku ilacıya uyuttular ama ben hariç.Benim burnumun içinde burun tıpası vardı ve o yüzden beni uyutamadılar.Bu gece Pınar'ın öldüğünü biliyordum.Onu bir poşete koyup başka bir yere götürdüler ama nereye götürdüklerini göremedim.Beni bir hasta yatağına yatırttılar ve ardından tüm sınıfı getirdiler.Muhtemelen Pınar'ı unutturmak için getirdiler ama bana bir şey yapmadılar çünkü ben en son uyanandım ve Pınar'ın ölümünü güya görmedim. Kıyafetlerimizi çıkardılar ve yeni kıyafetlerimizi giydirdiler ve bizi bölgemize geri koydular.''Özge ve ben şok içinde Nisa'ya bakıyorduk ve Nisa bize bir kulak tıpası uzattı. Hemen tıpaları kullandık. O sırada dışarıdan kavga sesleri geliyordu. Berfin ile Mirza kavga ediyordu.Mirza'yı hiç sevmiyordum zaten ismide garipti, ortaokulda benim kalemlerimi çalmıştı.Sonra kavga sertleşmeye başladı Mirza tekme tokat Berfin'e saldırmaya başladı. Berfin de karşılık verince olaylar dahada kızıştı.Berfin, Mirza'ya bir tekme yapıştırdı ve Mirza'nın saçı açıldı. Evet Mirza kız ve tesettürlü.Daha sonra Mirza , Berfin'in dalgalı, siyah saçlarından tutup çekiştirdi, Berfin tekrar bir yumruk attı ve Mirza ''BURADAN ÇIKTIĞIM ZAMAN SENİ BABAMA SÖYLİCEM O GEREKENİ YAPAR APTAL!'' dedi. Mirza babasına hastaydı resmen ona tapıyordu, okulda her olan olayda babamı çağıracam diyordu.Bu günü bu şekilde bitirmek istedim ama olan oldu. Kaybolan bıçak Mirza'dan çıktı ve Berfin'e saldırmaya kalkıştı. Berfin'i kolundan kesti. Mehmet , Can ve Eda araya girdi.Mirza'nın gözbebeği küçülmüş ''hipnotize'' olmuş gibi bakıyordu. İğrenç cırtlak sesiyle Mehmet'e bağırıyordu. Mehmet'te ona bir yumruk yapıştırınca Mirza daha da sinirlendi. Mehmete saldırdı ve Mehmeti bacağından kesti. Can ve Eda canını korumak için kaçmış Mirza , Mehmet'e doğru yürüyordu ve Mirza ''Ortaokulda yaptığın gibi şimdi de dalga geçebilecek misin?'' dedi ve Berfin aniden onu itti ve Mirza'nın elindeki bıçak düz bir biçimde yere düştü.Aynı şekilde Mirza'da yere düşüyordu ve olan oldu.Düz bir biçimde duran bıçak Mirza'ya saplanmış ve Mirza ölmüştü.Ölmeden önceki çığlıkları çok kötüydü.Çok acı çektiği anlaşılıyordu. Ama ben buna karma derim. Çünkü Hamit'in ölümüne en çok sevinen Mirza'ydı.Ortaokuldan beri bu ikili çok kavga ederdi, genelde Mirza kazanır ve Hamit'i zorbalardı. Olaya geri dönelim. Bir anda ışıklar açılıp kapanmaya başladı ve ben Nisa'yla göz göze geldim.Burnunu işaret ediyordu.''Burun tıpanı taktın mı?'' dedi Özge fısıldarcasına. Bende''evet'' dedim.Saat çoktan 12'yi geçmiş 3. gün olmuştu.Aniden biri beni kucakladı ve hızlı bir şekilde koşmaya başladı.Bu hız normalin üzeriydi ve çok korkmaya başlamıştım...