SON DERS
Gün 1: Uyanış
z
''İMDAT YARDIM EDİN BURADA KALDIK! BU BİR CESET Mİ?O KİMİN KOLU? BENİ SATTIN MI?HER YERDE NEDEN KAN VAR? İMDAT!BURASI ÇOK KARANLIK!''kederin sesi beni çağırıyor..
Tekrar bir eylül ayıydı ve yeni bir okul, yeni arkadaşlıklar günüydü.(Bu arada ben Alpaslan)İçimdeki heyecan beni bitiriyordu.Nedense içimde sürekli bir his vardı. Bu his bana bir şeylerin kötüye gideceğini ve düzeltme şansım olamayacağını söylüyordu. Yaz tatilinde sürekli kabuslar görüyor kendimi aynada kana bulanmış şekilde görüyordum. Bu olanları unutarak yeni bir sayfa açmak istiyordum. Okulun ilk günü geldiğinde her şeyim hazırdı. Son son ailemle vedalaşıp yola koyuldum. En sevdiğim hırkamı ve en sevdiğim ayakkabımı giymiştim.Okulum şehirin en iyi okuluydu.Okula ilk adım attığımda garip hissettim ama aldırış etmedim, sınıfıma doğru yürüdüm ve içeri girdim.Sınıfım E şubesiydi herkes birbiriyle konuşuyor eğleniyordu. Bir anda zil çaldı ve herkes yerine geçti, ben cam kenarında 2. sıraya geçtim. Sonra yanıma bir kız geldi, tam onunla konuşacakken bir anda her şey bulanıklanmaya başladı , başım dönüyordu.Sanki midem ağızımdan çıkacak, gözlerim kan akacak gibi hissettim.Bir anda her şey karardı.Gözlerimi açtığımda bambaşka bir yerdeydik. Tüm sınıf içerideydi, burası bir kütüphaneydi, etrafta tüm bölgeyi sarmış mavi beyaz koltuklar, 4 tane uzun kitaplık ve renklere göre ayrıştırılmış kitaplar, ortada devasa bir masa , masanın üzerinde bir bıçak vardı. Herkes bir anda ürpermiş , korkmuş ve şaşırmıştı. Sadece o kız hiç hareket etmeden duruyordu.(İsmini sınıftaki kimse hatırlamıyordu) Sonra bunun bir şaka olduğunu düşünmeye başladım. Ama bir yandan karnım gurulduyor, boğazım susuzluktan acıyor. Neyseki çantam yanımdaydı ve hemen suyumu alıp içtim. Rahatlamıştım.Sonra diğer sınıf arkadaşlarımla konuşmaya gittim. 3 tane kız vardı, biraz konuştuk ve bıçağın neden burada olduğunu birbirimize sorduk.Ama kimse bilmiyordu, bilmekte istemiyordu. Daha sonra bu kızlarla kaynaştık, adları Ceysu, Lara ve Eda'ydı. Diğer kişilerle de kaynaşmak için onların yanından ayrıldım. Sonra yalnız başına oturan bir kızın yanına gittim. Adı Özge'ydi. Onunla konuştum ve kaynaştık.Sonra bana ''neden burda olduğumuzu biliyorum'' dedi ve anlatmaya başladı. ''Tamamen neden burada olduğumuzu bilmiyorum ama buradaki bıçağın nedenini biliyorum. Okula ilk geldiğimde müdüre bir şey sormam gerekti, onun kapısının önünde beklerken bir şeyler duydum. Müdür yardımcısı ile bir şeyler konuşuyordu. Konuşma sırasında müdür bir bıçak gösterdi ve bu bıçağı oraya koy gibi bir emir verdi. Muhtemelen buradan sadece 1 kişi ayrılabilecek.'' O anda kalbim durmuştu , nefes alamıyordum. Ölecek miydim, Öldürecek miydim yada öldürülecek miydim? Aklımda bir çok soru vardı aniden etraf karanlığa gömüldü herkes çığlık çığlıya koşuşturmaya , saklanmaya başladı. Bende hemen güvenli bir bölge seçip saklandım. Saklandığım bölgede yanımda Özge, Nisa ve Berfin adında kızlar vardı. Onlarla biraz kaynaştım. Beraber saklandığımız bölgede kimse bizi bulamazdı çünkü saklandığımız yer koltuğun gizli bölmesiydi. Bütün koltuklar birbirlerine yapışık durumdaydı ve bir tanesinde gizli bir kapı vardı. İşte buraya saklandık. Biraz kestirdiğim sırada ışıklar aniden açıldı ve açılma sesi herkesi uyandırdı. Kimse yerinden çıkmadı,çıkamadı çünkü herkes korkuyordu, ölmek istemiyordu. Sonra bir aralıktan gözüm masaya çarptı ve dehşete kapıldım. Bıçak yoktu. Biri bıçağı almıştı.Hiç kimse güvende değildi. Herkes ölebilirdi. Bunu diğerlerine de anlattım.Onlarda dehşete kapıldı yüzleri bembeyaz oldu. Aniden ışıklar tekrar kapandı ve herkes bir anda gelen kapanma sesiyle yerinden sıçradı. Kimse uyumak istemiyordu ama herkes çok yorgundu. Ben bir an bile uyumamaya çalıştım, ama bende çok yorgundum. Sanki 3 yıl yaşlanmış gibi hissediyordum. Biraz etrafta dolaşmak istedim çünkü yerimde kıpırdamadan biraz daha durarsam hemen uyuyacaktım. Koltuktan koltuğa geçerken Faruk ve Can diye 2 çocukla tanıştım, ikiside hiç şüpheli bir katil gibi değil masum , eğlenceli , komik insanlara benziyordu.Biraz takıldık ve diğer kişilere geçtim. Herkes çok eğlenceli, komik , masum kişilere benziyordu.Ama insan zor durumda her şeyi yapabilirdi.Artık kimin yaşayıp, öleceğini anlayabiliyordum.Saat 11'di yeni güne tam 1 saat vardı.Bu vakitte Nisa ile sohbet ettik.Özge tam kafadengi biriydi. Genelde ölümlü olan şeyleri çok severdi ve çok soğukkanlı davranırdı. Tam bir keder manyağı.Resime yeteneği çok fazlaydı yani alışılmadık şekilde çok fazlaydı.Pınar ve Hamit kavga ediyorken biz de onları izliyorduk, zaten gereken müdaheleyi diğerleri sağlıyor diye düşündük, kavgaları çok geçmeden bitti ama her iki kişi de çok sinirliydi. Pınar'ın arkasını kollayan bir sürü kişi vardı.Ama Hamit'in yoktu. Çünkü Hamit kendi etti ve kendi buldu, şu anda hiçbir arkadaşı yok çünkü geçmişte arkadaşlarının sırlarını tüm okula yaydı.Annesi de ayrı bir deli.Sürekli veli grubu açar ''paşasına'' yapılan zorbalıktan bahseder ve güya ''zorba'' kişilerin velisini rencide etmek için tüm sınıf grubuna yayardı. İnandırıcı olması için de iftiralar atardı, mesela dediğine göre bu zorba 2 kişi yani Mehmet ve Can sigara içiyorlarmış ve kimse fark etmesin diye de ''kızlar tuvaletinde'' sigara içiyorlarmış. Sonra zorba olunca biz suçlu oluyoruz. Olaya geri dönelim.Ben acayip yorulmuştum saat 11.59'du ve bölgeye gittim, koltuğun minik bir aralığı vardı oradan etrafı seyrettim. Aniden ışıklar kapandı ve nasılsa uykuya daldım.Ta ki o iğrenç kederin sesi beni çağırana kadar...