İçeriğe geç

Son Ders:Aşk bxb

Bölüm 13 · 2 dk okuma

Son Ders:Aşk bxb

Bölüm 13

13

Sabah alarmın sesiyle uyanmak her zamankinden daha zor geldi. Dün gece geç saatlere kadar çalıştığım tarih defteri zihnimde uğultu yaratırken, aceleyle hazırlanıp evden çıktım. Okul bahçesinden içeri girdiğimde, kapıda beni bekleyen İlker'i gördüm. Üzerinde okul forması, yüzünde ise o uykulu ama rahat tebessümü vardı.

​"Günaydın Bay Çalışkan," dedi, yanına yaklaştığımda hafifçe omuz atarak. "Umarım dün gece Osmanlı'yı ezberleyeyim derken kafayı yememişsindir."

​"Yok, padişahlarla kanka olduk sayılır," diye takıldım ona, birlikte içeri girerken. "Asıl sen hazır mısın o zorlu sınava?"

​"Benim durumum karışık," dedi gülerek. "Tarih bana pek pas vermiyor biliyorsun."

​Zil çaldığında sınıflara dağıldık. Tarih sınavı kâğıtları önümüze konduğunda içeride adeta bir ölüm sessizliği oldu. Sorular umduğumdan daha iyi çıktı; dün geceki çalışmalarım işe yaramıştı, soruların üzerinden akıp geçtim. Arada sırada başımı kaldırıp arkaya baktığımda, İlker'in kalemi kemirdiğini ve kara kara kâğıda baktığını gördüm. Ona destek olurcesine hafifçe kaş göz hareketi yapıp önüme döndüm.

​Sınav bittikten sonraki iki ders adeta işkence gibi geçti. Sonunda beklenen tarih dersi geldiğinde, kapıdan giren İsmail Hoca elindeki kâğıt yığınıyla kürsüye geçti. Yüzündeki o her zamanki sert ve ciddî ifadeyle sınıfı taradı.

​"Sınav sonuçlarını okuyorum," dedi İsmail Hoca, kalın sesiyle. "Genel olarak fena değilsiniz ama beklediğimin altında kalanlar da var."

​Kalbim hızla atmaya başladı. Hoca kâğıtları tek tek dağıtırken ve isimleri okurken heyecanım doruktaydı.

​"Uğur, 65... Yakup, 58... Ulaş, 92... Doğukan, 90... Mehmet Hamza, 85..."

Hoca isimleri sıralamaya devam ederken, sonunda sıra bize geldi.

​"İlker... 72."

​Arka taraftan İlker'in rahat bir nefes alıp arkasına yaslandığını duydum. Fena not değildi onun için. Hoca kâğıdı uzatırken İlker bana doğru dönüp göz kırptı.

​Ve ardından hoca o ismi söyledi: "Özgür... 98."

​Sınıftan birkaç kişinin şaşkın mırıltıları yükselirken, Uğur hemen yan sıradan dirseğiyle böğrüme vurdu, "Oo Özgür hocaya ne yaptın lan!" diye fısıldadı gülerek.

İsmail Hoca kâğıdımı uzatırken memnuniyetle başını salladı, "Aferin Özgür, sınıfın en yüksek notlarından biri. Demek ki çalışınca oluyormuş."

​Kâğıttaki büyük kırmızı 98'i görüncten sonra başımı hafifçe arkaya çevirdim. İlker, elindeki 72 yazan kâğıda bakarak bana gülümserken, dudaklarını sessizce oynatarak "Örnek Öğrenci" dedi. Ona gözlerimi devirdim ama içten içe yüzümdeki sırıtışa engel olamadım. Sevgili olmamıştık belki ama bu küçük başarı anı, günün geri kalanını harika geçirmek için fazlasıyla yeterliydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.